Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1498 E. , 2024/5835 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1498 Karar No : 2024/5835 DAVACI : ... Elektrik Mühendislik İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALILAR : 1. ...Kurumu VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... 2. ...Piyasaları İşletme A.Ş. (...) VEKİLİ : Av. ... 3. ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... DAVANIN KONUSU : 1. Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1498 E. , 2024/5835 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/1498 Karar No : 2024/5835 DAVACI : ... Elektrik Mühendislik İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALILAR : 1. ...Kurumu VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... 2. ...Piyasaları İşletme A.Ş. (...) VEKİLİ : Av. ... 3. ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... DAVANIN KONUSU : 1. Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 37. maddesinin 7. fıkrasının, 2. Söz konusu fıkra uyarınca Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin ödenmeyerek YEK Destekleme Mekanizmasına (YEKDEM) bedelsiz katkı olarak dikkate alınması gerektiğine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığının... tarih ve ... sayılı işleminin, 3. Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınması için Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği kapsamında EPİAŞ'ın ... Elektrik Perakende Satış A.Ş.'ye (...Perakende) yaptığı geriye dönük düzeltme kalemi bildirim işleminin, 4. Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin davacı şirketten geri alınmasına yönelik ... Perakendenin 04/03/2022 tarihli işleminin iptali ve, 5. Kasım 2021 döneminde üretilen ve YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak kabul edilen enerji bedelinin işbu davanın açıldığı tarihteki karşılığı olan 583.120,00-TL'nin (miktar arttırım ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Birleşme sürecine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirdiği, gecikmenin organize sanayi bölgesi mevzuatından kaynaklandığı, dava konusu Yönetmelik kuralının 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile lisanssız elektrik üretiminin amacına aykırı olduğu, ilgili ayda üretilen enerjinin tamamının sisteme tedarik şirketi tarafından verildiği kabulünün bir idari yaptırım türü olduğundan kanunla düzenlenmesinin gerektiği, Yönetmeliğin 37. maddesinin 7. fıkrası gereğince tesis edilen işlemlerin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALILARIN SAVUNMASI : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, usule ilişkin olarak, ... tarih ve ... sayılı işlemin icrai olmadığı ve davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak ise lisanssız elektrik üretim tesislerinin sisteme bağlanmasına ilişkin teknik usul ve esaslar ile satışa, başvuru yapılmasına ve denetim yapılmasına ilişkin usul ve esasların Yönetmelik ile düzenlendiği, dava konusu kuralla lisanssız üretim tesisi sahibi tüzel kişilerin farklı bir tüzel kişi bünyesinde birleşmesi halinde uygulamada meydana gelen sorunların önüne geçilmesinin amaçlandığı, lisanssız elektrik üretimi yapan tüzel kişilerin genellikle birleşme işlemi yapmaları durumunda dağıtım şirketlerine bildirimde bulunmadığı, fatura düzenlenmesinde ve ödeme yapılmasında sıkıntılar yaşandığının tespit edildiği, ayrıca terör eylemleriyle ilişkisi olan kişilerin ticari işlemlerinin izlenmesi ihtiyacının hasıl olduğu, lisanssız üretim faaliyetlerinin saatlik yapılan işlemler neticesinde aylık faturalandırılan bir mahiyeti olması, ay ortasında birleşme/bölünme gibi faaliyetlerin sonuçlanması neticesinde faturalandırmaya yönelik sıkıntılar oluşması ile izleme ve kontrol mekanizmalarının etkin biçimde çalıştırılmasını teminen öncül ve uyarıcı nitelikte bir düzenleme yapıldığı, davacı şirket tarafından mevzuatta yer alan tarih itibarıyla ilgili şebeke işletmecisine başvuruda bulunulmadığı savunulmaktadır. ...A.Ş. tarafından, usule ilişkin olarak, davacıya yönelik olarak tesis edilen bir işlemin mevcut olmaması nedeniyle kendilerine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı; esasa ilişkin olarak ise davacı şirket lisanssız üretici olduğundan imzalanmış bir piyasa katılım anlaşmasının bulunmadığı, lisanssız üreticilerin sayaç verilerinin okunması, yapılacak ödemeler ve sair süreçlerin dağıtım şirketleri ile görevli tedarik şirketleri tarafından yürütüldüğü, dava konusu Yönetmelik kuralı gereğince kendilerine bildirim yapılması halinde Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 133 ve 134. maddelerinde öngörülen koşullar gerçekleşmişse hesaplamaların ve ödemelerin yapıldığı, bu kapsamda Kadirli Organize Sanayi Bölge (OSB) Müdürlüğü ile ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin veri düzeltme talepli yazıları doğrultusunda düzeltme işlemlerinin yapıldığı, davacı şirkete ait bir tutarın uhdelerinde bulunmadığı savunulmaktadır. Enerjisa ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. tarafından, üretilen enerji bedelinin ödenmeyerek YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınmasının EPİAŞ tarafından işletilen YEKDEM ile ilgili olduğu, sürece ilişkin olarak perakende satış şirketlerinin uygulayıcı konumunun bulunduğu, YEKDEM'e bedelsiz katkının fiilin işlendiği tarihteki mevzuata göre uygulanan idari bir yaptırım olduğu, dolayısıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemlerin iptaline, davacının tesisinde 2021 yılı Kasım ayında üretilen enerji karşılığından hesaplanan ve YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak kabul edilerek davacıdan dava konusu işlemler uyarınca 04/03/2022 tarihinde geri alınan 481.211,56-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek (davacının uhdesinden çıktığı/ilgili idareye ödediği 04/03/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekmekle birlikte taleple bağlılık ilkesi gereğince yasal faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerekmektedir.) yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının YEKDEM'e gelir kaydedilen tutar ve faize yönelik fazlaya ilişkin taleplerinin ise reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'UN DÜŞÜNCESİ : Dava; Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 37. maddesinin 7. fıkrasının, söz konusu fıkra uyarınca Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin ödenmeyerek YEK Destekleme Mekanizması'na (YEKDEM) bedelsiz katkı olarak dikkate alınması gerektiğine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin, Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınması için Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği kapsamında EPİAŞ'ın ... Elektrik Perakende Satış A.Ş.'ye yaptığı geriye dönük düzeltme kalemi bildirim işleminin, Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin davacı şirketten geri alınmasına yönelik ... Perakende Satış A.Ş.'nin 04/03/2022 tarihli işleminin iptali ve Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca miktar arttırım ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla işbu davanın açıldığı tarihteki karşılığı olan 583.120,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Anayasa'nın "Suç ve cezalara ilişkin esaslar" başlıklı 38. maddesinde, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkumiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır. Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur. Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz. Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz. Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez. Ceza sorumluluğu şahsidir. Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz. Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez. İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir. Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez." hükmü yer almaktadır. 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır." hükmü; "Lisanssız yürütülebilecek faaliyetler" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında ise, lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaf faaliyetler sayılmış; 3. fıkrasında, lisans alma yükümlülüğünden muaf olan yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten kişilerin ihtiyacının üzerinde ürettiği elektrik enerjisinin sisteme verilmesi hâlinde elektrik enerjisinin son kaynak tedarik şirketince, 10/05/2005 tarih ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında belirlenen fiyatlardan alınacağı; 4. fıkrasında, bu kişilerin sisteme bağlanmasına ilişkin teknik usul ve esaslar ile satışa, başvuru yapılmasına ve denetim yapılmasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği" hükmü yer almaktadır. 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'un 6/A maddesinde, (dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihteki hükmü) "4628 sayılı Kanun'un 3. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kurulacak yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri için başvuru yapılması, izin verilmesi, denetim yapılması ile teknik ve mali usul ve esaslar, Bakanlık, İçişleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve DSİ’nin görüşleri alınarak EPDK tarafından çıkartılacak bir yönetmelikle düzenlenir. Hidroelektrik üretim tesisleri için su kullanım hakkının verilmesine, DSİ’nin ilgili taşra teşkilatının su rejimi açısından üretim tesisinin yapımında sakınca bulunmadığına ve bağlantının yapılacağı dağıtım şirketinden dağıtım sistemine bağlantı yapılabileceğine dair görüş alınmak kaydıyla, tesisin kurulacağı yerdeki il özel idareleri yetkilidir. Bu madde kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten gerçek ve tüzel kişiler; ihtiyaçlarının üzerinde ürettikleri elektrik enerjisini dağıtım sistemine vermeleri hâlinde, I sayılı Cetveldeki fiyatlardan on yıl süre ile faydalanabilir. Bu kapsamda dağıtım sistemine verilen elektrik enerjisinin perakende satış lisansını haiz ilgili dağıtım şirketi tarafından satın alınması zorunludur. İlgili şirketlerin bu madde gereğince satın aldıkları elektrik enerjisi, söz konusu dağıtım şirketlerince YEK Destekleme Mekanizması kapsamında üretilmiş ve sisteme verilmiş kabul edilir." kuralına yer verilmiştir. Lisanssız üretim tesisi sahibi tüzel kişinin; kendi tüzel kişiliği altında veya diğer bir tüzel kişi bünyesinde, tüm aktif ve pasifleri ile birlikte birleşmek istemesi hâlinde, ilgili üretim tesisi veya tesislerinin tamamının kabulünün yapılmış olması kaydıyla, birleşme işleminin mer’i mevzuat kapsamında gerçekleştirileceği, lisanssız üretim tesisi sahibi tüzel kişinin aynı kalması ve pay oranlarının değişmemesi kaydıyla kabul şartının aranmayacağı, birleşme işlemi gerçekleşmeden önce ilgili ayın ilk on günü içerisinde ilgili şebeke işletmecisine ilgili mevzuat kapsamındaki iş ve işlemler için başvuruda bulunulacağı, birleşme talebi kapsamında sunulması gereken belgelerin tam ve eksiksiz olması hâlinde, birleşme işlemi ve ilgili mevzuat kapsamında yapılması gereken iş ve işlemlerin ilgili taraflarca eş zamanlı olarak ve fatura dönemi sonu itibarıyla sonuçlandırılarak tamamlanacağı, tam ve eksiksiz olarak başvuruda bulunulmaması hâlinde ise ilgili şebeke işletmecilerince talebin değerlendirmeye alınmayacağı ve beş iş günü içerisinde muhataplarına eksikliklere ilişkin bildirimde bulunulacağı, birleşme işleminin ilgili tüzel kişilerce yukarıda yer alan hususlara uygun olarak tamamlanmaması hâlinde ilgili ayda üretilen enerjinin görevli tedarik şirketi tarafından üretilerek sisteme verilmiş olduğunun kabul edileceği ve bu enerji ile ilgili olarak piyasa işletmecisi ve görevli tedarik şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmayacağı ve bu kapsamda sisteme verilen enerjinin YEKDEM’e bedelsiz katkı olarak dikkate alınacağı öngörülmüştür. Birleşme işleminin Yönetmelikte belirtilen takvime uyulmadan gerçekleşmesi durumunda, ilgili ayda üretilen enerji için lisanssız üretim tesisi sahibi tüzel kişilere herhangi bir ödeme yapılmamasına yönelik kuralın düzenleyici işlemlerle belirlenip belirlenemeyeceğinin ortaya konulması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; ... Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından, şirketin ana hissedarı olan ... Elektrik Mühendislik İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş. bünyesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 136/1-a maddesi gereği devralma şeklinde birleşmenin öngörüldüğü, söz konusu birleşmenin herhangi bir etkisinin olup olmadığı hususunda 24/06/2021 tarihinde Kadirli OSB Müdürlüğüne görüş sorulduğu, Kadirli OSB Müdürlüğünün 25/06/2021 tarihinde verdiği cevapta, firmaların unvan değişikliği yapması durumunda uygunluk görüşü alınması zorunlu olduğundan ancak bu yöndeki görüş verildikten sonra unvan değişikliği ve devir işlemlerinin yapılabileceğinin bildirildiği, ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 05/11/2021 tarihli dilekçesiyle, birleşme işleminden önce yerine getirilmesi gereken prosedürlerin olup olmadığı sorularak, dava konusu Yönetmelik kuralı doğrultusunda yapılması gereken işlemlerin Kadirli OSB Müdürlüğünden talep edildiği, 25/11/2021 tarihli dilekçe ile de, söz konusu birleşme işlemine Yönetim Kurulu'nca 22/11/2021 tarihinde karar verildiğinden bahisle uygunluk talebi için Kadirli OSB Müdürlüğüne başvuruda bulunulduğu, Kadirli OSB Müdürlüğünün 17/12/2021 tarihli cevap yazısında, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğünün görüşü ve OSB Uygulama Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda birleşmenin uygunluğuna karar verildiğinin bildirildiği, birleşme nedeniyle 4 adet güneş enerjisi santralinin davacı şirkete devredilmesinin talep edildiği belirtilerek söz konusu üretim tesislerinin devrinin yapılıp yapılmayacağı, birleşme için sunulan bilgi ve belgelerin yeterli olup olmadığı ve ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi bedelinin hangi şirkete ödeneceğine ilişkin olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan görüş sorulduğu, davaya konu edilen 20/01/2022 tarihli işlemle, birleşme işleminin mevzuatta belirtilen takvime uyulmaksızın yapılması nedeniyle Kasım ayına ilişkin ödemenin YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak kabul edilmesi gerektiği bildirildiği, bunun üzerine dava konusu Yönetmelik kuralı gereğince Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin ödenmeyerek YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınmasına karar verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu edilen Yönetmelik hükmünün, birleşme işleminin öngörülen sürede gerçekleşmediğinin tespiti halinde, ilgili ayda üretilerek sisteme verilen enerjiye dair herhangi bir ödeme yapılmaması ve bu kapsamda sisteme verilen enerjinin YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınmasına yönelik idari yaptırım olduğu açıktır. Bu nedenle, idari yaptırım niteliğindeki bu durumun, düzenleyici bir işlem olan yönetmelikle oluşturulması, Anayasa'nın 38. maddesi uyarınca yaptırımda kanunilik ilkesine aykırılık teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, birleşme işleminin öngörülen takvime uyulmadan gerçekleştirilmesi durumunda, yeni bir idari yaptırım türü oluşturularak lisanssız üretim tesisi sahibi tüzel kişilere ürettikleri elektriğin bedelinin ödenmemesini ve sisteme verilen enerjinin YEKDEM’e bedelsiz katkı olarak dikkate alınmasını düzenleyen dava konusu Yönetmelik maddesinde hukuka uygunluk görülmemiştir. Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 37. maddesinin 7. fıkrasında hukuka uygunluk görülmediğinden, bu düzenlemeye bağlı olarak tesis edilmiş ve davaya konu edilmiş işlemlerinde, hukuki dayanaktan yoksun kaldığı açıktır. Açıklanan nedenlere, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 37. maddesinin 7. fıkrası ile buna bağlı olarak tesis edilmiş ve dava konusu edilmiş işlemlerin iptaline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 583.120,00-TL'nin yasal faizi ile birlikte davacıya tazmini gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 24/12/2024 tarihinde, davacı vekili Av. ..., davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekili Av. ..., davalı ... A.Ş. vekili Av. ... ve davalı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekili Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 1- ... Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından, şirketin ana hissedarı olan ... Elektrik Mühendislik İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş. bünyesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 136/1-a maddesi gereği devralma şeklinde birleşme öngörülmüş, söz konusu birleşmenin herhangi bir etkisinin olup olmadığı hususunda 24/06/2021 tarihinde Kadirli OSB Müdürlüğüne görüş sorulmuştur. 2- Kadirli OSB Müdürlüğünün 25/06/2021 tarihinde verdiği cevapta, firmaların unvan değişikliği yapması durumunda uygunluk görüşü alınmasının zorunlu olduğu ve ancak bu yöndeki görüş verildikten sonra unvan değişikliği ile devir işlemlerinin yapılabileceği bildirilmiştir. 3- Daha sonra, ... Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 05/11/2021 tarihli dilekçesiyle, birleşme işleminden önce yerine getirilmesi gereken prosedürlerin olup olmadığı sorularak, dava konusu Yönetmelik kuralı doğrultusunda yapılması gereken işlemler hususunda gereği Kadirli OSB Müdürlüğünden talep edilmiştir. 4- Aynı şirketin 25/11/2021 tarihli dilekçesiyle, söz konusu birleşme işlemine yönetim kurulunca 22/11/2021 tarihinde karar verildiğinden bahisle uygunluk talebi için Kadirli OSB Müdürlüğüne başvuruda bulunulmuştur. 5- Bu başvuruya istinaden Kadirli OSB Müdürlüğünün 17/12/2021 tarihli cevap yazısında, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğünün görüşü ve OSB Uygulama Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda birleşmenin uygunluğuna karar verildiği davacı şirkete bildirilmiştir. 6- Ardından, birleşme nedeniyle 4 adet güneş enerjisi santralinin davacı şirkete devredilmesinin talep edildiği belirtilerek söz konusu üretim tesislerinin devrinin yapılıp yapılmayacağı, birleşme için sunulan bilgi ve belgelerin yeterli olup olmadığı ve ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi bedelinin hangi şirkete ödeneceğine ilişkin olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan (Kurum) görüş sorulmuştur. 7- Kurumun 20/01/2022 tarihli yazısında, birleşme işleminin mevzuatta belirtilen takvime uyulmaksızın yapılması nedeniyle Kasım ayına ilişkin ödemenin YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak kabul edilmesi gerektiği bildirilmiş, bunun üzerine dava konusu Yönetmelik kuralı gereğince Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin ödenmeyerek YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınmasına karar verilmiştir. 8- Devam eden süreçte Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınması amacıyla EPİAŞ ve ... Perakende tarafından ilgili mevzuat kapsamında yapılması gereken işlemler başlatılmış, EPİAŞ tarafından söz konusu enerji bedelinin YEKDEM'e aktarılması amacıyla ... Perakendenin 28/01/2022 tarihli talebi üzerine Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği kapsamında geriye dönük düzeltme kalemi oluşturulmuştur. 9- Daha sonra Kasım 2021 döneminde üretilen ve YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınmasına karar verilen enerji bedeline ilişkin olarak ... Perakende tarafından 24/02/2022 tarih ve 481.211,56-TL bedelli fatura düzenlenmiş, söz konusu fatura kapsamındaki enerji bedeli davacı tarafından 04/03/2022 tarihinde davalı ... Perakendeye ödenmiş, bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalıların usule ilişkin itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesinin birinci fıkrasında, lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaf faaliyetler sayılmış; üçüncü fıkrasında, lisans alma yükümlülüğünden muaf olan yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten kişilerin ihtiyacının üzerinde ürettiği elektrik enerjisinin sisteme verilmesi halinde elektrik enerjisinin son kaynak tedarik şirketince, 10/05/2005 tarih ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında belirlenen fiyatlardan alınacağı; dördüncü fıkrasında, bu kişilerin sisteme bağlanmasına ilişkin teknik usul ve esaslar ile satışa, başvuru yapılmasına ve denetim yapılmasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği kurala bağlanmıştır. 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'un dava konusu Yönetmeliğin yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlükteki hali olan 6/A maddesinde, "4628 sayılı Kanun'un 3. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kurulacak yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri için başvuru yapılması, izin verilmesi, denetim yapılması ile teknik ve mali usul ve esaslar, Bakanlık, İçişleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve DSİ’nin görüşleri alınarak EPDK tarafından çıkartılacak bir yönetmelikle düzenlenir. Hidroelektrik üretim tesisleri için su kullanım hakkının verilmesine, DSİ’nin ilgili taşra teşkilatının su rejimi açısından üretim tesisinin yapımında sakınca bulunmadığına ve bağlantının yapılacağı dağıtım şirketinden dağıtım sistemine bağlantı yapılabileceğine dair görüş alınmak kaydıyla, tesisin kurulacağı yerdeki il özel idareleri yetkilidir. Bu madde kapsamında yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten gerçek ve tüzel kişiler; ihtiyaçlarının üzerinde ürettikleri elektrik enerjisini dağıtım sistemine vermeleri halinde, I sayılı Cetveldeki fiyatlardan on yıl süre ile faydalanabilir. Bu kapsamda dağıtım sistemine verilen elektrik enerjisinin perakende satış lisansını haiz ilgili dağıtım şirketi tarafından satın alınması zorunludur. İlgili şirketlerin bu madde gereğince satın aldıkları elektrik enerjisi, söz konusu dağıtım şirketlerince YEK Destekleme Mekanizması kapsamında üretilmiş ve sisteme verilmiş kabul edilir." kuralına yer verilmiştir. Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 37. maddesinin 7. fıkrasının dava konusu halinde; "Lisanssız üretim tesisi sahibi tüzel kişinin; kendi tüzel kişiliği altında veya diğer bir tüzel kişi bünyesinde, tüm aktif ve pasifleri ile birlikte birleşmek istemesi halinde, ilgili üretim tesisi veya tesislerinin tamamının geçici kabulünün yapılmış olması kaydıyla, birleşme işlemi mer’i mevzuat kapsamında gerçekleştirilir. Birleşme işlemi gerçekleşmeden önce ilgili ayın ilk on günü içerisinde ilgili şebeke işletmecisine ilgili mevzuat kapsamındaki iş ve işlemler için başvuruda bulunulur. Birleşme talebi kapsamında sunulması gereken belgelerin tam ve eksiksiz olması halinde, birleşme işlemi ve ilgili mevzuat kapsamında yapılması gereken iş ve işlemler ilgili taraflarca eş zamanlı olarak ve fatura dönemi sonu itibarıyla sonuçlandırılarak tamamlanır. Tam ve eksiksiz olarak başvuruda bulunulmaması halinde ilgili şebeke işletmecilerince talep değerlendirmeye alınmaz ve 5 işgünü içerisinde muhataplara eksikliklere ilişkin bildirimde bulunulur. Birleşme işleminin ilgili tüzel kişilerce yukarıda yer alan hususlara uygun olarak tamamlanmaması halinde ilgili ayda üretilen enerjinin görevli tedarik şirketi tarafından üretilerek sisteme verilmiş olduğu kabul edilir ve bu enerji ile ilgili olarak piyasa işletmecisi ve görevli tedarik şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmaz ve bu kapsamda sisteme verilen enerji YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınır." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 37. maddesinin 7. fıkrasının, ... tarih ve ... sayılı işlemin,... Perakende'nin 04/03/2022 tarihli işleminin ve Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınması için Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği kapsamında EPİAŞ'ın ... Perakende'ye yaptığı geriye dönük düzeltme kalemi bildirimi işleminin incelenmesi; Dairemizin, söz konusu işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin 04/07/2022 tarih ve E:2022/1498 sayılı kararına davalı idareler tarafından itiraz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/09/2022 tarih ve YD İtiraz No: 2022/764 sayılı kararı ile; "Dava konusu düzenlemede, lisanssız üretim tesisi sahibi tüzel kişinin; kendi tüzel kişiliği altında veya diğer bir tüzel kişi bünyesinde, tüm aktif ve pasifleri ile birlikte birleşmek istemesi halinde, ilgili üretim tesisi veya tesislerinin tamamının kabulünün yapılmış olması kaydıyla, birleşme işleminin mer’i mevzuat kapsamında gerçekleştirileceği, lisanssız üretim tesisi sahibi tüzel kişinin aynı kalması ve pay oranlarının değişmemesi kaydıyla kabul şartının aranmayacağı, birleşme işlemi gerçekleşmeden önce ilgili ayın ilk on günü içerisinde ilgili şebeke işletmecisine ilgili mevzuat kapsamındaki iş ve işlemler için başvuruda bulunulacağı, birleşme talebi kapsamında sunulması gereken belgelerin tam ve eksiksiz olması halinde, birleşme işlemi ve ilgili mevzuat kapsamında yapılması gereken iş ve işlemlerin ilgili taraflarca eş zamanlı olarak ve fatura dönemi sonu itibarıyla sonuçlandırılarak tamamlanacağı, tam ve eksiksiz olarak başvuruda bulunulmaması halinde ise ilgili şebeke işletmecilerince talebin değerlendirmeye alınmayacağı ve beş iş günü içerisinde muhataplarına eksikliklere ilişkin bildirimde bulunulacağı, birleşme işleminin ilgili tüzel kişilerce yukarıda yer alan hususlara uygun olarak tamamlanmaması halinde ilgili ayda üretilen enerjinin görevli tedarik şirketi tarafından üretilerek sisteme verilmiş olduğunun kabul edileceği ve bu enerji ile ilgili olarak piyasa işletmecisi ve görevli tedarik şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmayacağı ve bu kapsamda sisteme verilen enerjinin YEKDEM’e bedelsiz katkı olarak dikkate alınacağı öngörülmüştür. Bu düzenleme ile lisanssız üretim tesisi sahibi şirketlerin, birleşme usullerine uymaması halinde ilgili ayda üretilen enerji bedelinin ödenmemesi öngörülmüş olup, ilgili şirketlerin lisanssız üretim tesisi statüsü dışına çıkarak lisanssız elektrik üretmiş duruma düşmedikleri, yalnızca mevzuatta belirlenen birleşme usullerine uymadıkları hususu dikkate alındığında, dava konusu düzenlemenin mevzuata aykırılık nedeniyle idari yaptırım uygulanmasını öngören nitelikte bir içeriğe sahip olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. İdari yaptırımlardan 'idari cezalarda muhatabın cezalandırılması amacı, 'idari tedbirler'de ise kamu hizmetinin aksamadan ve kamu düzeninin bozulmadan işleyişine devam etme amacı ağır basmakta olup, hizmetin düzgün işlemesini olumsuz etkileyebilecek ihlalleri engelleyici ve durdurucu nitelik taşıyanlar "idari tedbir"; idari tedbir boyutunu aşıp tedip etme ve cezalandırma boyutuna varan yaptırımlar ise "idari ceza" olarak görülmektedir. Dava konusu işlemin dayanağı olan düzenlemenin ise lisanssız elektrik üretim faaliyetinin düzenlenmesi ve iyi işlemesinin sağlanması amacına yönelik idari bir tedbir niteliği taşıdığı anlaşılmaktadır. İtiraza konu Daire kararında, dava konusu düzenlemenin yaptırımda kanunilik ilkesine uygun olmadığı sonucuna varıldığı görüldüğünden, dava konusu idari tedbirin, kanunla düzenlenmesinin zorunlu olup olmadığı, idarenin düzenleyici işlemiyle belirlenip belirlenemeyeceğinin ortaya konulması gerekmektedir. İdarelerin genel olarak düzenleyici işlem yapabilme yetkisi, Anayasa'nın 124. maddesine dayanan anayasal bir yetki olup, mevzuatla verilen görevlerin yerine getirilmesi amacıyla idareler tarafından düzenleyici işlemler yapılabileceği kuşkusuzdur. Düzenleyici ve denetleyici kurumlar ise, ilgili bulundukları sektörde düzenleme ve denetleme görevi üstlenmekte olup, bu kuruluşların temel işlevi, toplumsal ve ekonomik hayatın temel hak ve özgürlükler ile yakından ilişkili alanlardaki kamusal ve özel kesim etkinliklerini birtakım kurallar koyarak düzenlemek, konulan kurallara uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemektir. Kamu hizmetlerinin değişen koşullara uyarlanması ve geliştirilmesi ihtiyacı, idarelere, kamu hizmetinin sunumuna ilişkin düzenleyici işlemlerin değiştirilebilmesi ya da yürürlükten kaldırılabilmesi imkanını tanımakta olup, diğer idareler ile karşılaştırıldığında, bağımsız idari otoritelerin düzenleme yapma ve mevcut düzenlemelerde değişiklik yapma yetkisinin, düzenlemeye tabi sektörün dinamik ve teknik yapısı gereği daha kapsamlı olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu bağlamda, Anayasa Mahkemesinin E:2019/110, K:2021/85 sayılı kararında; '... 33. ... İdari cezalardan farklı olarak idari tedbirlerin temel amacı cezalandırmak değil belirli bir kamu hizmeti alanında kurulan düzeni korumak, onun bozulmasını engellemek ve işleyişine yönelik muhtemel tehlikeleri önlemektir. Dolayısıyla idari yaptırım kapsamındaki tedbirler, ceza niteliğinde değildir. Bu itibarla idari cezalardan farklı olarak idari tedbirler bakımından ceza hukukunun temel ilke ve güvencelerinin uygulanma zorunluluğu bulunmamaktadır (AYM, E:2007/68, K:2010/2, 14/1/2010)... 44. İdari tedbirlerin çok çeşitli olduğu ve değişen koşullar karşısında her zaman yeni tedbirlerin belirlenme ihtiyacının ortaya çıkabileceği düşünüldüğünde tüm idari tedbirlerin kanunla sınırlı olarak sayılmasının mümkün olmadığı açıktır. Diğer yandan hukuk kurallarının belirliliğinin sağlanması yalnızca kanunla düzenleme yapılması anlamına gelmemektedir. Belirlilik ilkesi, yalnızca yasal belirliliği değil, daha geniş anlamda hukuki belirliliği de ifade etmektedir. Yasal dayanağının bulunması ve erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olması gibi gereklilikleri karşılaması koşuluyla yürütmenin düzenleyici işlemleriyle de hukuki belirlilik sağlanabilir. Asıl olan muhtemel muhataplarının mevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğini öngörmelerini mümkün kılacak bir normun varlığıdır. ...' denilmek suretiyle idari yaptırım kapsamındaki idari tedbirlerin idari ceza niteliğinde olmadığına vurgu yapılmış, idari tedbirler yönünden ceza hukukunun temel ilke ve güvencelerinin uygulanma zorunluluğu bulunmadığı belirtildikten sonra, kanunilik şartının ne şekilde yorumlanması gerektiğine açıklık getirilmiştir. Anayasa Mahkemesinin bu kararı ışığında bir değerlendirme yapıldığında; kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip bir kamu kurumu olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, 6446 ve 5346 sayılı Kanunlar uyarınca elektriğin tüketicilere kaliteli ve güvenli şekilde ulaştırılması amacıyla bu alandaki faaliyetlerin regüle edilmesine yönelik tedbirler alma, bu bağlamda bazı yükümlülüklerin ihlali durumunda yaptırımlar uygulama, bu yaptırımların türü ve miktarı konusunda yetkili olup, bu görev alanıyla ilgili olarak ikincil mevzuatla idari tedbir getirme yetkisine de sahiptir. Her ne kadar Danıştay Onüçüncü Dairesince, dava konusu uyuşmazlıkta idari yaptırım niteliğindeki yeni bir türün düzenleyici işlem olan yönetmelikle ihdas edilmesinin Anayasa'nın 38. maddesi uyarınca yaptırımda kanunilik ilkesine aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmış ise de, yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi kararında vurgulandığı üzere, her türlü idari tedbirin kanunda sayılması hukuken mümkün olmadığından ve yasal dayanağın bulunması şartıyla idarenin düzenleyici işlemleriyle de idari tedbir öngörülebileceğinden ve dava konusu düzenlemenin yine anılan Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen idari tedbirler yönünden kanunilik ilkesinin görünümü olan hukuki belirliliğin gereklerinden erişilebilir, bilinebilir ve öngörülebilir olma gerekliliklerini de taşıdığı anlaşıldığından, kanunilik ilkesi yönünden hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Dava konusu düzenlemenin 'ölçülülük ilkesi' yönünden değerlendirilmesine gelince; İdari yargı denetiminde ölçü norm olarak kullanılan temel ilkelerin birini de ölçülülük ilkesi teşkil etmektedir. Hukuki temelinde Anayasa'nın 2. maddesinde ifade edilen hukuk devleti ilkesi ile temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması rejimini düzenleyen Anayasa'nın 13. maddesinde yer alan ölçülülük ilkesi, literatür ve yargısal içtihatlarda, bireylere tanınan hakları sınırlandıran idari işlemlerin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olması, tanınan bir hakkı sınırlandıran idari işlemin ulaşılmak istenen amaç için gerekli olması ve amaç ile hakkı sınırlandıran idari işlemin orantılı olması şeklinde tanımlanmaktadır. Mezkur tanımlamadan hareket edildiğinde, ölçülülük ilkesinin elverişlilik, gereklilik ve orantılılık şeklinde alt ilkeleri bünyesinde barındırdığı anlaşılmaktadır. Konumuz açısından önem arz eden orantılılık ilkesi, bir özgürlük ya da hakkı sınırlandırmada başvurulan araç ile sınırlandırmayla ulaşılmak istenen amaç arasında kabul edilebilir bir oran bulunmasıdır. Dolayısıyla idare, bir yaptırım/tedbir öngörürken yaptırım uygulanmasına neden olan fiilin ağırlığı ile yaptırım/tedbir uygulamakla ulaşılmak istenen amacı gözetmelidir. Bu çerçevede, öngörülen amaç ile sınırlanan hak arasında makul, kabul edilebilir bir oranın bulunmaması ölçülülük ilkesine aykırılık oluşturacaktır. Dava konusu düzenleme ile şirket birleşmelerine ilişkin tüm sorumluluk birleşme talebinde bulunan şirketler üzerine bırakılmıştır. Düzenlemede, ilgililerin elinde olmayan sistemin getirdiği aksaklıklar açısından ya da oluşabilecek mücbir sebepler yönünden bir ayrıntıya yer verilmediği gibi yükümlülüğün yerine getirilememesi durumunda, 'sisteme verilen enerjinin YEKDEM’e bedelsiz katkı olarak kabul edilmesi' işlemine yönelik bir itiraz yolu da öngörülmemiştir. Tedbir amaçlı getirilen düzenlemede fiilin ağırlığı ile yaptırım arasındaki ilişkiye bakıldığında ise herhangi bir oranlama ya da derecelendirme yapılmadan doğrudan ilgili ayda üretilen enerjinin bedelsiz olarak YEKDEM'e kaydının kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, daha hafif tedbirler ile düzenlenebilecek iken, doğrudan herhangi bir oranlama ya da derecelendirme öngörülmeden, şirketlerin, gelirleri arasında sayılabilecek tüm aya ilişkin YEKDEM gelirinden mahrum bırakılmasına yönelik düzenlemede 'ölçülülük' ilkesine uygunluk bulunmamaktadır. Dava konusu Yönetmelik düzenlemesinin 'ölçülülük' ilkesine uygun olmadığından bahisle hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından, anılan düzenlemeye dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemlerde de hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu nedenle, uyuşmazlıkta 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin ikinci fıkrasında aranılan şartların gerçekleştiği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin itiraza konu Daire kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır." gerekçesiyle itirazlar reddedilmiştir. Bu itibarla, Dairemizin Yönetmeliğin 37. maddesinin 7. fıkrasının ve uygulama işlemlerinin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kararına yapılan itirazlar, İdari Dava Daireleri Kurulunca yukarıda aktarılan gerekçeyle reddedildiğinden, dava konusu düzenleme ve bu düzenleme kapsamında tesis edilen uygulama işlemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davacı şirketin, Kasım 2021 döneminde üretilen ve YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak kabul edilen enerji bedelinin işbu davanın açıldığı tarihteki karşılığı olan 583.120,00-TL'nin (miktar arttırım ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesine yönelik isteminin incelenmesi: a) 583.120,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden; Kamu idareleri, görmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerini yürütürken hukuka uygun biçimde hareket etmek zorunda olup, hukuka aykırı işlem veya eylemlerden dolayı kişilerin uğradıkları zararları Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca tazmin etmek zorundadırlar. Dosyanın incelenmesinden, Kurum tarafından Kasım 2021 döneminde davacının lisanssız elektrik üretim tesisinde üretilen enerji bedelinin YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınmasına karar verilmesi üzerine, EPİAŞ ve ... Perakende tarafından ilgili mevzuat kapsamında yapılması gereken işlemlerin başlatıldığı ve YEKDEM'e bedelsiz gelir kaydedilmesine karar verilen 481.211,56-TL için geriye dönük düzeltme kalemi bildirimi yapıldığı, sonrasında 24/02/2022 tarihli faturanın düzenlendiği, davacının anılan faturaya istinaden 481.211,56-TL'yi EPİAŞ hesabına aktarılmak üzere (EPİAŞ tarafından da YEKDEM'e aktarılmak üzere) 04/03/2022 tarihinde davalı ...Perakendeye ödediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından aktarılan süreç neticesinde, Kasım 2021 dönemi için YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak kabul edilmesine karar verilen enerji bedeli karşılığında 04/03/2022 tarihinde 481.211,56-TL ödenmekle birlikte, dava dilekçesinde Kasım 2021 döneminde üretilen ve YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak kabul edilen enerji bedelinin işbu davanın açıldığı tarihteki karşılığı olan 583.120,00-TL'nin ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği, söz konusu tutara ilişkin olarak dava dilekçesinde yapılan açıklamalardan, davacının Kasım 2021 döneminde ürettiği 296.919 kWh ihtiyaç fazlası üretim miktarını YEKDEM birim fiyatı olan 0,133 USD ile çarparak ABD doları cinsinden Kasım 2021 dönemi için alacağını 39.490 USD olarak hesapladığı, söz konusu tutarı da dava tarihindeki USD/TL kuru ile çarparak TL cinsinden alacağını 583.120,00-TL olarak belirlediği ve bu tutarı talep ettiği görülmektedir. Olayda, davacı tarafından her ne kadar Kasım 2021 dönemi için hesapladığı 39.490 USD'nin dava tarihindeki TL karşılığı olan 583.120,00-TL talep edilmiş ise de, davacının tesisinde Kasım 2021 döneminde üretilen ve YEKDEM'e bedelsiz gelir kaydedilmesine karar verilen 481.211,56-TL enerji bedelinin ilgili dönemde davacıya ödendiği (bu husus dosya içeriğinde yer alan ve davacı ile ...Perakende arasında yapılan elektronik posta yazışmalarından anlaşılmaktadır), ödenen bu tutarın 04/03/2022 tarihine kadar davacının uhdesinde kaldığı ve bu tarihte ... Perakende'nin banka hesabına yatırılmak suretiyle iade edildiği, başka bir anlatımla davacının hesaplama yöntemi ile talep ettiği tutarın tahakkuk ettirilip dava tarihine kadar kendisine ödenmeyen bir tutar olmadığı, dava konusu işlemler kapsamında yoksun kaldığı enerji bedelinin 04/03/2022 tarihinde ...Perakende'ye ödediği tutar olduğu, bu bakımdan davacının gerek TL gerek USD cinsinden dava dilekçesinde yaptığı hesaplamada belirtildiği şekilde bir maddi kaybının mevcut olmadığı, çünkü YEKDEM'e bedelsiz gelir kaydedilmemesi gereken tutarın ilgili dönemde kendisine ödendiği ve 04/03/2022 tarihine kadar uhdesinde kaldığı, bu nedenle davacının dava konusu işlemler nedeniyle ortaya çıkan maddi kaybının belirtilen tarihte uhdesinden çıkan 481.211,56-TL'den ibaret olduğu, davacının söz konusu tutar için faiz talep ettiği ve anılan tutarın faiziyle birlikte ödenmesine karar verileceği de göz önüne alındığında, davacının dava konusu işlemler nedeniyle oluşan zararının 481.211,56-TL olduğu ve bu tutarın dava tarihinden itibaren (davacının uhdesinden çıktığı/ilgili idareye ödediği 04/03/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekmekle birlikte taleple bağlılık ilkesi gereğince yasal faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerekmektedir) işletilecek faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi gerektiği, bu miktarın üzerinde bir zararı bulunmadığından fazlaya ilişkin zarar talebinin ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. b) Avans faizi istemi yönünden; Faiz, hukuki niteliği itibarıyla alacaklının talep etmeye yetkili olduğu bir miktar parayı kullanmaktan belirli bir süre mahrum kalması nedeniyle, mahrum kaldığı zaman içinde meydana gelen zararına karşılık kendisine ödenmesi gereken ve asıl alacağa bağlı fer'i bir haktır. Talep etmeye yetkili olduğu bir miktar parayı kullanmaktan mahrum kalan ilgili mahrum kaldığı süre için faiz uygulanmasını isteme hakkına sahip olmakla birlikte, bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması da kural olarak aranmaz. Hukuka aykırı işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi hakların karşılanmasının zaman içinde gecikmesi ve bu gecikmeden doğan zararın karşılanması için faiz uygulanması gerekmektedir. Bu durumda, her ne kadar davacı şirket tarafından, YEKDEM'e bedelsiz gelir kaydedilen enerji bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiş ise de söz konusu ödemenin iadesinde yasal faiz oranının dikkate alınacağı yönündeki yerleşik Danıştay içtihatları göz önünde bulundurulduğunda davacı şirketin fazlaya ilişkin faiz isteminin reddi de gerekmektedir. Öte yandan, davacı tarafından nispi vekalet ücretine hükmedilmesi istenilmekte ise de; davacının talep etmiş olduğu ödemenin iptal davasının bir sonucu olduğu, iptal davası ile birlikte ileri sürülen nedenlerle ödeme talebinde bulunulduğu ve davalılara hizmet kusuru atfedilmediği görüldüğünden davacının tazminat talebinin iptali istenen işlemden kaynaklı tazminat talebi olduğu da görülmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığından, hukuka aykırılığı ortaya konulmuş dava konusu işlemler nedeniyle ödenen 481.211,56-TL'nin dava tarihinden (16/03/2022) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı şirkete iadesi, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin ise reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 37. maddesinin 7. fıkrasının, ...tarih ve ... sayılı işlemin ve ... Perakende'nin 04/03/2022 tarihli işleminin İPTALİNE oybirliğiyle, 2. Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınması için Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği kapsamında EPİAŞ'ın ...Perakende'ye yaptığı geriye dönük düzeltme kalemi bildirimi işleminin İPTALİNE oyçokluğuyla, 3. Bu işlemler nedeniyle ödenen ...-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ÖDENMESİNE oybirliğiyle, 4. Davacının fazlaya ilişkin ödeme ve faiz isteminin REDDİNE oybirliğiyle, 5. Dava kısmen ret, kısmen iptal-kabul kararı ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan toplam...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 6. YD itiraz aşamasında sarf olunan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen...-TL yargılama giderinin...-TL'sinin davacıdan alınarak davalı Enerjisa Toroslar Perakende'ye verilmesine, geriye kalan ...-TL'nin davalı ...Perakende üzerinde bırakılmasına; ...-TL yargılama giderinin ...-TL'sinin davacıdan alınarak davalı EPİAŞ'a verilmesine, geriye kalan ...-TL'nin davalı EPİAŞ üzerinde bırakılmasına, 7. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine; ...-TL vekalet ücretinin de davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya ve davalı ...Perakende'ye ayrı ayrı iadesine, 9. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 24/12/2024 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınması için Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği kapsamında EPİAŞ'ın Enerjisa Toroslar Perakendeye yaptığı geriye dönük düzeltme kalemi bildirimi işleminin incelenmesinden; Dava, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği'nin 37. maddesinin 7. fıkrasının, söz konusu fıkra uyarınca Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin ödenmeyerek YEK Destekleme Mekanizmasına (YEKDEM) bedelsiz katkı olarak dikkate alınması gerektiğine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin, Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak dikkate alınması için Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği kapsamında EPİAŞ'ın... Elektrik Perakende Satış A.Ş.'ye (... Perakende) yaptığı geriye dönük düzeltme kalemi bildirim işleminin, Kasım 2021 döneminde üretilen enerji bedelinin davacı şirketten geri alınmasına yönelik ... Perakende'nin 04/03/2022 tarihli işleminin iptali ve söz konusu işlemler kapsamında Kasım 2021 döneminde üretilen ve YEKDEM'e bedelsiz katkı olarak kabul edilen enerji bedelinin faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılmıştır. İdari işlemler, idari makamların, kamu gücü kullanarak, idare işlevine ilişkin olarak tesis ettikleri, muhatapları yönünden çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğuran, muhataplarının hukuki durumlarında değişiklik yapan tek yanlı irade açıklamalarıdır. Buna göre, idari işlemlerin "idari makamlarca tesis edilmiş olma", "tek yanlı olma" ve "icrailik niteliğini taşıma" unsurlarını bünyesinde barındırması gerekmektedir. Bir işlemin iptal davasına konu edilebilir nitelikte kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığının, işlemin adına veya idarenin nitelendirmesine bakılarak değil, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın, tesis edildiği anda hukuk düzeninde değişiklik meydana getirip kendiliğinden sonuç doğurup doğurmadığına bakılarak belirlenmesi gerekmektedir. Bir idari işlemin kesin ve yürütülmesi gereken işlem sayılabilmesi, hukuk düzeninde varlık kazanabilmesi için gerekli idari usûlün son aşamasını da geçirmiş bulunmasına, bir başka idari makamın onayına ihtiyaç göstermeksizin hukuk düzeninde değişiklikler meydana getirebilmesine bağlı bulunmaktadır. İlgililerin hukukî durumları üzerinde etki yaparak, ilgililer için yeni hukuki durumlar doğuran, ilgililerin mevcut hukuki durumlarını değiştiren veya ortadan kaldıran işlemler, icrai nitelik taşıyan işlemlerdir. Bu kapsamda, idari bir işlemin icrailiği, esasen herhangi bir uyuşmazlığa sebebiyet verme imkan ve kabiliyetine bağlıdır (Ali Diren, B. No: 2015/13108, 18/4/2018, § …). Bu durumda; idari davaya konu olabilecek idari işlemin, idarenin tek taraflı irade beyanıyla ilgililer hakkında icrai ve etkili sonuçlar doğurabilme niteliğine sahip olması gerektiği, Daire kararında, EPİAŞ'ın geriye dönük düzeltme kalemi bildirimi işleminin de iptaline karar verilmiş ise de, piyasa işletmecisi olan EPİAŞ'ın ilgili mevzuatı çerçevesinde lisanssız elektrik üreticilerine yönelik doğrudan bir işlem tesis etmediği, dava konusu EPİAŞ işleminin ..Perakende'nin 28/01/2022 tarihli talebi üzerine enerji bedelinin YEKDEM'e aktarılmak üzere EPİAŞ'a aktarılması amacıyla Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği uyarınca ve mali yönden zorunlu olarak tesis edilmesi gereken kaydi bir işlem olduğu, söz konusu işlemin görevli tedarik şirketine yönelik olduğu ve mevzuat gereğince görevli tedarik şirketinin talebi üzerine yine görevli tedarik şirketine yönelik olarak tesis edildiği, doğrudan davacıya yönelik olarak tesis edilen bir işlem olmadığı dikkate alındığında, dava konusu EPAİŞ işleminin davacının hukuki durumunda değişiklik meydana getiren icrai işlem niteliğinde olmadığı anlaşıldığından, bu kısım yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle kararın bu kısmına katılmıyorum.