11. Hukuk Dairesi 2010/6399 E. , 2011/16769 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2009 tarih ve 2007/280-2009/745 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2010/6399 E. , 2011/16769 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2009 tarih ve 2007/280-2009/745 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilince müşterek yangın sigorta poliçesiyle sigortalanan işyerinin bitişiğinde bulunan davalı şirketin fabrikasında yangın meydana geldiğini, bu yangındaki duman, klor gazı ve söndürmede kullanılan su nedeniyle sigortalı işyerinde oluşan hasarın sigortalıya ödendiğini ve zararın oluşumunda davalının bina maliki olarak kusurlu olduğunu ileri sürerek, 9.487,27 Euro’nun 15.01.2007 tarihindeki kur karşılığı faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu sigortalı işyerindeki hasar ile davalı fabrikasındaki yangın arasında illiyet bağı bulunduğundan hasardan davalının sorumlu olduğu ancak sigortalının hasarın artmaması için gerekli önlemleri almadığından artan hasarda %25 oranında müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 13.083,89 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2)Dava, işyeri sigorta poliçesi uyarınca rücuen tazminat istemine ilişkindir. Borçlar Kanunu’nun 44/1 maddesi “mutazarrır olan taraf zarara razı olduğu yahut kendisinin fiili zararın ihdasına veya zararın tezayüdüne yardım ettiği ve zararı yapan şahsın hal ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakim, zarar ve ziyan miktarını tenkis yahut zarar ve ziyan hükmünden sarfınazar edebilir.” hükmünü içermekte olup, yukarıda açıklanan özette de açıklandığı üzere mahkemece tazminat miktarında %25 oranında indirime gidilmiştir. Oysa; davacı ... tarafından yangın teminatı içerir sigorta poliçesiyle sigortalanan işyerinin davacı dışında farklı sigorta şirketleri tarafından müşterek olarak sigortalandığı tarafların beyanlarından anlaşılmakta olup, aynı olaya ilişkin diğer sigorta şirketlerince de davalı aleyhine TTK 1301 maddesi uyarınca rücuen tazminat davaları açıldığı, bunlardan Pendik Asliye 2.Hukuk Mahkemesi’nin 2007/109 esas sayılı dosyasının derdest olduğu ve orada alınan 01.10.2007 tarihli bilirkişi raporunda sigortalının alabilecek olduğu bir tedbirin bulunmadığı ve davalının zararın tamamından sorumlu olduğunun belirtildiği tespit edilmiştir. Eldeki işbu davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise sigortalı firma zararın artmasına neden olduğu gerekçesiyle %25 oranında müterafik kusurlu bulunmuştur. Bu şekilde aynı olay nedeniyle birbirinden farklı kusur oranları içeren iki farklı bilirkişi raporu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, aynı olay nedeniyle farklı kararlar çıkmasının önlenmesi ve yargı birliğinin sağlanabilmesi amacıyla anılan mahkemece ne şekilde karar verildiğinin de tespit edilerek hasıl olacak sonuca göre gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle çelişki giderilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 12/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.