11. Hukuk Dairesi 2016/2698 E. , 2017/6435 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2015 tarih ve 2014/347-2015/947 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2016/2698 E. , 2017/6435 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2015 tarih ve 2014/347-2015/947 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %10 hissedarı olduğunu, şirketin 18/05/2012 tarihinde yapılan olağan genel kurulun şirket merkezinin bulunduğu yerde yapılmadığını, yönetim kurulu ve denetim kurulunun ibrası işleminin usulsüz olduğunu, şirketin ihtiyacı olmadığı halde sermaye arttırım kararı alındığını, sermaye arttırımının sırf rüçhan haklarının ihlali ve pay sahiplerini zarara uğratmak amacıyla yapıldığını, işletmenin devredilmesi, işletme ve işletmelerin devralınması yönündeki genel kurul kararının da davalı şirket tacir sıfatını kaybedeceğinden ve yeni bina alımı ile yönetim kurulu üyelerinin seçimi ana sözleşmeye aykırı olduğundan iptali gerektiğini ileri sürerek, yasaya, usule ve ana sözleşmeye aykırı bir şekilde davalı şirket tarafından 18/05/2012 tarihinde yapılan olağan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının genel kurulda tüm maddelere itiraz etmediğini, şirket ana sözleşmesine göre genel kurul toplantılarının şirketin şubesinin bulunduğu ilçede herhangi bir adreste yapılabileceğini, davalı şirketin ... İlçesinde hastane işletmesi nedeniyle şubesi bulunduğunu, bu nedenle ... İlçesi içerisinde herhangi bir adreste toplantı yapılabileceğini, ibranın kanuna uygun bulunduğunu, davacının başhekim yardımcısı sıfatıyla şirket işlerinin yürütülmesine bizzat katıldığını, sermaye arttırımının elzem olup keyfen alınmış bir karar olmadığını, bu açıdan hastane ruhsatının ve işletmenin korunması için bir an önce yatırım yapılarak ya yeni bir hastane binasına geçilmesi ya da yeni bir hastane binasının inşa edilmesi gerektiğini, davacının kötü niyetli olup şirketin atılım yapmasını engellemeye çalıştığını, şirket binasının yenilenmesinin mevzuattan kaynaklandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın 3 aylık süre içinde açıldığı, davacının iptalini talep ettiği 5,7,8 ve 9 nolu kararlarda olumsuz oy kullandığı ancak geçerli bir muhalefet şerhi bulunmadığı, sadece muhalefet ettiği maddeler görüşülmeden önce 3. maddede toplu olarak peşin muhalefetini belirttiği, Yargıtay kararlarına göre bunun geçerli bir muhalefet şerhi