4. Hukuk Dairesi 2022/7277 E. , 2025/2851 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1255 E., 2022/905 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/567 E., 2018/946 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâk
**4. Hukuk Dairesi 2022/7277 E. , 2025/2851 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1255 E., 2022/905 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/567 E., 2018/946 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... Gazetesi ve ... Gazetesi'nin yayın sahibi olduğunu; davalı ...'ın imtiyaz sahibi, diğer davalı ...Ş.'nin yayın sahibi olduğu ... Gazetesi'nde 28.01.2015 tarihinde yayınlanan haberde kullanılan söz ve ifadeler nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, talimatla haber yaptırıldığı yönündeki iddianın gerçek dışı olduğunu, dava konusu haberde basın ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek 50.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın yayınlanması talep edilmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; haberde geçen yayın kuruluşlarının belirli gündem maddeleri üzerinden aynı gün benzer haberler yapmaları nedeniyle eleştiri niteliğinde dava konusu yayının kaleme alındığını, haberin basın özgürlüğü sınırları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haberde kullanılan söz ve ifadelerin basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kararın yayınlanmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu haberde davacı basın kuruluşu hakkında genel bir değerlendirme yapılmayıp somut bir olgu isnadında bulunulduğu, talimat alarak haber yaptığı, özgür ve tarafsız olmadığına yönelik isnatlarda bulunulduğu, ancak bu isnat ve iddialara ilişkin herhangi bir veri veya belgenin sunulmadığı, haberin görünür gerçekliğe uygun olmadığı; yayının basının haber verme, toplumun da haber alma hakkı kapsamında yapılmadığı ve doğrudan davacının ticari itibarına saldırının hedeflendiği, bu durumda basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığı; olay tarihi, saldırının ağırlığına göre hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen tazminatın manevi tatmini sağlamayacak derecede az olduğunu, dava konusu haberde doğrudan müvekkili yayın kuruluşunun hedef alındığını, ticari itibarının sarsılması karşısında hükmedilen tazminatın caydırıcı sayılamayacağını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu haberin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, belirli fikir ve politikaları destekleyen haberlerin aynı gün benzer manşetle haber yapılması nedeniyle eleştiri niteliğinde dava konusu yayının kaleme alındığını, davacının kişilik haklarına saldırı olmadığını, güncel olan haberin görünür gerçeğe de uygun olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ... Gazetesi'nde 28.01.2015 tarihinde yayınlanan haber nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin ve olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının ve yayın kararının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının davacıya ve davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Anayasa ve kanunlarla basına olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme öğretme aydınlatma ve yönlendirme konusunda yetki ve sorumluluk verilmiş ve bunun sonucu olarak ayrıcalıklı bir konum sağlanmıştır. Bundan dolayı basına yönelik davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerektiği benimsenmiştir. Dava konusu ifadeler normal kişiler için bile haksız fiilin hukuka aykırılık unsurunu gerçekleştirmeye yeterli olmayıp ifade özgürlüğü kapsamında ve eleştiri mahiyetinde değerlendirilmesi gerekirken Anayasa ve kanunlar ile ayrıcalıklı bir konuma yerleştirilen basın bakımından kişilik haklarına saldırının gerçekleştiğini kabul etmek mümkün değildir. Açıklanan bu sebeple davanın tümden reddi gerektiği düşüncesinde olduğumdan derece mahkemelerinin tazminat davasının kısmen kabulüne ilişkin kararlarının onanması yönünde tezahür eden çoğunluk görüşüne katılamıyorum.