Başvuru, tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutuklama tedbirlerinin hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 29/11/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca 15/2/2019 tarihinde başvurucunun adli yardım talebinin kabulü ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği şikâyeti dışındaki iddialar yönünden kısmi kabul edilemezlik kararı verilmiş, başvurunun kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına ilişkin kısmının ise kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Olay tarihinde İstanbul'da Cumhuriyet savcısı olarak görev yapmakta olan başvurucu hakkında 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ağır cezalık suçüstü hâli bulunduğu değerlendirilerek Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanmasının (PDY) yer aldığı iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Başvurucu 19/7/2016 tarihinde tutuklanması istemiyle İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir. Hâkimlik aynı tarihte başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar vermiştir. Başvurucu tutuklama kararına itiraz etmiş, İstanbul Sulh Ceza Hâkimliği 6/8/2016 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. 11 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Genel Kurulunun 24/8/2016 tarihli kararı ile başvurucunun meslekten ihraç edilmesine karar verilmiş ve anılan karar 29/11/2016 tarihinde kesinleşmiştir. Soruşturma süresi içinde değişik tarihlerde farklı mahkemelerce tutukluluk durumu değerlendirilen başvurucunun son olarak Ankara Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 10/10/2016 tarihinde tahliye talebinin reddine ve tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Verilen bu karar başvurucuya 8/11/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 29/11/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğinin 6/3/2017 tarihli kararıyla başvurucunun tahliyesine ve yurt dışına çıkamama şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 11/4/2018 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) kamu davası açmıştır. UYAP üzerinden yapılan incelemede Mahkemece 18/6/2019 tarihli karar ile başvurucunun üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine hükmedildiği, anılan kararın istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 26/6/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. İlgili hukuk için bkz. Fatma Maden (B. No: 2016/28719, 17/7/2018, §§ 21, 22) başvurusu hakkında verilen karar.