9. Ceza Dairesi 2021/16866 E. , 2023/6466 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/144 E., 2016/97 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ge
**9. Ceza Dairesi 2021/16866 E. , 2023/6466 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/144 E., 2016/97 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli, 2013/144 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararı ile; a) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatine, Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci ve son fıkrası ve 62 nci madde uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci madde uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, Karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.10.2020 tarihli ve 14-2016/246146 sayılı onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin beyanlarının aksine suça sürüklenen çocukların telefonlarında suça konu herhangi bir görüntünün bulunmadığı, mağdurenin kendi rızasıyla eve gittiği, kollukça alınan şifahi beyanında da mağdurenin bu durumu kabul ettiği, tanıkların ifadelerinin duyuma dayalı olduğu ve güvenilir olmadığı, çelişkiler içerdiği, sanık hakkında teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, mağdurenin ruh sağlığının bozulmadığı, alınan raporların yetersiz ve geçersiz olduğu, açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine yöneliktir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuk ...’un, mağdurenin zorla dudağından öperek ve vücudunun değişik yerlerine dokunarak cinsel istismarda bulunduğu, mağdurenin gitmek istediğini söylemesine ve bu eylemlere izin vermek istememesine rağmen mağdureye yönelik cinsel amaçlı bu eylemlerine diğer suça sürüklenen çocuk ile devam ettiği anlaşılmış olup; her ne kadar mağdure duruşmada kendine yönelik eylemi sadece diğer suça sürüklenen çocuk ...'un gerçekleştirdiğini beyan etmiş ise de duruşma sırasında soruşturma aşamasındaki beyanları ile oluşan çelişkinin giderilmesi amacıyla tekrar sorulduğunda soruşturma aşamasındaki beyanın doğru olduğunu beyan ettiği, bu nedenle mağdurenin soruşturma aşamasındaki beyanına itibar edilmesi gerektiği, olayın bu şekilde gerçekleştiğinin olayın hemen akabinde alınan mağdure beyanı ve tanıkların suça sürüklenen çocukların olaydan sonra suça konu eylemlerini kendilerine anlattıklarına yönelik beyanları ile sabit olduğu halde mahkemece aksi kanaat ve düşünce ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında beraat kararı vermiş olmasının bozmayı gerektirdiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Yapılan Değerlendirme Suça sürüklenen çocuk hakkında diğer suça sürüklenen çocuk ile birlikte mağdureye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı eylemlerini gerçekleştirdiği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; olayın ortaya çıkmasından hemen sonra mağdureyle kollukça yapılan ön görüşmede mağdurenin ...’un tarafından çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerine maruz kaldığından bahsettiği halde suça sürüklenen çocuk ...’dan bahsetmemiş olduğu, savcılıktaki beyanında suça sürüklenen çocuk ...’dan da bahsederek olaya dahil ettiği, suça sürüklenen çocuk ...’un aşamalardaki istikrarlı savunmalarında olayın gerçekleştiği iddia edilen zamanda ve yerde diğer suça sürüklenen çocuk ... ve mağdurenin beraber olduğunu, kendisinin yanlarında olmadığını, kardeşlerini okuldan alıp evlerine götürdüğünü söylemiş olduğu, diğer suça sürüklenen çocuk ...'un da suça sürüklenen çocuk ...'un bu savunmasını doğruladığı, dinlenen tanıkların görgüye dayalı herhangi bir bilgilerinin bulunmadığı, suça sürüklenen çocuklar tarafından olayın kendilerine anlatıldığını beyan ettikleri, daha sonraki beyanlarında bu beyanlarını kısmen değiştirmiş oldukları, ilk anlatımlarında suça sürüklenen çocuğun olayı görüntülediğini bildikleri söylenmiş iseler de suça sürüklenen çocuğun telefonunun incelenmesinde böyle bir görüntüye rastlanılmadığı, dosya kapsamında suça sürüklenen çocuğun eylemleri gerçekleştirdiğine dair mağdurenin savcılıktaki beyanı ve tanıkların görgüye dayalı olmayan ve istikrar arzetmeyen anlatımları dışında suça sürüklenen çocuğun savunmasının aksini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan beraatine karar verilmiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Yapılan Değerlendirme Mağdurenin olaya ilişkin olarak alınan beyanlarında, hafta sonu tek başına ablasının evine yürüyerek giderken, suça sürüklenen çocuk ...’un yanına gelerek kendisiyle konuşmak istediği, mağdurenin kabul etmesi üzerine suça sürüklenen çocuğun mağdureyi okulun yanındaki boş yıkılmış bir eve götürdüğü, mağdureyi duvara sıkıştırarak zorla dudağından öptüğü, mağdurenin kollarını tuttuğu, bacaklarını ellediği, eteğini kaldırıp çorabını çıkarmaya çalıştığı, mağdurenin gitmek istediğini söylemesine ve bu eylemlere izin vermek istememesine rağmen mağdureye yönelik cinsel amaçlı bu eylemlerine devam ettiği, suça sürüklenen çocuğun, bağırmaması hususunda tehdit ettiğini beyan ettiği, suça sürüklenen çocuğun savunmalarında eylemleri gerçekleştirdiğini kabul etmemesine rağmen mağdure ile boş eve gittiklerini kabul ettiği ve mağdurenin aşamalardaki beyanlarında suça sürüklenen çocuk ...'un ismini istikrarlı bir şekilde vermiş olduğu gözetildiğinde suça sürüklenen çocuğun olay yerinde olduğunun sabit olduğu, mağdurenin suça sürüklenen çocuğa iftira atmasını gerektirir nitelikte suça sürüklenen çocuk ve mağdure arasında önceye dayalı herhangi bir husumetin bulunmadığı, mağdurenin ilk aşamada rızasıyla boş eve gitmesinin gerçekleştiğini iddia ettiği eylemlerin de rızaya dayalı olduğuna delalet edemeyeceği, rızasıyla girmiş olsa bile mağdurenin yaşı sebebiyle rızasının geçerli olmayacağı, evde tutulmasıyla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin gerçekleşmiş olacağı, mağdureye ilişkin Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Ağrı Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nce düzenlenen 03.05.2012 tarihli ek rapor ve Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nce düzenlenen 18.06.2013 tarihli adli kurul raporunda mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun tespit edildiği, tüm bu deliller bir arada değerlendirildiğinde tanıkların görgüye dayalı olmayan ilk anlatımlarında suça sürüklenen çocukların olayı kendilerine anlattıklarını beyan etmeleri ve daha sonradan beyanlarının kısmen değişmesi sebebiyle beyanları hükme esas alınmayarak cinsel suçlarda mağdurun beyanı dışında somut delil elde etmenin pek olanaklı olmadığı da gözetilerek mağdurenin anlatımlarına itibar etmek suretiyle Ağrı Devlet Hastanesi Başhekimliği'nce düzenlenen 12.03.2012 sağlık kurulu raporunda fiziki görünümü ve kemik grafileri 15 (onbeş) yaş ile uyumlu olduğu tespit edilen suça sürüklenen çocuğun cebir, tehdit ve hile kullanarak çocuk olan mağdureye karşı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerini gerçekleştirdiği hususunda tam bir vicdani kanaat hasıl olmuş ve bu suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği gibi suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan beraat hükümlerinin de dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmekle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Tebliğnamede suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçu açısından bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınıp reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün gerekçesinde cebir, tehdit veya hile hususunun nasıl gerçekleştiği hususunda açıklama yapılması gerektiği gözetilmeden Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddelerinde belirtildiği şekilde gerekçe içermeyen hüküm kurulması suretiyle aynı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli, 2013/144 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz isteklerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak, oy birliği ile ONANMASINA, B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Doğubayazıt Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli, 2013/144 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.