Hukuk Genel Kurulu 2017/3193 E. , 2021/1025 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Manisa 2. İş Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belg…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/3193 E. , 2021/1025 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Manisa 2. İş Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesine göre uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la değişikliği öncesi hâliyle 438. maddesinin 2. fıkrası gereğince direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağından davalı vekilinin duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ambalaj imalatı yapılan davalı işverene ait fabrikanın geri kazanma bölümünde çalıştığını, davalı şirketin asıl işçileri ile benzer işi yaptığı hâlde ücreti belirgin şekilde düşük olduğu gibi, bu işçilerin yararlandırıldığı ikramiye, prim, sosyal yardımlar gibi olanaklardan da yoksun bırakıldığını, tüm emir ve talimatları davalı işverene bağlı görevlilerden aldığını ve alt işveren şirketle ilişkisinin yalnız ücret tahsilâtından ibaret olduğunu, dava tarihinden kısa bir süre önce de müvekkilinin çalıştığı geri kazanma bölümündeki işçilerin tamamının davalının kadrolu çalışanı durumuna getirildiğini, tüm bu hususların davalı ile alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca muvazaaya dayalı ayrımcılığa maruz kaldığından kendisiyle benzer işi yapan davalı işverenin işçileriyle arasındaki ücret farkının ödenmesini, davalının muvazaa dolayısıyla eşit işlem borcuna aykırı davrandığından İş Kanunu’nun 5. maddesinin 6. fıkrasında düzenlenen dört aylık ücret tutarındaki tazminata da hak kazandığını belirterek, ücret farkı ile dört aylık ücretine karşılık tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: