3. Hukuk Dairesi 2016/17854 E. , 2017/9710 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, ortak çocuk....'ın rahatsız olduğunu, kendisinin veli olarak ata…
**3. Hukuk Dairesi 2016/17854 E. , 2017/9710 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, ortak çocuk....'ın rahatsız olduğunu, kendisinin veli olarak atandığını, davalının bir hanımla beraber yaşadığını, o hanıma Jaguar marka araç aldığını, çocuğunun kollarını ve bacaklarını kullanamadığını, tedavi için yılda iki kez yurtdışına gittiğini, bakımının çok masraflı olduğunu ileri sürerek; aylık 7.000.00.- TL yardım nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, çocuğun tüm masraflarını kendi babasının ( çocuğun dedesinin ) karşıladığını , dedenin torun hesabına düzenli ödeme yaptığını, yurtdışındaki masrafları da dedenin karşıladığını, kendisinin ekonomik durumunun iyi olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir . Mahkemece..'ın, davalı babasına ait şirkette asgari ücretle çalıştığının gözüktüğü, her ay hesabına yaklaşık 1.400.Tl. yatırıldığı; davalının, ....'ın tedavisini ve diğer masraflarını karşıladığı gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir . Dava; yardım nafakası talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanununun 364/1. maddesine göre; Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Aynı kanunun, 365.maddesinin 2.fıkrasında ise; Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir. Denilmektedir. Hukuk Genel Kurulu'nun 07.06.1998 gün, 1998/656; 688 sayılı ilamında yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Somut olayda davacı annenin emekli olduğu, 1.150.00.- TL maaş aldığı, kayın validesinin evinde kaldığı, kira ödemediği, bir evi olduğu, 1.000.00.- TL ek geliri olduğu; davalı babanın ise, işadamı olduğu, kazancının tespit edilemediği, 1.550.00.- TL emekli maaşı aldığı, iki arsası, iki katlı betonarme işhanı, dairesi, tarlası olduğu, ortak çocuk....'ın 14/01/1993 tarihinde doğduğu, çocuğa spastik & serebral tanısı konulduğu, kollarını kullanamadığı, ayağa kalkamadığı, % 96 ağır özürlü olduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki belgelerden, çocuğun yardım nafakasına ihtiyacı olduğu ,davalının ödeme gücünün bulunduğu, çocuk adına her ay para yatırılmasının babanın yardım nafakası yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı açıktır.