Başvurucu, hakkında verilen hapis cezalarının kanuna aykırı olarak içtima edilmesi nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, hakkında verilen hapis cezalarının kanuna aykırı olarak içtima edilmesi nedeniyle anayasal haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 3/1/2013 tarihinde Vize Asliye Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 21/3/2013 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuru tarihinde Vize Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmaktadır. Başvurucu hakkında yağma suçlarından İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 1/6/2005 tarih ve E.2004/91, K.2005/81 sayılı ilamı ile 4 yıl 2 ay; İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 8/3/2006 tarih ve E.2004/205, K.2006/74 sayılı ilamı ile 20 yıl 10 ay; Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinin 11/3/2008 tarih ve E.2007/209, K.2008/88 sayılı ilamı ile 8 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmiş olup, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 9/7/2012 tarih ve 2012/762 Değişik İş sayılı kararı ile aynı neviden olan bu cezaların 32 yıl 16 ay hapis cezası olarak toplanmasına ve infazına karar verilmiş ve bu karara uygun olarak Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığınca müddetname tanzim edilmiştir. Başvurucunun, hakkında verilen toplama kararının ve buna bağlı olarak düzenlenen müddetnamenin kanuna aykırı olduğunu belirterek yaptığı başvuru, anılan Mahkemenin 9/8/2012 tarih ve 2012/871 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiştir. Başvurucunun bu karara yaptığı itiraz da İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2012 tarih ve 2012/1449 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiş ve bu karar başvurucuya 25/12/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.B. İlgili Hukuk 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Aynı neviden şahsi hürriyeti bağlayıcı muvakkat cezaların birleştirilmesi halinde tatbik edilecek ceza ağır hapiste 36, hapiste 25, sürgünde 15, hafif hapiste 10 seneyi geçemez.” 4/11/2004 tarih ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Ağır Hapis Cezasının Dönüştürülmesi” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Kanunlarda öngörülen ‘ağır hapis’ cezaları, ‘hapis’ cezasına dönüştürülmüştür.” 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Zaman Bakımından Uygulama” kenar başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.”