19. Hukuk Dairesi 2013/10570 E. , 2013/14060 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, Iğdır Toki Konutlarında bulunan kendisine ve ablasına ait daireleri davalıya 27.000-TL bedelle sattığını, evler üzerind…
**19. Hukuk Dairesi 2013/10570 E. , 2013/14060 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, Iğdır Toki Konutlarında bulunan kendisine ve ablasına ait daireleri davalıya 27.000-TL bedelle sattığını, evler üzerindeki borçların devam etmesi nedeniyle tapuda devir işlemlerini gerçekleştiremediklerini, bu nedenle davalıyla aralarında haricen sözleşme yaptıklarını, tapuda devir verilmesinin teminatı olarak müvekkilinin davalıya boş senet imzalayıp verdiğini, tapuda devir işlemleri için davalının kardeşi olduğunu beyan eden davadışı ...' un geldiğini, senetlerin şehirdışında olan ağabeyinde olup döndüğünde vereceğini beyan etmesi nedeniyle müvekkilinin güvenerek tapuda devir işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu şahsın müvekkilinden tapu masraflarını istediğini, ancak müvekkilinin bu masrafların alıcıya ait olduğunu beyan ettiğini, daha sonradan davalının elinde bulunan senede tapu devir masrafı olan 4.350-TL yi yazarak müvekkili hakkında Iğdır İcra Müdürlüğü' nün 2012/1438 sayılı dosyasından icra takibi başlattığını öğrendiklerini beyanla, müvekkilinin takibe konu senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davadışı ...' dan bir daire satın aldığını, davacıdan daire satın almadığını, davacının borçlarını ödemek için müvekkilinden elden nakit borç para aldığını, bunun karşılığında müvekkiline senet verdiğini, tapu harçlarına binaen senet alınmasının sözkonusu olmadığını, zira taşınmazın devir masrafları ile takibe konulan senetteki miktarın da birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin kardeşi olmayan ...' un davacıdan daire almış olduğunu, bu şahsın imzaladığı ve davacının müvekkiline karşı borçlu olmadığına ilişkin belgenin müvekkili bakımından geçersiz olduğunu, takibe konu bono senedindeki borcun ödendiğine ilişkin bir ispat aracı olamayacağını, senede karşı senetle ispat kuralı olduğunu belirterek, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava konusu alacağın miktarı nazara alındığında iddianın senede dayanması nedeniyle senede karşı senetle ispat kurallarının uygulanması gerektiği, davacının yazılı delil sunamadığı, ancak yemin deliline başvurduğu, buna karşın davalı tarafın usulüne uygun olarak yeminini eda ettiği belirtilerek, davanın reddine, takip durdurulmamış olduğundan davalı tarafın icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.