8. Hukuk Dairesi 2014/3992 E. , 2014/20711 K. "" MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/05/2009 NUMARASI : 2007/586-2009/209 Hazine ile K.. A.. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.05.2009 gün ve 586/209 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalılara ai…
**8. Hukuk Dairesi 2014/3992 E. , 2014/20711 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 15/05/2009 NUMARASI : 2007/586-2009/209 Hazine ile K.. A.. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.05.2009 gün ve 586/209 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalılara ait olan 964 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, taşınmazın davalı tarafından 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun yürürlüğünden önce tapu kaydına güvenerek satın alındığını ve taşınmazın Hazine adına tesciline olanak tanıyan bir madde bulunmadığını bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, yargılama aşamasında yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasa'nın 2. maddesi ile 3402 sayılı Yasa'nın 12/ 3 maddesine eklenen fıkra gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, Mahkemenin kararı 5841 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanun'un 2 ve 3. maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 25.02.2009 günlü 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin 3. fıkrasına eklenen cümlede; "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3. maddesi ile aynı Kanun'a eklenen Geçici 10. maddesinde ise; "Bu Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrası hükmü Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır." şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu Yasa'nın yürürlük tarihinden sonra Hazine'nin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır. Ne var ki, Yerel Mahkeme kararını temyizi aşamasında iken, Anayasa Mahkemesi'nin 12.05.2011 gün ve 2009/31 Esas, 2011/77 Karar sayılı kararıyla; "25.02.2009 gün ve 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesiyle 21.06.1987 günlü 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen cümlenin ve 3. maddesiyle 3402 sayılı Yasa'ya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline" karar verilmiş ve bu iptal kararı 23.07.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları ile idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.