T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1096 Esas KARAR NO : 2026/40 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2023 NUMARASI : 2021/229 E. - 2023/270 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 02/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın il…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1096 Esas KARAR NO : 2026/40 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2023 NUMARASI : 2021/229 E. - 2023/270 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 02/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin İTO nezdinde 69. hizmet sınıfında kimyevi madde alanında hizmet vermek amacıyla kurulduğunu, her türlü kişisel ve ev temizlik maddelerinin imali, imal ettirilmesi, toptan ve perakende alımı, satımı, ithali, ihracı ve pazarlaması işleri ile iştigal olduğunu, dünyanın birçok pazarında ürünlerini ve hizmetlerini tüketicilerin kullanımına sunduğunu, müvekkilinin aynı zamanda “...” markasını da yaklaşık ... yıldır aktif olarak kullandığını, davalının ise Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... tescil numaralı "..." ibareli markaya sahip olduğunu, dava konusu işbu markanın davalı tarafından tescil edildiği tarihten bu yana aktif kullanımında olmadığını, davalı yanın Covid-19 virüsünün ülkemizde yayılmasından sonraki dönemde ... kategorisindeki mallarını aktif olarak üretmeye, satmaya ve reklamlarını yapmaya başladığını, bundan da anlaşılabileceği üzere davalının kar amacı güdümüyle markasını Mart 2020 tarihinden itibaren aktif bir şekilde kullanmaya başladığını, müvekkili firmanın sunulan ve hizmet sağladığı kurum ve kişilere kesmiş olduğu faturalardan da anlaşılacağı üzere "..." markalı kendi üretimi olan ürünleri sattığını, bu bağlamda ikame edilen davayı açmakta hukuk menfaati bulunduğunu ileri sürerek davalı adına ... sayı ile tescilli markanın kullanılmaması nedeniyle iptalini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava konusu markayı davacı şirketten önce tescil ettirip kullandığını ve süresinde yenilediğini, davacı tarafın bu konuda sürekli davalı tarafa dava ikame ettiğini ve onu yıprattığını, davacının beyanlarının yersiz olup gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin “...” markası ile birçok temizlik, kolonya ve kozmetik ürünü üretimi yaptığını ve davacının bunu bildiğini, müvekkilinin sahibi olduğu ...isimli işletme çatısı altında müvekkilinin markasını taşıyan ürünlerin üretildiğini, müvekkilinin markasını fiilen kullandığını, sosyal medya ve internet sitesi üzerinden üretimini yaptığı bu markalı ürünlerin reklamını yaptığını ve sunduğu faturalardan da markayı kullandığının tespit edileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/11/2023 tarih ve 2021/229 Esas, 2023/270 Karar sayılı kararıyla; "... Davalı ... vekilinin bilirkişi ek raporuna itirazları ciddi görüldüğünden dosya yeniden resen oluşturulan bilirkişi heyetine mahallinde davalı ticari defterleri inceleme yetkisi de verilerek, dosya kapsamı deliller, taraf iddia ve savunmaları, incelenecek taraf ticari defter ve kayıtları değerlendirilerek, davalı taraf adına tescilli dava konusu ... tescil nolu markanın tescilli olduğu her bir emtia sınıfı yönünden dava tarihinden geriye doğru olan dönemde ciddi kullanımının olup olmadığı, kullanmama nedeniyle iptal koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin rapor tanzimi istenmesine karar verilmiş, heyet tarafından hazırlanan 07/07/2023 tarihli raporda sonuç olarak, davalının dava tarihinden önce özellikle 2020 ve 2021 yıllarında “Parfümeri; kişisel kullanım amaçlı koku vericiler” emtiası yönünden markasını ciddi bir şekilde kullandığına; markanın tescilli olduğu diğer emtialar olan “peçete, çamaşır suyu, yüzey temizleyici, bulaşık deterjanı, ..., yumuşatıcı” emtiaları yönünden ise ciddi bir kullanım yapılmadığına” ve bu haliyle ilgili emtialar yönünden iptal şartlarını gerçekleştiği belirtilmiştir. Bu rapor dosya kapsamı ile uyumlu ve yeterli görüldüğünden itibar edilmiştir. Zira, davalı taraf yüzlerce emtianın ticaretini yapmakta olup, ürün çokluğu dikkate alındığında davalının bu kullanımının “Parfümeri; kişisel kullanım amaçlı koku vericiler” emtiası yönünden ciddi olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu itibarla davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın "ağırtma ve temizlik amaçlı maddeleri, sabunlar. diş bakımı ürünleri. Aşındırıcı ürünler.(zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, pastalar dahil).. Parlatma ve bakım ürünleri(deri, vinil, ahşap ve için.) emtiaları yönünden kullanmama nedeniyle kısmen iptaline, parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler yönünden talebin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil nolu markanın "ağırtma ve temizlik amaçlı maddeleri, sabunlar. diş bakımı ürünleri. Aşındırıcı ürünler.(zımpara bezleri, zımpara kağıtları, ponza taşları, pastalar dahil). Parlatma ve bakım ürünleri(deri, vinil, ahşap ve için.) emtiaları yönünden kullanmama nedeniyle kısmen iptaline, parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler yönünden talebin reddine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 02.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda ''Davalıya ait ... tescil no.lu ... markasının dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreçteki kullanımının ciddi kullanım olarak kabul edilemeyeceği, bu sebeple iptali koşullarının gerçekleştiği değerlendirildiğini, Ancak 06/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda, raporun 10. Sayfasında yer alan ciro tablosu incelendiğinde 2017 tarihinde 15.094.539,01 TL toplam ciroda ... markasının kullanım oranı % 0,0002, 2018 yılında ise 18.342.836,00 TL ciroda yine ... markasının kullanımı % 0,0002, 2019 yılında bilgi verilmediği, 2020 yılında 30.849.044,85 TL ciroda ... markasının kullanımı 0,08%, 2021 yılı için ise 20.813.283,75 TL ciroda ... markasının kullanımı 0,15% olduğunu, hal böyle iken bilirkişi ''parfümeri' sınıfında (03) ciddi kullanım olduğunu söyleyerek yine hatalı bir değerlendirme yaptığını, davalı yanın ciddi kullanımı içerisinde olmadığı tablolarda açıkça yer alırken bilirkişinin bu kadar düşük orandaki yüzdesel kullanımı 'CİDDİ' kullanım olarak değerlendirmesinin hatalı ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, markanın tescilinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiğini, mahkemece verilen kararda müvekkilin anılı marka ile yaptığı satış rakamları dikkate alındığını, ancak kendisi adına tescil edilmiş ve hak düşürücü süreler içerisinde itiraz görmeyip kesinleşmiş olan markanın tescilinin iptali şartları oluştuğunun kabulü mümkün bulunmadığını, her ne kadar Kervansaray isimli işletmeleri altında satılmakta ise de söz konusu marka kendi başına ayrı bir marka olduğunu, bu haliyle işletmede satılan diğer ürünlerin de satışıyla birlikte değerlendirilemeyeceğini, dava konusu marka ... markası, müvekkil ...'ın isminden esinlenilerek ortaya çıktığını, abi kardeş olan diğer davalı ... ile ...'ın kendilerine has olan bu markanın tescilini ekonomik sebeplerin dışında psikolojik olarak da hakettiklerini, ayrıca bilirkişilerin hiçbirinin uzmanlık alanı marka hukuku olmadığını, heyetin ancak ve ancak üretim, satış ve fiyat üzerinde yorumlamaları olabileceğini, Marka vekili olan bilirkişi ise, özel bir şirkette çalışmakta olup, marka ve patent tescilleri konusunda özel şirketlere danışmanlık verdiği aşikar olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. G E R E K Ç E : Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne , kısmen reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 9/1. maddesinde tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği hükmünün düzenlendiği, ancak marka tescilinin hükümsüzlüğü davasında uygulama yeri bulan hakdüşürücü süreye ilişkin itirazın huzurdaki davada dikkate alınamayacağı, davalı adına ... sayı ile tescilli "..." ibareli markanın 3. sınıfta, “Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler. Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler. Sabunlar. Diş bakımı ürünleri. Aşındırıcı ürünler Zımpara bezleri, zımpara kağıtları, pomza taşları, pastalar dahil). Parlatma ve bakım ürünleri (deri, vinil, metal, ahşap vb. için)” emtialarında 16.11.2009 tarihinde tescil edildiği, kullanmama nedeniyle iptal davasında ispat yükünün marka sahibi olan davalıda olduğu, yargılama aşamasında iki farklı heyetten bilirkişi raporu alındığı, ilk bilirkişi heyet raporunda "dava konusu marka kullanılarak elde edilen cironun toplam ciro üzerindeki payı" esas alınarak ve ikinci bilirkişi heyet raporunda ise "davaya konu marka kullanılarak yapılan satış miktarı" esas alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığı, her ne kadar bilirkişi raporları sonuç kanaatlerinde farklılık bulunduğu görülmüş ise de "ciddi kullanıma" ilişkin değerlendirmenin satış adedi üzerinden yapıldığı bilirkişi heyet raporuna üstünlük tanınarak sonuca gidilmesi yerinde olduğu gibi raporlarda kullanıma esas alınan satış verilerinde farklılık da bulunmadığı dikkate alındığında raporlar arasında çelişki bulunduğundan da bahsedilmesinin mümkün bulunmadığı, uyuşmazlığın niteliği gereği bilirkişi heyetinin marka vekili ile SMMM bilirkişinden teşekkül ettirilmesi yerinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunun denetime elverişli olduğu, yapılan yargılama ile davalı markasının tescilli olduğu emtialardan "parfümeri, kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler" emtiaları yönünden ciddi kullanımı bulunduğunun kabulü ile bu kısım yönünden talebin reddine ve tescil kapsamındaki diğer emtialar yönünden ise kullanmama nedeniyle davaya konu markanın kısmen iptaline karar verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekili ile davalı ... vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekili ile davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yandan alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... yönünden alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri olarak yalnız davacı avansından çıkış yapıldığı anlaşılan; 300,00TL (posta-teb-müz) masrafının 1/2 oranında 150,00 TL' sinin davalı ...'tan alınarak, davacıya verilmesine, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.