11. Hukuk Dairesi 2023/1412 E. , 2023/1509 K. "" MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, tem…
**11. Hukuk Dairesi 2023/1412 E. , 2023/1509 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketi münferiden temsile yetkili olan müdürü tarafından müvekkilinin bilgi alma, şirket defterlerini inceleme ve denetleme hakkının engellendiğini, bu sebeple davalı aleyhine şirketin feshi talepli dava açtıklarını, davalı şirketin halihazırda herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığını ayrıca şirket yöneticisi hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/102404 soruşturma numaralı dosyasıyla şikayette bulunduklarını, davalı şirket yöneticisinin savcılık soruşturma dosyasındaki ifadesinde şirketin sermaye artışına başvurduğuna yönelik beyanda bulunduğunu, bunun üzerine yapılan incelemede şirket sermayesinin 31.10.2016 tarihinde 50.000,00 TL'den 3.000.000,00 TL'ye arttırıldığının öğrenildiğini, müvekkilinin bilgisi ve katılımı olmaksızın kanunun aradığı bildirim ve çağrı usullerine uyulmadan yapılan olağanüstü genel kurulda alınan sermaye artış kararının kabul edilemez olduğunu, bu durum açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, olağanüstü genel kurulun hakim ortağın katılımı ile yapıldığını, azınlık pay sahibi durumundaki müvekkilinin şirket üzerindeki hak ve gücünün kötü niyetli olarak azaltılmaya çalışıldığını, alınan kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, hakim ortağın hisselerinin usul ve kanuna aykırı bir şekilde %99,5 oranına yükseltildiğini ileri sürerek 31.10.2016 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına yönelik batıl kararın tespit ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP