(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7207 E. , 2009/8131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.07.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın 109 ada 49 parsel yönünden kabulüne dair verilen 07.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/7207 E. , 2009/8131 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.07.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın 109 ada 49 parsel yönünden kabulüne dair verilen 07.04.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, genel yola çıkışı olmayan 109 ada 50 parsel sayılı taşınmazı yararına, davalılara ait 109 ada 47, 48, 49, 51, 52 ve 53 parsel numaralı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Davalılar ..., ... ve ... davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacı parseli yararına, davalılar ... ve ...’e ait 109 ada 49 parsel üzerinden 09.09.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda 5 numaralı seçenek olarak gösterilen ... renkle boyalı kısımdan geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Hüküm; davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Uygun güzergah saptanırken, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır. Taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu hallerde bu husus gerekçelendirilerek geçit hakkı tesisi edilmelidir. Somut olaya gelince; hüküm altına alınan geçit yeri birçok meyve ağacının sökülerek yok edilmesine neden olacaktır. Bu durum komşuluğun olağan katlanma sınırlarını aşar. Bu nedenle geçit yeri olarak belirlemeye ilişkin hüküm doğru olmamıştır. Seçenekler arasında yer alan ve değerlendirmeye tabi tutulduğu anlaşılan davacı parseli batı bitişiğindeki 48 numaralı parsel maliki davacının kardeşi ...’un 48 numaralı parselin güney sınırı boyunca geçide rıza gösterdiği anlaşıldığından bu bölümün genel yola erişimini sağlayacağı anlaşılan 49 parselin batı sınırı boyunca güneydeki yola bağlantısını sağlayacak şekilde geçit seçeneği üzerinde durulmalı, uygunluğu seçilecek bilirkişilerce denetlendirilerek sonucuna göre “fedakarlığın denkleştirilmesi” prensibine uygun olarak geçit hakkı kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 30.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.