İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 20/11/2025 YAZIM TARİHİ : 21/11/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 05/11/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan alışveriş neticesin…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/11/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ..... VEKİLLERİ : Av..... Av..... İSTİNAF EDEN DAVALI : ........ VEKİLLERİ : Av..... Av..... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 20/11/2025 YAZIM TARİHİ : 21/11/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 05/11/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan alışveriş neticesinde bir takım ürün ve hizmet satışının gerçekleştiğini, davalının satış bedeli olan 99.512,45 TL'lik kısmını müvekkiline ödemediğini, müvekkili şirketin anlaşma gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalının müvekkili şirketi zor duruma soktuğunu, bu nedenle davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası takip başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin asansör imalat işiyle iştigal ettiğini, taraflar arasında birtakım malzemelerin temini için sözleşme yapıldığını, buna göre davacının müvekkili tarafından imal edilen asansörlerin tabanına döşenmek üzere granit ve sair bir takım malzemeleri temin borcu altına girdiğini, davacının, sözleşmede belirtildiği gibi edimlerini yerine getirmediğini, ayıplı mal gönderdiğini, gönderilen granitlerin kırık ve kullanılamaz halde olduğunun tespit edildiğini, kullanılamaz halde bulunan malların halen müvekkili şirkette bulunduğunu, bu ayıplı malların Borçlar Kanunu 227/1. maddesi uyarınca iade alınması için davacı taraf ile haricen iletişime geçildiğini, ancak davacı şirketin iadeyi kabul etmediğini, akabinde ise takip başlattığını, davacı tarafından gönderilen ürünlerin ayıplı olması/kullanıma uygun olmaması nedeni ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine ilişkin olarak davacıya borçlu olduğu herhangi bir rakam bulunmadığını beyan ederek davanın reddi ile davacı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davalı alıcı dosya kapsamında ayıp ihbarını zamanında yaptığını kanıtlayamamıştır. Zira haricen yapılan telefon görüşmesine ilişkin dosyada bir kanıt bulunmamaktadır. Davalının cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşıldığından Ticaret Sicil Müdürlüğün'den davacı şirketin temsilcisi...... tespit edilerek 05/11/2024 tarihli celsede yemin yaptırılmış anılan temsilci "Tarafımızca Konya .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine konu faturalarda yer alan mal teslim sözleşmesinin gereklerini yerine getirdiğime, malları tam anlamıyla teslim ettiğime, tüm malların ayıpsız ( kırık, kullanılmaz , eksik halde olmadığına ) olduğuna, malların ayıplı olduğuna dair tarafıma sözlü veya yazılı herhangi bir şekilde bildirimde/ihbarda bulunulmadığına, aramızdaki sözleşmenin herhangi bir şekilde sona ermediğine, haksız ve kötü niyetli hak ve alacak talebinde bulunmadığıma, davalının itirazının haksız ve mesnetsiz olduğuna namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" şeklindeki beyanı ile davalı tarafın ayıp hususundaki iddialarını reddetmiştir. Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı ayıp iddiasını kanıtlayamamış olup faturalarda belirtilen malların teslimi hususunda bir ihtilaf bulunmadığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kabulüne, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin 99.512,45 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi işletilmesine, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 19.902,49 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin asansör imalat işiyle iştigal ettiğini, taraflar arasında birtakım malzemelerin temini için sözleşme yapıldığını, davacının, sözleşmede belirtildiği gibi edimlerini yerine getirmediğini, ayıplı mal gönderdiğini, gönderilen granitlerin kırık ve kullanılamaz halde olduğunun tespit edildiğini, bu ayıplı malların Borçlar Kanunu 227/1. maddesi uyarınca iade alınması için davacı taraf ile haricen iletişime geçildiğini, ancak davacı şirketin iadeyi kabul etmediğini, akabinde ise takip başlattığını, yargılamanın 28/06/2024 tarihli 1.celsesinde davacıya ayıplı malları iade alması için ihbarda bulunulduğuna dair tanık bildirmek üzere süre talep edildiğini ancak taleplerinin reddedildiğini, tanık dinletme taleplerinin davanın esasına ilişkin olmadığı, ayıplı malların iade alınmasına yönelik ihbarın ispatına yönelik olduğunun göz ardı edildiğini, davacı tarafından teslim edilen malların ayıplı olduğu ve ayıplı malların müvekkilinde olduğunun beyan edildiğini ve bilirkişi deliline dayanılmak suretiyle malların ayıplı olup olmadığına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmasının talep edildiğini, buna rağmen mahkemece bilirkişi incelemesi de yaptırılmadığını, iddia ve savunmalarının tanık beyanı ve bilirkişi incelemesi ile ispat edilebilecekken eksik inceleme ve araştırma ile yemin deliline geçildiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemekle birlikte kararda takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine hükmedilmesi ve müvekkil aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda davacı tarafından davalı aleyhine 4 adet faturaya dayalı olarak 99.512,45 TL asıl alacak, 1.787,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 101.300,24 TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, faturalara konu malların teslimi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığı, davalının malları teslim almadığını savunmadığı, teslim aldığı granitlerin ayıplı olduğunu, kırık ve kullanılamaz halde olduğunu, malların iade alınması için davacıyla haricen iletişime geçtiğini, bildirimde bulunduğunu, ancak davacının iadeyi kabul etmediğini savunduğu görülmüştür. Davalı malların ayıplı olduğunu ve süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu savunmuş ise de süresinde ayıp ihbarında bulunduğuna dair yazılı bir delil ya da yazılı delil başlangıcı olabilecek bir belge sunmadığı, yazılı delil başlangıcı olmadan ayıp ihbarı konusunda tanık dinlenemeyeceği, davalı tarafından teklif edilen yeminin de davacı şirket yetkilisi tarafından eda edildiği buna göre davanın kabulüne karar verilmesinde ve alacak likit olduğu için davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır. Davalı ayrıca mahkemece asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek bu konuyu da istinaf sebebi olarak belirtmiştir. Taraflar tacir olduğu için takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi işletilebilecek ise de davacının takip talebinde takipten sonra işleyecek faizi yasal faiz olarak talep ettiği görüldüğünden taleple bağlılık ilkesi gereğince asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken avans faizi işletilmesi yerinde olmadığından davalının işletilecek faize yönelik istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.699,43 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf aşamasında davalının yatırmış olduğu gider avansından harcanması gereken ancak sehven davacının yatırmış olduğu gider avansından harcanan 10,00 TL istinaf yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-Davanın KABULÜ İLE; Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın kısmen iptaline ve takibin 99.512,45 TL asıl alacak üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz işletilmesine, 2-Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 19.902,49 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 6.797,70 TL harçtan, peşin alınan 1.699,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.098,27 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.699,43 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 247,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.374,03 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine C)İlk derece mahkemesince 27/12/2024 tarihinde yazılan harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, D)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına, E)Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 20/11/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır .....