18. Hukuk Dairesi 2013/20678 E. , 2014/3483 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/10/2013 NUMARASI : 2013/206-2013/376 Davacı dava dilekçesinde, velayeti altındaki Dderinsu..'nun "T.." olan soyadının "G..." olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün…
**18. Hukuk Dairesi 2013/20678 E. , 2014/3483 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 04/10/2013 NUMARASI : 2013/206-2013/376 Davacı dava dilekçesinde, velayeti altındaki Dderinsu..'nun "T.." olan soyadının "G..." olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı S.. T..'dan olma çocuk D..T..'ın soyisminin annenin soyismi olan "Gürgenç" olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacı ile davalı S.. T..'ın evliliklerinden soyadının değiştirilmesi istenen D. T..'ın 19.02.2007 tarihinde dünyaya geldiği, davacı Eylem ile davalı S.. T..'ın İstanbul 1. Aile Mahkemesi'nin 08.07.2008 gün 2008/373 esas, 2008/405 karar sayılı kararı ile boşandıkları, mahkemece davalı baba ile çocuk Derinsu Turan arasında şahsi ilişki tesisine karar verildiği, Derinsu'nun velayetinin davacı anne E.. G..'e bırakıldığı anlaşılmaktadır. 2525 sayılı Soyadı Kanununun 4. maddesinin ikinci fıkrasının “evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği soyadı alır” şeklindeki birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinden sonra bilhassa boşanmalar sebebiyle somut olayda olduğu gibi zaruri nedenlerle velayetin anneye bırakılması hallerinde velayet hakkına sahip annelerin çocuklarına kendi soyadlarını vermek amacıyla bu tür soyadı değişikliği davalarını açtıkları görülmektedir. 2525 sayılı Kanunun 4.maddesindeki düzenlemenin, Yasanın genel gerekçesinden de anlaşılacağı gibi ilk defa soyadı alınması ile ilgili olduğu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 321. maddesindeki hüküm karşısında, bu kuralın günümüzde sadece bazı istinai durumlarda uygulanabilmesinin söz konusu olduğu Anayasa Mahkemesince de kabul edilmektedir. Yüksek Mahkeme sözü edilen maddeyi Türk Medeni Kanununun 335 ve 366. maddeleriyle Anayasanın 10. ve 41. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptal etmiştir. Tüm bu maddeler, velayet hakkının kullanılmasında kadın ve erkeğin birbirlerine eşit oldukları ilkesini ön plana çıkarmaktadır. Eski 743 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun eşitliğe aykırı hükümleri, bu yasanın yürürlükten kaldırılmasıyla son bulmuştur.