7. Hukuk Dairesi 2024/1383 E. , 2024/2851 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/335 E., 2022/576 K. DAVA TARİHİ : 16.01.2013 KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme …
**7. Hukuk Dairesi 2024/1383 E. , 2024/2851 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/335 E., 2022/576 K. DAVA TARİHİ : 16.01.2013 KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; kayden paydaşı olduğu 325 parsel sayılı taşınmazın bir kısmına davalının 8 yıldan beri haksız olarak müdahalede bulunduğunu, zeytin ve incir ağacı diktiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesine, ağaçların kâl’ine ve el atılan yerler için uygun bir ecrimisil tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendi adına kayıtlı olan 324 numaralı parseli Hazineden satın alıp, ölçüm yaparak ağaç diktiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.11.2017 tarihli ve 2015/311 Esas, 2017/275 Karar sayılı kararıyla bilirkişi raporları ile davalının davacıya ait taşınmaza 114,22 m²'lik tecavüzünün bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait 325 parselde bulunan taşınmazın 114,22 m²'lik kısmına müdahalesinin men'ine, bu kısımda bulunan ağaçların kaldırılmasına, 680,74 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 07.11.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 30.05.2022 tarihli ve 2021/4253 Esas, 2022/3873 Karar sayılı kararıyla, "Mahkemece; dosyada birbiri ile çelişen üç ayrı bilirkişi raporu tespiti karşısında, davacıya talebinin net olarak açıklattırılması, tecavüzün varlığının ne şekilde gerçekleştiğinin duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, ondan sonra bir hüküm kurulması gerekirken çelişkili bilirkişi ek ve kök raporuna dayalı, kâl kararı hakkında bozma ilamına aykırı ve infaza elverişsiz karar verilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının davacıya ait taşınmazda ağaç dikmek suretiyle el atmasının olmadığı, ancak davalıya 324 No.lu parselin kuzey-batı sınırında 325 No.lu parsele bilirkişi raporunda kırmızı kalemle taranıp (A) harfi ile gösterilen alanda 216,70 m² tecavüzlü olduğu, bu kısımda bulunan ağaçların 9 yaş üzeri olmadığı, dava açıldığı tarihte kal'i gereken 9 yaş ve üzeri ağaç bulunmadığından davalının ağaç dikmek suretiyle davacıya ait taşınmaza el attığının ispat edilemediği, ecrimisil ve kal'e ilişkin taleplerin reddinin gerektiği; ancak bilirkişi raporuna göre yapılan sınır yönünden davalının davacıya ait taşınmaza tecavüzlü olacak şekilde toprak ve taş yığını ile sınır belirlediği görüldüğünden, davanın kısmen kabulü ile davacının malik olduğu Buharkent ilçesi, ... mahallesi, 325 No.lu parsele 07.10.2022 tarihli fen bilirkişileri tarafından hazırlanan raporda A harfi ile kırmızı taralı kısma davalının yapmış olduğu el atmanın önlenmesine, ortak sınırın fen bilirkişisi raporuna göre belirlenmesine, ecrimisil ve ağaçların kal'ine ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava dilekçesinde tecavüz edilen kısmın 3-4 dekar olduğunu, ilk keşif esnasında davacının tecavüzlü alan olarak belirttiği yeri gösterdiğini, bunun üzerine alınan raporda gösterilen kısmın 2.400 m² olduğunu, el atılan kısmın bu kadar olmadığı ortaya çıkınca davacının talep sonucunu değiştirmeye çalıştığını, bu değişikliğe muvafakatlarının olmadığını, 2. Zeytin ve incir ağaçlarının müvekkilinin taşınmazı içerisinde olduğunu, 2.400 m² olarak ileri sürülen alanın değerinin hesaplanması ve harcın tamamlattırılıp yargılama giderlerinin bu talebe göre tespitinin gerektiğini, 3. Kâl ve ecrimisil talebi reddedildiği halde yargılama giderlerinin aleyhe olduğunu, 2.400-216,70= 2.223,30 m²'lik alanın değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.