1. Hukuk Dairesi 2013/3676 E. , 2013/6929 K. "" MAHKEMESİ : EDİRNE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında iptal ve tescil iste…
**1. Hukuk Dairesi 2013/3676 E. , 2013/6929 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : EDİRNE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 24/12/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı, tanık beyanları ve toplanan delillere göre, mirasbırakan tarafından davalı R.ve Z.'e ölünceye kadar bakma akdi ile temlik edilen 105 ada 3, 172 ada 6 ve 172 ada 9 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Davacıların bu taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile asıl dava yönünden usul ve yasaya uygun hükmün oyçokluğu ile ONANMASINA, Davacıların birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava konusu 17 ada 55 parsel sayılı taşınmazın 17.03.1980 tarihinde miras bırakan tarafından davalı İ.'a satış suretiyle telik edilmiş ise de davalı İ.'ın 18.02.2011 havale tarihli beyanından da anlaşılacağı üzere taşınmaz davalıya gerçek bir satış sonucu değil sünnet hediyesi olarak karşılıksız verilmiştir. Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 0l.04.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.