4. Hukuk Dairesi 2011/13118 E. , 2012/17114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/02/2009 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazır
**4. Hukuk Dairesi 2011/13118 E. , 2012/17114 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/02/2009 gününde verilen dilekçe ile kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/11/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. ... KARŞI OY YAZISI Dosya incelendiğinde, aşağıdaki hususlar görülmektedir. 1-Davalının resim ve tanık beyanlarıyla savunmasını pekiştirdiği sabittir. Buna göre bahse konu yerde ev yapıldığı anlaşılmaktadır. 2-Davalı hakkındaki ceza yargılaması “HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI” kararıyla son bulmuştur. Bu tür kararlar hukuk hakimi açısından kesin hüküm niteliğinde değildir. -/- -2- 2011/13118-2012/17114 3-Basın kamuoyunu aydınlatma aracı olup, Anayasal olarak kişi haklarını ihlal etmemek kaydıyla hürdür. Somut olayda, basın bir vakıayı haber olarak vermiştir. Haber görünür gerçekliğe uygundur. Görünür gerçekliğe konu olan haberi veren kişinin cezalandırılması söz konusu olamaz. Bunun yanında davalının açıklamaları dosya içeriği ile uyumlu olup, davacı tarafın kişisel haklarını ihlal eden dereceye ulaşmamıştır. 4-Gerek basının aydınlatma görevi gerekse davalının hem imar düzenlemesi, hem de düzenlemeden sonraki o imar bölgesine ilişkin gözlem ve açıklamaları demokrasinin bir gereği olarak idari tasarrufta bulunan kişi ve makamlar üzerinde SİVİL DENETİMDİR. Bu yol demokratik ve hukuki anlamda her zaman açık kalmalıdır. Bu açıdan bakıldığında da ülkemizde imar tasarruflarının artık idari değil siyası boyutlarda gerçekleştirilmekte olduğu kamuoyunun ve hukuk düzeninin bilgisi dahilindedir. Sonuç olarak somut olaya bakıldığında yukarıdaki gerekçeler esas alınarak davalının aleyhine açılan tazminat davasının tümden reddi gerekir iken kısmen kabulü doğru değildir. Kaldı ki, kısmen kabul görüşü benimsense dahi hüküm altına alınan miktar son derece yüksektir. Bu nedenle çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 15/11/2012