11. Hukuk Dairesi 2022/1770 E. , 2023/5382 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/53 Esas, 2021/1208Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2017/407 E., 2019/405 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
**11. Hukuk Dairesi 2022/1770 E. , 2023/5382 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/53 Esas, 2021/1208Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2017/407 E., 2019/405 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanı kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; KOMİLİ markasının "Zeytin, zeytinyağı, yağ, sabun, gliserin, sabun tozu, deterjan ve temizlik malzemeleri" malları için Necmi Komili isimli gerçek kişi adına 1968 yılında oluşturulduğunu, markanın 2 gruba ayrılarak "sabun, deterjan ve temizlik malzemeleri" malları yönünden müvekkili şirketlere, "yağlar, zeytinyağlar" malları yönünden ise davalı şirkete geçtiğini, bu kapsamda "KOMİLİ" ibareli markaların 2, 3, 5, 16, 29, 32 nci sınıflarda yer alan mallar yönünden müvekkilleri adına tescilli olduklarını, buna rağmen davalı şirketin 2, 5, 16, 29 ve 32 nci sınıf malları içeren, 2016/07816 sayılı "KOMİLİ 1878" ibareli dava konusu başvuruyu yaptığını, ilan edilen başvuruya müvekkillerince yapılan itirazın kısmen kabul edildiğini ve 3 ve 5 inci sınıfta yer alan bir kısım malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, kalan mallar yönünden itirazlarının reddine ilişkin YİDK kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, "KOMİLİ" markasının hem müvekkilleri hem de davalı tarafından uzun süredir kullanıldığını, müvekkillerinin temizlik ürünleri, davalının ise yağ ürünleri üzerinde markaya tanınırlık kazandırdıklarını, davalının 16 ncı sınıftaki marka tescil başvurusunun amacının, koruma markası amacıyla yapılmış bir başvuru olduğunu, müvekkillerinin uzun yıllardan beri üretim ve ticaretini yaptığı 16 ncı sınıf mallardaki kullanımının engellenmesi amacıyla yapılan bu marka başvurusunun iyi niyetli bir başvuru olmadığını, davalının "KOMİLİ" markasını kullanım hakkının zeytinyağlarıyla sınırlı bulunduğunu, başvuru kapsamında yer alıp itiraz ettikleri mallar yönünden ise davalının "KOMİLİ" markasını kullanım hakkının olmadığını, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanması yönünden, önceki markanın tescilli olmasının aranmadığını, tescil başvurusunun yapılmasının da maddesinin uygulanması için yeterli olduğunu, "KOMİLİ" markalarının birbirlerinden ayrılmasından sonra, davalı "KOMİLİ" markasının sadece yenilebilir yağları ve zeytinyağını kapsadığını, diğer mallar yönünden markanın müvekkillerine ait olduğunu, davalı Şirketin "KOMİLİ" markasıyla sahip olduğu ürünlerin sağladığı kazanılmış hak itibariyle tescili talep olunan ürünler için aynı markayı kullanmasının ve "KOMİLİ" markası altında her türlü ürün için marka tescil başvurusunda bulunmasının mümkün olmadığını, tanınmış bir markaya sahip olmasının yeni marka tescillerinde tanınmışlığın sınırsız bir yetkisinin bulunmadığını ileri sürerek, YİDK’in 2017-M-7277 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında bırakılan malların, davacıların itirazlarına mesnet markaların kapsamlarındaki mallardan farklı olduklarını ve bu mallar yönünden iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; Komili markasının “zeytinyağı” ve bağlantılı ürünler ile özdeşleşmiş olduğunu, tüketici nezdinde çok güçlü ayırt ediciliğe sahip bulunduğunu, Yıldız Holding ve Komili Teknik firmasının davaya mesnet gösterilen markalarının çok uzun süredir kullanılmadığı talebi ile açılan davalar sonucunda hükümsüz kılındıklarını, müvekkilinin, davaya konu marka başvurusunun kapsadığı mallar yönünden müktesep hakkının olduğunu, markalar arasında görsel, işitsel benzerliğin bulunmasının tek başına yeterli olmadığını, aynı zamanda markaların kapsadığı malların da benzer olması gerektiğini, müvekkilinin marka tescil başvurusunun kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2016/07816 sayılı dava konusu başvuru ile davacı Komili Teknik firmasının davaya mesnet gösterilen markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzerlik bulunduğu, dava konusu marka başvurusunun kapsadığı 05 inci sınıftaki "İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular" emtiası bakımından markalar arasında iltibas ihtimalinin söz konusu olduğu, davacı ... markaları ile dava konusu başvuru arasında ise başvuru kapsamındaki 05 inci sınıfta yer alan "İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı tazeleyici kokular. Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler.", 16 ncı sınıfta yer alan "Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri.Matbaa ve ciltleme malzemeleri.", 29 uncu sınıfta yer alan "Süt ve süt ürünleri. (krema hariç)", 32 nci sınıfta yer alan "Enerji içecekleri” emtiaları bakımından iltibas ihtimalinin söz konusu bulunduğu, ancak davalının önceki tarihli markalarından kaynaklı 29 uncu sınıftaki "Süt ve süt ürünleri(krema hariç)" malları bakımından müktesep hakkı olduğu, diğer mallar bakımından ise müktesep hakkının olmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 25.08.2017 tarih 2017-M-7277 sayılı kararının, davacı Komili Teknik A.Ş. yönünden 5 inci sınıftaki "insan ve hayvanlar için olanlar hariç, deodorantlar havayı tazeleyici kokular" malları, davacı ... AŞ yönünden ise 5 inci sınıftaki "insan ve hayvanlar için olanlar hariç, deodorantlar, havayı tazeleyici kokular, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı reaktif maddeler.", 16 ncı sınıftaki "plastık malzemeden mamül ambalajlama ve sarma malzemeleri, matbaa ve ciltleme malzemeleri", 32 nci sınıftaki "enerji içecekleri" emtiaları bakımından iptaline, belirtilen mal ve hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1-Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; itirazları üzerine mahkemece ek rapor alınmasına karar verildiğini, kök raporda müddet olduğu gerekçesiyle dikkate alınmayan 2010/84952 sayılı markanın, mahkeme kararı gereği hüküm ifade ettiği yolundaki itirazlarının, ek raporda haklı görülerek bu marka yönünden de karşılaştırılma yapıldığını ve neticesinde bu markanın kapsamındaki 16 ncı sınıf mallar yönünden iltibas tehlikesi bulunduğunun açıklandığını, buna rağmen mahkemece böyle bir rapor yokmuş veya sadece kök rapor kendilerince tamamen kabul edilmiş gibi gerekçeli kararda ek rapordan hiç söz edilmediğini, bu ek raporun niçin değerlendirilmediği hakkında da herhangi bir gerekçeye yer verilmediğini, söz konusu somut uyuşmazlıkta olduğu gibi müvekkiline ait "Komili" ibareli markalara ilişkin müvekkili lehine sonuçlanan davalar olduğunu ve haklılıklarının da bu kararlarla ortaya konulduğunu, müvekkili şirketlerin müktesep hakka sahip olduğunun gerek yerel mahkeme kararları gerekse de yüksek mahkeme kararları neticesinde tespit edildiğini, başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2-Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetlerle, davacıların itirazlarına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal/hizmetler arasında benzerlik olmadığından, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, davanın kabul ret oranının %70 olarak kabulünün de hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta da işlem dosyasındaki "müddet" kaydına rağmen, davacının itirazına dayanak 2010/84952 numaralı marka tescil başvurusu hakkındaki, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 01.12.2015 tarih ve 2013/307 E., 2015/337 K. sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.01.2018 tarih ve 2016/5707 E.- 2018/591 K. sayılı kararı ile davacı yararına kesin şekilde bozulmuş ve 2010/84952 numaralı başvurunun reddine dair YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerektiğinin bildirildiği, dolayısıyla davacının 2010/84952 numaralı marka tescil başvurusu, YİDK karar tarihinde ve halen hukuki varlığını sürdürdüğü, dava konusu YİDK karar tarihinde hukuki varlığını sürdüren ve davacı tarafça işbu dava konusu başvuruya karşı kuruma sunulan itiraz dilekçesinde de açıkça dayanılan, davacı ....'nin 2010/84952 numaralı marka tescil başvurusunun, benzerlik incelemesinde dikkate alınması gerektiği,dava konusu başvuru kapsamında, 5 nci sınıftaki "İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç, deodorantlar havayı tazeleyici kokular. İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı reaktif maddeler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç):diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri" malları yönünden, diğer davacı ... AŞ'ye ait markalarla dava konusu başvuru arasında 5 nci sınıftaki "İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç, deodorantlar, havayı tazeleyici kokular. İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı reaktif maddeler. Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç):diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri", 16 ncı sınıftaki "Plastik malzemeden mamül ambalajlama ve sarma malzemeleri, matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. ", 32 nci sınıftaki "enerji içecekleri" malları yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesindeki birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu, bunun dışında kalan mallar yönünden ise iltibas tehlikesinin olmadığının kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmeyerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı kurum vekilinin istinaf başvurusun ise esas yönünden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1-Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden iltibas tehlikesinin bulunduğundan davanın tümden kabulüne karar verilmesini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2-Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının istinaf mahkemesinde değerlendirilen "müddet" kaydı bulunan 2010/84952 numaralı markasını dava konusu YİDK itiraz dosyasında gerekçe olarak ileri sürmediğini, anılan markanın itiraz tarihinde ret edilmiş olduğundan hukuki varlığını yitirdiğini, hukuki ve fiili geçersiz olduğundan geriye etkili şekilde kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmamasına rağmen değerlendirmeye alınamayacağını, zira davacının da bu sebeple itiraz gerekçesinde bu markaya dayanmadığını, davacının 2016/13697 numaralı marka başvurusunun reddine ilişkin açmış olduğu davanın ret edildiğini temyiz Dairesince bozulduğunu, istinaf mahkemesince direnilmesine rağmen mezkur kararına aykırı değerlendirmesinin çelişkili olduğunu, davanın reddine dair karar verilen mallar bakımından da karıştırma ihtimali bulunmadığından kararın bozulmasını istemiştir. 3-Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.