11. Hukuk Dairesi 2012/5728 E. , 2013/22003 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.02.2012 tarih ve 2011/288-2012/24 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.12.2013 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ...ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve sür…
**11. Hukuk Dairesi 2012/5728 E. , 2013/22003 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ...29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.02.2012 tarih ve 2011/288-2012/24 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.12.2013 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ...ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl dava dilekçesinde davalılardan ...'in 02.12.1996 tarihinde "Yurtiçi dizpozisyon sorumlusu", ...'ın 01.02.1996 tarihinde "İhracat yurtdışı operasyon sorumlusu", ...'nin ise 01.11.1994 tarihinde "Yurtdışı operasyon sorumlusu" olarak müvekkili şirkette çalışmaya başlayıp 25.03.2003 tarihinde haksız ve gerekçesiz olarak istifa etmek suretiyle işten aynı tarihte birlikte ayrıldıkları ve müvekkili şirket ile aynı meslek ve faaliyet alanında olan "Boofor Lojistik ve Taşımacılık Ltd. Şti.'ni kurduklarını, davalıların bu şirketi kurduktan sonra müvekkili şirketin müşterilerine teklifler gönderip, bu girişimleri neticesinde müvekkili şirket müşterileri ile kendi kurdukları şirket üzerinden çalışmaya başladıklarını, davalıların müvekkili şirketten ayrılmadan evvel büyük olasılıkla aralarında anlaşarak ticari teamül ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak davalı şirketi kurmayı planlayıp, 1 ay içinde kurdukları ve müvekkili şirket ile haksız rekabete başladıklarını, davalıların bu eylemlerinin TTK'nın 57/8. maddesine aykırılık teşkil etmekle birlikte, iyi niyet kurallarına aykırı bir şekilde elde ettikleri ve öğrendikleri ticari sırları haksız yere faydalanmak ve onları başkalarına yaymak için kurmuş oldukları davalı şirketin de açıkça haksız rekabet yaptığını ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve men'i ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (150.000.000.000) TL maddi ve (20.000.000.000) TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, birleşen ...11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/568 esas sayılı davasında asıl davadaki iddialarla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (5.000) YTL maddi ve (10.000) YTL manevi tazminatın 17.03.2003 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, haksız rekabetin men'i için gerekli tüm tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19.06.2006 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini birleşen davada (177.401,00) YTL'na çıkartılmıştır. Davalılar vekili asıl ve birleşen davada, davanın fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi'nde görülmesinin gerektiğini, davalı gerçek kişilerin tacir olmaması nedeniyle haksız rekabet davasında husumetin kendilerine tevcih edilemeyeceğini, husumetin davalı şirkete yöneltilmesinin gerektiğini, müvekkillerinin ayrılmış oldukları davacı şirketle aralarında haksız rekabet ve aynı alanda faaliyet göstermeme konusunda imzalamış oldukları bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, davacının ticari sır niteliğinde bilgi ve belgesinin olmadığını, birleşen davanın derdestlik itirazının da kabulüyle reddini istemiştir. ...7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, ...29. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce, kâr marjı ve fiyat politikaları gibi bilgilerin edinilmesi ve bunlardan yararlanmalarda kural olarak hukuka aykırılık bulunmadığı, davalıların aynı sektörde davacı müşterilerinden farklı kişi ve kurumlarla ilişkiye girmiş olmaları halinde bu bilgilerden de söz konusu kişi ve kuruluşlarca olan ilişkilerinde faydalanmış olmaları halinde haksız rekabet oluşmayacağı,davalıların edindikleri bilgileri bizzat davacının portföyü ile kurulan ilişki sırasında kullanmaları ve bu suretle davacının müşterilerinin bazılarını kendi portföyüne katmaları ve bu şekilde davacının zararına hareket edilip edilmediğinin haksız rekabetin tespitinde göz önüne alınması gerektiği, davacının haksız rekabet oluşturan davalı eylemlerini kanıtlayamadığı, davalıların davacı şirkette çalıştıkları sırada edindiği bilgi ve tecrübeleri daha sonra başka firmalarda kullanmalarının onların kendilerini geliştirme, yenileme hakkı ve çalışma özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 27,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.