3. Hukuk Dairesi 2024/3499 E. , 2025/2994 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/853 E., 2024/1216 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 6. Tüketici Mahkemesi SAYISI: 2019/50 E., 2023/68 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor d
**3. Hukuk Dairesi 2024/3499 E. , 2025/2994 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/853 E., 2024/1216 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 6. Tüketici Mahkemesi SAYISI: 2019/50 E., 2023/68 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili ...'ın 21.03.2017'de saat 08:30'da normal doğum için hastaneye yatırıldığını, müvekkilinin suni sancı ve epidural verilerek üç kez normal doğuma alınıp çıkartıldığını ancak doğumun gerçekleşmediğini, başarısız doğum denemelerinin sonucunda sezeryan önerilerek doğumun gerçekleştiğini, doğumdan hemen sonra bebeğin düşük apgar ve solunum sıkıntısı nedeniyle yoğun bakıma alındığını, bebeğin taburcu edilirken sağlık durumu hakkında net bilgi verilmediğini Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve İzmir S.B.Ü. Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan testlerin sonucuna göre bebeğin geç müdahale sonucu anne karnında oksijensiz kalması nedeniyle beyin hücrelerinin öldüğü ve beyninde hasar olduğu için asla yürüyemeyeceğinin ve konuşamayacağının, ağır engelli olduğunun söylendiğini, doktor ve hastanenin özensizliği ve ilgisizliğinin bu duruma sebep olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, toplamda 2.015.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın 21.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı Hastane vekili; bebeğin düşük apgar ve sair sorunla doğum sebebinin diğer davalı doktor kusurundan kaynaklanmadığını, doğumla birlikte gelişen komplikasyon olduğunu, doğumun normal yolla değil de sezeryan ile yapılmasının sebebinin doktorun geç müdahalesi ve sair hekim hatasından kaynaklanan sebep olmadığını, doğumun ikinci evresinde bebeğin ıkınmalarla baş seviyesi inmemesi dolayısıyla sezeryan uygulamasına geçildiğini, müvekkili hastane tarafından davacılara yapılan tüm işlemler hakkında gerekli aydınlatma ve bilgilendirme yapıldığını, onamlarının alındığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili; davacıların doğum eyleminin başlaması sebebiyle 21.03.2017 tarihinde diğer davalı hastaneye başvurduklarını, davacının suni sancı verilerek epidural etkisinde olması nedeniyle normal doğum için sarfı konusunda müvekkiline gerekli yardımı yapamadığını, normal doğumun gerçekleşemeyecek olması anlaşıldığında zamanında sezeryana alındığını, müvekkili doktorun, doğum esnasında çekilen NST'lerde bebeğin anne karnında doğum eylemi esnasında sıkıntıda olduğunu gösteren bir bulgun görülmediğini, işlem konusunda hastanın aydınlatılması ve rızasının alınması şartlarını yerine getirildiğini, müvekkilinin tüm özeni göstererek başarılı bir şekilde gerçekleştirdiğini, müvekkilinin de diğer davalının da herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece alınan heyet bilirkişi raporu ile İstanbul Adli Tıp Kurumu raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve söz konusu raporların aynı doğrultuda olduğu, bebekte gelişmiş olan asfiksinin en geç döneminde ortaya çıkan bulgular olduğu, daha erken dönemde bebekte mevcut asfiksiyi tespit edebilecek herhangi bir klinik bulgu, laboratuvar tetkiki veya teknolojik yöntemin mevcut olmadığı serebral palsi hastalığının nedeninin tam olarak bilinemediği, anne ve bebeğin doğum, takip ve tedavi süreçlerinde yapılan uygulamaların tıp biliminin ilke ve kurallarına uygun olduğu davalı doktor ve davalı hastanenin sorumluluğunun bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın reddine dair verilen kararın dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği belirlenerek davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; eksik inceleme ile karar verildiğini, dava öncesinde Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve İzmir S.B.Ü. Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan testlerin sonucuna göre bebeğin geç müdahale sonucu anne karnında oksijensiz kalması nedeniyle beyin hücrelerinin öldüğü ve beyninde hasar oluştuğu yönündeki iddiaların bilirkişiler tarafından değerlendirilmediğini, davalıların meydana gelen rahatsızlığa ilişkin tedavi sürecinde alınması gerekli onam ve formların doğum sonrasında ve kendileri tarafından tamamlandığını, bilgi ve belgelerin müvekkillerle paylaşılmadığı yönündeki iddiaların bilirkişiler tarafından değerlendirme dışı bırakıldığını, müvekkillerin, davalıların kusurları yönünden aşırı bir ispat külfetine zorlanmasının adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyet uygun yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurduğunu yine müvekkiller aleyhine hüküm tesis eden İlk Derece Mahkeme kararı ve Bölge Adliye Mahkeme kararının gerekçeden yoksun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet ilişkisinden kaynaklı hekim hatası iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulu raporu ile 12.04.2021 tarihli bilirkişi heyet rapor kapsamı ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.