2. Hukuk Dairesi 2016/18001 E. , 2018/6914 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Anayasanın 141/3. maddesi "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297…
**2. Hukuk Dairesi 2016/18001 E. , 2018/6914 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Anayasanın 141/3. maddesi "bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır" buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının 3. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalannın özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da bir gereğidir (HMK m. 27-( l)-c). Davacı-karşı davalı erkek tarafından fiili ayrılık sebebine dayalı (TMK m. 166/4) olarak, davalı- karşı davacı kadın tarafından ise, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı (TMK m. 166/1) olarak karşılıklı boşanma davası açılmıştır. Mahkemece her iki davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün gerekçe kısmında, taraflar arasında bir boşanma davası görülmüş olsa da tarafların 2010 yılına kadar bir arada yaşadıkları, açılan davanın davacının 04.11.2011 tarihli feragati nedeni ile reddolunduğu, feragat tarihinden itibaren tarafların bir araya gelmediklerinin sabit olduğu, ancak davalı-karşı davacı kadın eşin bir araya gelmeme de kusurunun davacı tarafından ispat olunamadığı, aksine davacının, ayrı yaşama tarihine kadar davalıya hakaret ettiği, sadakatsizlik iddiasında bulunduğu ve en son davacı vekilinin de kabulü gibi evin kilidini değiştirerek evlilik birliğinin devamına engel olduğu anlaşılmakla davacının kusuru ile evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı anlaşılmakla, açılan davaların kabulüne tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Mahkemece gerekçenin devamında, toplanan delillerden tarafların belirlenen sosyal ve ekonomik durumları, günün ekonomik koşulları itibarıyla paranın satın alma gücü, tarafların yaşı evlilik birliğinde geçen süre, boşanmaya neden olan kusurlu olan davalıyı ekonomik yıkıma sürüklememek ilkeleri dikkate alınarak davacıya belirli bir para vermek suretiyle yaşamış olduğu olay nedeniyle eksilen yaşama sevincini tazelemek hedeflenmek suretiyle 4.500,00 TL manevi tazminata, ve 20.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Mahkemece, gerekçede davacı-karşı davalı erkeğin kusurlu olması nedeniyle boşanma kararı verilmiş ancak gerekçenin devamında ve hükümde kusurlu olduğu kabul edilen davacı-karşı davalı erkek yararına tazminata hükmedilerek çelişki yaratılmıştır. Bu bakımdan gerekçe, kendi içinde ve hüküm ile çelişkili olup, bu durum tek başına bozma sebebi oluşturduğundan, hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bzoma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29.05.2018 (Salı)