T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1532 Esas KARAR NO: 2026/394 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 12/07/2024 NUMARASI: 2023/176 Esas, 2024/117 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gere…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1532 Esas KARAR NO: 2026/394 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 12/07/2024 NUMARASI: 2023/176 Esas, 2024/117 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 11/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yeni çizimler yaparak makine ve makine parçaları üretimi yaptığını, çizimlerin kod numaraları bulunduğunu, gerçek kişi davalıların eski çalışan olduklarını, anılan davalıların müvekkiline ait bilgisayardan çizimleri ve kodları kopyalayarak izinsiz aldıklarını, yapılan araştırmada ... isimli firmaya sipariş verildiğinin ve bu siparişin müvekkilinin rakip firması olan davalı .... Şti. adına verildiğinin anlaşıldığını, davalı .......'un müvekkiline ait çizim ve kodlarla üretilen makine parçalarının montajını yaptığının tespit edildiğini; fikri mülkiyet hukuku bağlamında korumadan yararlanmak için tescil gerekli ise de haksız rekabet bakımından böyle bir zorunluluğun olmadığını, Türkiye'de tescili yapılmamış buluşlar ile tasarımların üçüncü kişilerce kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalıların eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, 1.000-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar ..... ve ..... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin çizimleri çaldığının doğru olmadığını, davacının kötü niyetli olarak dava şikayette bulunduğunu, dava dilekçesinde yer alan çizimin özel bir çizim olmadığını, davacı şirket tarafından dava konusu makinenin ve çizimin kendilerine ait olduğuna ilişkin bir belge ve delil sunmadığını, müvekkillerinin kurulum ve montaj işlerinde çalıştığını ve şifleri olan mühendislerin kullandığı bilgisayara erişimlerinin olmadığını, Savcılık dosyasında da kovuşturmaya yer olmadığına şeklinde karar verildiğini, taraflar arasında rekabet yasağı sözleşmesinin olmadığını, davacının müvekkilinin piyasada bulunan itibarını ve saygınlığının yok edilmeye çalışıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalılar ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin davaya konu edilen ürünlere yönelik tekelci bir hak sahibi olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin olmadığını, müvekkili şirketin bahse konu ürünleri ürettiğine dair somut bir delil bulunmadığını, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/37564 Sor. 2022/14238 K. çerçevesinde davaya konu edilen vakıada haksız rekabete konu edilen bir eylem veya eylem unsurunun tespit edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının tescilsiz tasarım hakkına dayanarak ve dava dilekçesinde "ekde yer alan çizimler" olduğu hususunu belirtilmiş ise de, ekte herhangi bir çizim bulunmadığı, yargılama safahatında da tescilsiz tasarımın herhangi bir görselini ya da çizimini sunmadığı, yerinde keşif talep ettiği, ancak keşfen gidilecek mahallinde yer alan tüm ürün görselleri üzerinden tescilsiz tasarım incelemesinin yapılmasının mümkün olmadığı gibi davacının bu bakımdan davasını somutlaştırmak yükümlülüğünde bulunduğu, münhasıran tanık beyanlarının tescilsiz tasarıma tecavüzden kaynaklı haksız rekabet iddialarını ispata yeterli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki beyanlarını tekrar ederek; ilk derece mahkemesi tarafından verilen red kararının açık ve somut bir gerekçesi bulunmadığını, karara ilişkin yazılan gerekçenin yalnızca dosya içerisinde yer alan usul ve yasaya aykırı bilirkişi raporuna atıf niteliğinde olduğundan, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dilekçesine ek olarak sundukları belgelerin yanı sıra, olayı müvekkil firmaya ihbar eden ........isimli şahsın beyanının son derece önemli olduğunu, ismi geçen şahsın emniyetteki: ''.......isimli şahıs çalıştığım ... isimli firmaya, ........ firmasına ait makine ve parçalarının çizim ve kodlarını vererek siparişi verdi. Bu çizim ve kodların ......... isimli iş yerine ait olduğunu kendileriyle sürekli iş yaptığımızdan bilmekteyim...'' şeklindeki beyanından orijinal ürünlerin müvekkiline ait olduğu ve taklit ürünlerin iltibasa sebebiyet verdiği ve mutlak surette üretimden ve piyasadan men edilmesi gerektiğinin ortada olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, haksız rekabetin tespiti, maddi tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, HMK'nın 26.maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi uyarınca hâkim, tarafların talebiyle bağlı olup, tarafın neyi talep edip etmediği ve hâkimin ne hakkında karar verip veremeyeceğinin dava dilekçesine bakılarak tespit edileceği, dolayısıyla hâkimin karar verme sınırının dava dilekçesi ile belirlendiği, taleple bağlılık ilkesinin HMK'nın 24.maddede iyer alan “tasarruf ilkesi” ve 25. maddesinde yer alan “taraflarca getirilme ilkesi” ile de bağlantılı olduğu, taraflarca getirilme ilkesine uygun olarak HMK'nın "dava dilekçesinin içeriği" başlıklı 119/1/e bendinde, “Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin” gösterilmesi gerektiği düzenlendiği, HMK'nın 194. maddesi gereğince, tarafların dayandıkları vakıaları ispata elverişli olacak şekilde somutlaştırması gerektiği, vakıalar belirli ve hangi delillerle ispat edileceği belirtilmiş ise artık somutlaştırma yükümlülüğüne ihtiyaç bulunmadığı, somut olayda davacı vekilinin dava dilekçesinde, "müvekkili firmanın ekte sundukları çizimlerden anlaşılacağı üzere bir çok kendine ait yeni çizimler yaparak makine ve makine parçaları ürettiğini, müvekkili şirketin eski çalışanı olan davalıların, rakip firma .......Şti. müvekkiline ait bilgisayardan çizim ve kodlarını kopyalayarak izinsiz aldıklarını ve sipariş verdiklerini, üretilen makine parçalarının montajının yapıldığının" ileri sürdüğü, dava dilekçesi ekinde sadece arabuluculuk tutanağının sunulduğu, herhangi bir çizimin sunulmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde delil olarak; "...... kayıtları, , müvekkille ilgili sosyal medyadaki haber küpurleri, faturalar, tanık, keşif , bilirkişi incelemesi, yemin" deliline dayandığı, dolayısıyla davacının delilleri arasında da herhangi bir çizim veya iddiaya konu makine parçalarına ilişkin bir delilin yer almadığı, davacı tarafın kendi üretimi olduğunu iddia ettiği makine parçalarına ilişkin, ileri sürdüğü vakıayı ilişkin somutlaştırmadığı gibi, ileri sürülen vakıaya ilişkin de delil sunmadığı, ilk derece mahkemesince ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2026