15. Ceza Dairesi 2013/11935 E. , 2015/25320 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelik
**15. Ceza Dairesi 2013/11935 E. , 2015/25320 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. 5237 sayılı TCK'nun 158/1-j bendinde,dolandırıcılık suçunun,Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi ,nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir. Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır.Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur.Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı,kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir.Fil,sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır. Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır. Sanık ...'nın, yetkilisi olduğu ...Ltd.'nin... şubesinden çekmiş oldugu kredi karşılığında teminat olarak borçlusu şikayetçi ... olan her biri 5.000 TL tutarında dört adet bonoyu teminat olarak bankaya verdiği, teminatin süresinde ödenmemesi nedeniyle banka tarafindan senet borçlusu ... hakkında yapılan icra takibi ncticesinde şikayetçi ...'in bonolardaki imzalara itiraz ettigi,.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin Adli Tıp Kurumu'ndan aldığı 24.07.2009 tarihli raporda bonolardaki imzaların şikayetçiye ait olmadığının tespit edildigi, böylece sanığın ayni kast altında birden fazla sahte bono düzenleyerek çekmiş olduğu kredi nedeniyle bankaya teminat olarak vermek suretiyle üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilen somut olayda; gerçeğin kuşkuya meydan bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; suça konu 4 adet senedin ön yüzlerindeki yazıların, rakamların ve imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınması, sanığın savunmasında; suça konu senetleri bankaya verdiğinde banka görevlisinin senetlerde borçlu gözüken ...'i arayarak teyit ettiğini savunmuş olması ve temyiz dilekçesinde de katılan ...'i arayan banka görevlisinin ... olduğunu belirtmiş olması karşısında, banka çalışanı ...'ın bu konuda tanık sıfatıyla bilgi ve görgüsünün tespit edilmesi, yargılamaya konu kredi dosyalarının ekleriyle birlikte tüm asılları getirtilip, senetlerin hangi tarihte, hangi amaçla, aynı anda mı yoksa farklı tarihlerde mi bankaya teslim edildiği, ne kadar kredi kullandırıldığı, kredilerin ne kadarının ne şekilde ödendiği, söz konusu krediler için verilen başkaca teminat senedi olup olmadığı, bu senetlerin akıbetinin ne olduğu, tahsil edilip edilmediğinin ilgili bankalardan sorulması suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi yerine yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.