7. Hukuk Dairesi 2010/6335 E. , 2011/4016 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 129 ada 13 ve 15 parsel sayılı sırasıyla 10954,42 m2 13904,07 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla ölü oldukları belirtilmek suretiyle ... oğulları ... v…
**7. Hukuk Dairesi 2010/6335 E. , 2011/4016 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 129 ada 13 ve 15 parsel sayılı sırasıyla 10954,42 m2 13904,07 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla ölü oldukları belirtilmek suretiyle ... oğulları ... ve ... ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, yargılama sırasında ise tapu kaydına da dayanmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... ...'dan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır. Saptanan dava niteliği ile az yukarıda vurgulanan hukuksal olgular da dikkate alındığında yerel mahkemece yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile mirasçılar arasında yöntemine uygun paylaşmanın yapılmadığı belirlendiğine göre mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmediğinden reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 6,85 TL harcın temyiz edenden alınmasına 13.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.