Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/570 E. , 2024/680 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/570 Karar No : 2024/680 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsü…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/570 E. , 2024/680 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/570 Karar No : 2024/680 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsünde doktora programı öğrencisi olan davacı tarafından, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararında yer alan 1/c maddesi gereğince öğrenci kaydının silinmesine ilişkin Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nün ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu olayda davacının genel kontenjan dahilinde sınavla doktora eğitimine başlayan öğrencilerden olmadığı, ÖYP için belirlenen özel kontenjanlar dahilinde araştırma görevlisi kadrolarına bağlı olarak sınavsız şekilde doktora eğitimine başlayan öğrencilerden olduğu, söz konusu eğitime başlamasının tamamen kadrosuna bağlı olarak tesis edildiği, mezuniyet sonrası hizmet zorunluluğu bulunan ÖYP lisansüstü eğitim kontenjanlarının, kamu görevinden çıkarılmış, öğretim elemanı olarak çalışması mümkün olamayacak adayla işgal edilmesinin ÖYP’den beklenen kamu yararı ile çelişeceğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, müvekkilinin doktora öğrenimine devam etmekte iken 375 sayılı KHK'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı halde çalışma ve eğitim-öğrenim hakkının engellenmesinin Anayasaya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğu belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davacının ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosuna atandığı ve bu program kapsamında sınavsız bir şekilde doktora eğitimine başladığı tespit edildiğinden, 375 sayılı KHK'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden ihraç edilmesi sonrasında ise bağlı yetki uyarınca öğrenciliğinin de sona erdirildiği, tesis edilen işlemde Anayasaya aykırı bir durumun söz konusu olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsünde doktora programı öğrencisi olan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılması sonrasında, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı Kararında yer alan 1/c maddesi gerekçe gösterilerek öğrencilik kaydının silinmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı 42.maddesinde, "Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. Eğitim ve öğretim hürriyeti, Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz. İlköğretim, kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında parasızdır...Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez..." hükmüne yer verilmiştir. Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esasların, Yükseköğretim Genel Kurulu'nun 12/02/2015 tarihli kararı ile değiştirilen 10. maddesinin 4. fıkrasında, "YÖK tarafından ilan edilen lisansüstü eğitim kontenjanlarına yerleştirilen araştırma görevlilerinin öğretim üyesi yetiştirme kadrosu ile ilişiklerinin kesilmesi halinde, lisansüstü eğitimle de ilişikleri kesilir" kuralı yer almakta iken, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 15/10/2015 günlü ve E:2015/1112 sayılı kararıyla Anayasa'nın kimsenin, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağına ilişkin hükmü ile Avrupa İnsan hakları Mahkemesi'nin Sözleşme'ye taraf bir ülkenin kendi egemenliği altında olan kişileri halihazırda mevcut olan eğitim kurumlarına erişim hakkından hukuka aykırı olarak mahrum bırakamayacağı ve bu hakkın yükseköğretimi de kapsadığı yönündeki kararları gözönünde bulundurulduğunda, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile koruma altına alınan eğitim hakkından yoksun bırakılma sonucunu doğuran dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu karar gereğince Yükseköğretim Genel Kurulunun 04/02/2016 tarihli kararıyla söz konusu Esasların 10. maddesinin 4. fıkrasının "YÖK tarafından ilan edilen lisansüstü eğitim kontenjanlarına yerleştirilen araştırma görevlilerinin ÖYP kadrosu ile ilişiklerinin kesilmesi lisansüstü eğitimle de ilişiğin kesilmesi neticesini doğurmaz." şeklinde değiştirilmiştir. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu, ... tarih ve ... sayılı kararının 2. maddesi (c) bendi ile; "Kamu görevinden çıkarılan veya açığa alınan Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı (ÖYP) kapsamında araştırma görevlisi olanlar" bakımından, " (c) Genel kontenjan dahilinde lisanüstü eğitime başlamayıp da Öğretim Üyesi Yetiştirme Programına İlişkin Usul ve Esaslar çerçevesinde ve ÖYP için belirlenen özel kontenjanlar dahilinde kadrolarına bağlı olarak sınavsız şekilde lisansüstü eğitimlerine başlayıp sürdüren araştırma görevlilerinin kamu görevinden çıkarılmalarıyla birlikte öğrenciliklerinin de sona ermesi gerekeceğinden ders kayıtlarının yapılmasının uygun olmayacağına" karar vermiştir. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 18.08.2012 tarihli ve 28388 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin "Yükseköğretim Kurumundan Çıkarma Cezasını Gerektiren Disiplin Suçları" başlıklı 9/1-a maddesinde; "mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmak kaydıyla, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek" fiilinin yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası gerektirdiği düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davalı idarece tesis edilen işlemde her ne kadar işlem gerekçesi olarak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı Kararında yer alan 1/c maddesi gösterilmişse de, söz konusu Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu Kararı'nda 1/c maddesi olmadığı, dolayısıyla davalı idarenin savunma dilekçelerinin incelenmesinden işleme gerekçe olarak gösterilen maddenin söz konusu Kararın 2/c maddesi olduğu anlaşıldığından, bu husus geçilerek uyuşmazlığın esas incelenmesine geçilmiştir. Eğitim hakkının T.C. Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınmış olduğu hususu göz önüne alındığında, davacının araştırma görevlisi kadrosu ile ilişiğinin kesilmiş olmasının doktora eğitimi ile de ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğurmayacağı açıktır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının 2/c maddesi gereği davalı idarece davacının Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünden kaydının silinmesine ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, yükseköğretim kurumlarında öğrenci statüsünde bulunan kişilerin bu statülerinin sona erdirilmesi hususu ilgili disiplin mevzuatı hükümlerine tabidir. İşlem tarihinde yürürlükte bulunan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği hükümlerine göre, herhangi bir öğrencinin, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek fiillerini işlediğinin Mahkeme kararıyla ortaya konulması ve söz konusu kararın kesinleşmesi durumunda yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası ile cezalandırılabilecektir. Bu durumda, davacının suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek fiillerinden herhangi biri ya da hepsini işlediğine veya bu yönde eylemde/faaliyette bulunduğuna dair adli yargı mahkemelerince verilen kesinleşmiş bir karar bulunmadığı, dolayısıyla ortada işlem tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmeliğin 9/1-a maddesi uyarınca verilmiş böyle bir karar olmadan yükseköğretim kurumundan çıkarma cezası verilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, böyle bir örgütü yönetmek veya bu amaçla kurulan örgüte üye olmak, üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak veya yardım etmek fiillerinden dolayı mahkumiyet hükmü kurulması ve söz konusu hükmün kesinleşmesi durumunda, idarece yükseköğretim öğrencilerinin tabi olduğu disiplin hükümleri uyarınca yeniden işlem tesis edilebileceği de açıktır. Bu itibarla dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiş olup, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 16/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.