10. Hukuk Dairesi 2024/9210 E. , 2025/3362 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen aidiyet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı asil tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı v…
**10. Hukuk Dairesi 2024/9210 E. , 2025/3362 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen aidiyet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı asil tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; ilk işe girdiği 21.08.1972 tarihinde nüfusa kayıtlı olmadığını, nüfusa tescilinin 15.10.1974 tarihinde yapıldığını, sigortalı olarak 15 yaşında çalışmaya başladığı İzmir'de sigorta kayıtlarına kimliğinin ... ... kızı, 01.07.1958 olarak geçtiğini, davalı Kurumun sonradan verdiği aynı sicil numaralı kimlik kartındaki bilgilerinin doğru olduğunu, ... sigorta sicil numarasında geçen ... ve ... adlarında görülen hizmetlerin tarafına ait olduğunu belirterek, ... sigorta sicil numarasında görülen hizmetlerin tamamının tarafına ait olduğunun tespiti ile 21.08.1972 tarihinde herhangi bir kimlik belgesine dayanmaksızın beyan ve yanlış anlamalara istinaden oluşturulan kaydın tashihine, sigorta kayıtlarının nüfus kaydındaki verilere uygun olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.04.2014 tarih, 2011/334 Esas, 2014/181 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile ... sigorta sicil numarası ile ..., ..., ..., 3201.35, 2471.35, ..., ..., ..., ..., 184.35 ve ... iş yeri sicil sayılı iş yerlerinden kuruma bildirilen tüm çalışmaların ... TC kimlik numaralı ... kızı ... Bulanık doğ.lu davacı ...'e (...) ait olduğunun ve SGK kayıtlarının buna göre düzeltilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; somut olayda; ... ve ... ... adı ile Nüfus Müdürlüğünden araştırma yapılmadığı, davacı adına hizmet bildiriminde bulunulan iş yeri dosyaları ile dönem bordrolarının celbedilmediği, bordro tanıklarının dinlenilmediği, anlaşılmakla, işe giriş bildirgelerinde yer alan kişiler, (tüm ad-soyad-baba adı-doğum yeri ve tarihleri gözetilmek suretiyle) Nüfus Müdürlüğünden araştırılmalı, işe giriş bildirgelerinde sigortalı imzasının bulunması halinde, bu imzanın davacıya aidiyeti yönünden imza incelemesi yaptırılmalı, davacı dışında farklı birinin tespiti halinde o kişi de davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmeli, dosyada yer almayan iş yeri dosyaları ve dönem bordroları celbedilmeli, aidiyeti talep edilen çalışmaların geçtiği iş yerlerinden resen bordro tanığı dinlenilmeli ve tüm deliller toplandıktan sonra hizmet cetvelinde yer alan çalışmanın kime ait olduğu hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenerek hasıl olacak neticeye göre karar verilmeli gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2017 tarih, 2014/1021 Esas, 2017/2 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile ... sigorta sicil numarası ile ..., ..., ..., 3201.35, 2471.35, ..., ..., ..., ..., 184.35 ve ... iş yeri sicil sayılı işyerlerinden Kuruma bildirilen tüm çalışmaların ... TC kimlik numaralı ... kızı ... Bulanık doğ.lu davacı ...'e (...) ait olduğunun ve SGK kayıtlarının buna göre düzeltilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. 2. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; Mahkemece, bozma ilamı gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Mahkemece, ....6315 sigorta sicil numaralı 1958 doğumlu ... adına celbedilen hizmet cetvelinde, ... ve ... adlı kişilerin tümü yönünden Türkiye çapında nufus araştırması yapılmalı, dosya kapsamında bulunan fotoğraflı belgeler yönünden uzmanınca davacıya aidiyeti konusunda fotoğraf araştırması yapılmalı, bildirime konu iş yeri adresleriyle, hizmetin geçtiği tarihler itibariyle davacının ikamet adresleri araştırılmalı, çalışılan iş yerlerindeki müdür, amir, ustabaşı ve yetkili diğer kişiler ve yeterli sayıda bodro tanığı dinlenilmeli, davacının nufus kaydı ilk tesis ve tedavülleriyle celp edilmeli, ilk tescilin af yasasına tabi olup olmadığı ve tarihi araştırılmalı, davacının farklı kimliklerle ve ne sebeple, nasıl çalıştığının beyanı alınarak açıklığa kavuşturulmalı, sonucuna göre karar verilmeli gerekçesiyle karar bozulmuştur. C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 31.01.2020 tarih, 2017/438 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile ... sigorta sicil numarası ile ..., ..., ..., 3201.35, 2471.35, ..., ..., ..., ..., 184.35 ve ... iş yeri sicil sayılı iş yerlerinden Kuruma bildirilen tüm çalışmaların ... TC kimlik numaralı ... kızı ... Bulanık doğ.lu davacı ...'e (...) ait olduğunun ve SGK kayıtlarının buna göre düzeltilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. 3. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Daire kararında; Mahkeme bozmaya uymasına rağmen bozma ilamı gereklerini tam olarak yerine getirmemiştir. Önceki bozma ilamında yer alan bildirime konu sürelerde davacının ikamet adresleri araştırılmamış, davacının güncel bir fotoğrafı temin edilerek bordro tanıklarına gösterilmiş, tanıklar da davacıyı tanıyamamış hatırlayamamıştır. Davacı ... doğumlu olup davaya konu dönemde 15-21 yaş aralığındadır. Tanıklara gösterilen fotoğraf ise güncel 60 yaşlarındaki fotoğrafıdır. Aradan geçen yıllarda davacının çok fazla değişmiş olması, tanıkların davacıyı tanıyamaması normaldir. Mahkemece, davacıdan olabildiğince eski yıllarda çekilmiş fotoğrafları temin edilerek, yine davacının bildireceği bordro tanıkları dinlenmek ve önceki bozma ilamı gerekleri de yerine getirilmek suretiyle araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmeli gerekçesiyle karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... sigorta sicil numarasında geçen ... ve ... adlarında görülen hizmetlerin tarafına ait olduğunu belirterek, ... sigorta sicil numarasında görülen hizmetlerin tamamının tarafına ait olduğunun tespitini istemiştir. 2. İlgili Hukuk Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa iş yerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır. 3. Değerlendirme Davacı ...'e ait ... sigorta sicil numarasında geçen ... ve ... adlarında görülen hizmetlerin davacıya ait olduğunu belirterek, davacıya ait ... sigorta sicil numarasında görülen hizmetlerin tamamının tarafına ait olduğunun tespiti istemiyle açılan eldeki davada; ...adlı kişilerin tümü yönünden Türkiye çapında yapılan nufus araştırmasında ... adlı kişilerin olmadığının kayıtlarla sabit olması ve ... sigorta sicil numarasının davacıya ait olduğunun sabit olması husuları göz önünde tutulduğunda; ... sigorta sicil numarasında geçen ve ... ve ... adlarında görülen hizmetlerin aidiyetinin davacıya ait olduğu hususunda tereddüt kalmaması karşısında davanın kabulü gerekirken reddine dair hüküm tesis edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.