7. Hukuk Dairesi 2024/2556 E. , 2024/4161 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/67 E., 2024/36 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen ve temyiz incelemesinden geçen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmişt…
**7. Hukuk Dairesi 2024/2556 E. , 2024/4161 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/67 E., 2024/36 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen ve temyiz incelemesinden geçen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının ... Noterliğinin 19.11.2007 tarihli düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle, dava konusu 28 ada 74 parsel sayılı taşınmazın 6/24 hissesini davalıdan satın aldığını, taşınmazın fiilen teslim edildiğini ve davacı tarafça kullanıldığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı dava konusu hissenin iptalini ve davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...; veraset nedeniyle iştirakli olan tarım arazisi nitelikli taşınmazda paylı bir devir yapılamayacağını, zira ifa olanağı bulunmadığını, bedelin ödenmediğini, zamanaşımı itirazının bulunduğunu, kanunun aradığı şartlar altında yapılmayan satış işleminin geçersiz olduğunu, sözleşme tarihinde 74 yaşında ve sözleşmenin içeriğini kavrama, okuma-yazma yeteneğine sahip olmadığını, sözleşmede adının yazılı olup imzasının bulunmayışının yapılan işlemin aceleye getirilmiş olduğunun kanıtı olduğunu, oysa Türk Borçlar Kanunu'na göre kanunun yazılı şekilde yapılmasını öngördüğü sözleşmelerde borç altına girenlerin imzalarının bulunmasının şart olduğunu, sözleşmenin yoklukla malul olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.01.2016 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2018/226 Esas, 2021/2328 Karar sayılı ilamı ile "...satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğu, imzanın bulunmadığına dair mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığı, diğer taraftan satış bedelinin kendisine ödenmediği davalı tarafça savunulmuş olmakla, satış vaadi sözleşmesinde kararlaştırılan bedelin ödendiğinin vaad alacaklısı tarafından kanıtlanması gerektiği, bu nedenle tarafların bedelin ödendiğine ilişkin tüm delilleri toplanarak bedel ödenmemiş veya kısmi ödenmiş ise Borçlar Kanunu'nun 97 nci maddesi uyarınca davacının ödemesi gereken miktar belirlendikten sonra depo ettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 07.06.2022 tarihli ve 2021/101 Esas, 2022/109 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuşlardır. C. İkinci Bozma Kararı Dairemizin 16.02.2023 tarihlili ve 2022/6641 Esas, 2023/940 Karar sayılı ilamı ile "...satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın bedelinin muris/malik ...'a ödenmediği dosya kapsamıyla sabit olduğundan malik muris/vaat borçlusu ...'un sahibi olduğu 6/24 hissenin dava tarihindeki rayiç değeri davacı tarafça depo ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı olarak satış vaadi sözleşmesinde belirlenen 1.500.00 TL'nin depo ettirilmesinin doğru görülmediği..." gerekçesiyle hükmün yeniden bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 05.03.2024 tarihli kararı ile davanın kabulüne, 28 ada 74 parsel üzerinde, müteveffa/davalı ...'un 6/24 hissesinin ... adına olan mevcut tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; satış vaadi sözleşmelerinin resmi şekil şartlarını taşımadığını, davalılar murisinin imzasının bulunmadığını, sadece isminin el yazılı olup 74 yaşında olduğunu, okuma-yazması olmayıp hukuki işlem ehliyeti bulunmadığı halde tanıkları da hazır olmadan noterde işlem yapıldığını, Mahkemece depo ettirilen bedelin oldukça düşük olduğunu, taşınmazın rayiç değeri olmadığını, emsallere göre hatalı hesaplama yapıldığını, günümüz rayicini yansıtmaktan uzak olduğunu, ayrıca taşınmaz tarım arazisi olduğundan pay devri yapılamadığını, elbirliği mülkiyetinin bulunduğunu, bu nedenle sözleşmenin ifa olanağının bulunmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bir kısım davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.