10. Hukuk Dairesi 2018/3132 E. , 2018/6203 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rücuan tazminat, istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalı .... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, 17.12.2008 tari…
**10. Hukuk Dairesi 2018/3132 E. , 2018/6203 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, rücuan tazminat, istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalı .... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, 17.12.2008 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle sigortalının vefatı üzerine hak sahiplerine bağlanan gelirin rücuan tazmini istemine ilişkin olup yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 21. maddesidir. 1-5510 sayılı Kanunun 21/4. maddesi üçüncü kişinin sorumluluğunu düzenlemekte olup; buna göre iş kazası veya meslek hastalığı üçüncü bir kişinin kastı veya kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalı veya hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunların çalışanlarına rücu edilebilir. Bu tür rücu davalarında kusurun belirlenmesinde, öncelikle zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğu, ilgili ceza dosyası ile varsa hak sahipleri tarafından açılmış tazminat dosyaları celp edilip incelenip, dosya içeriğindeki tüm deliller birlikte takdir olunarak ve özellikle derdest ceza dosyasındaki kusur ile bu davadaki kusur raporları arasındaki çelişkiler de giderilerek belirlenmeli; kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, tarafların kusur oran ve aidiyetleri işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden alınacak bilirkişi raporu uyarınca saptanmalıdır. Kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının, 5510 sayılı Kanun'un 21., 4857 sayılı Kanun'un 77., İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek belirlenmesi gerekir. Yukarıda anlatılanlar ışığında somut olaya dönüldüğünde, 3. kişilere kusur verilmesine rağmen hatalı gerekçeyle sorumlu tutulmaması isabetsiz bulunmaktadır. Mahkemece ilgili ceza dava dosyası celp edilip, ceza davasında belirlenen maddi olguların bağlayıcı olacağı hususu gözetilmek suretiyle cezada mahkum olan sanıklar ile hakkında HAGB kararı verilmiş sanığın kesinleşmiş mahkumiyetten söz edilemeyeceği hususu göz önünde bulundurularak, iş kazasının gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden tarafların kusur oranı ve aidiyeti konusunda rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir.