1. Hukuk Dairesi 2010/4230 E. , 2010/4694 K. "" MAHKEMESİ : URLA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2001 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı adına kayıtlı 43 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürüp, tapusunun iptalini istemiştir. Davalı, yanıt vermemiştir. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın bir kısmının kıyı kenar…
**1. Hukuk Dairesi 2010/4230 E. , 2010/4694 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : URLA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2001 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalı adına kayıtlı 43 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürüp, tapusunun iptalini istemiştir. Davalı, yanıt vermemiştir. Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 43 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 22.01.1963 tarihinde kesinleşen kadastro sonucunda davalının bayii adına tapuya tescil edildiği, 12.08.1996 tarihinde ise satın alma ile davalı tarafından edinildiği görülmektedir. Bilindiği üzere; 14.03.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasanın 2.maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12.maddesinin 3.fıkrasına "Bu hüküm, iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır" cümlesi ve anılan yasanın 3.maddesi ile de aynı yasaya "Bu kanunun 12.maddesinin 3.fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır." şeklindeki geçici 10.madde eklenmiştir. Öte yandan, 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesinde öngörülen süre hak düşürücü süre olup, kamu düzeni ile ilgilidir ve mahkemece davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekli olumsuz dava şartlarındandır. Somut olayda, kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren dava tarihine kadar 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır.