12. Hukuk Dairesi 2009/3900 E. , 2009/12039 K. "" MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 29/01/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 4721 sayılı Türk Medeni kanunun 407. maddesine göre 1 yıl ve daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum olan kişiye vasi tayini zorunlud…
**12. Hukuk Dairesi 2009/3900 E. , 2009/12039 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 29/01/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 4721 sayılı Türk Medeni kanunun 407. maddesine göre 1 yıl ve daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum olan kişiye vasi tayini zorunludur. İİK.nun 54. maddesine göre ‘mümessili olmayan bir tutuklu veya hükümlü aleyhine takipte, mümessil tayini vesayet makamına ait olmadıkça icra memuru bir mümessil tayin etmesi için kendisine münasip bir mühlet verir ve takibi bu sürenin bitmesine bırakır. Bu mühlet içinde temsilci tayin edip bildirmeyen tutuklu veya hükümlü hakkında takibe devam olunur. Somut olayda,borçlu aleyhinde başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe karşı borçlu cezaevinden mahkemeye hitaben gönderdiği dilekçe ile imza itirazında bulunmuştur. Takibe ilişkin olarak ödeme emri borçluya cezaevinde 1 yıldan fazla cezasını infaz ettiği sırada 31.10.2008 tarihinde cezaevi sorumlusuna tebliğ edilmiş olup bu tebligat İİK.nun 54. maddesine göre yok hükmündedir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece resen gözetilir. Borçlu mahkumun cezaevinden şartla tahliye tarihi 31.10.2009'dur. Vasi tayin edilinceye kadar hükümlüye karşı başlatılmış olan takip duracağından, bu durumda alacaklının yukarıda belirtilen yasa maddesi uyarınca vasinin belirlenmesinden sonra buna tebligat yapılarak takibini sürdürmesi mümkündür. Mahkemece borçlu istemi şikayet olarak kabul edilerek "icra memurunca vesayet makamına tayin ettirilecek borçlu vasisine ödeme emri tebliğ ettirilmesi gerektiğine" karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 02.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.