11. Hukuk Dairesi 2008/13839 E. , 2010/9469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.06.2008 tarih ve 2006/551-2008/298 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2010 gününde davacı Avukatı...geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır
**11. Hukuk Dairesi 2008/13839 E. , 2010/9469 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.06.2008 tarih ve 2006/551-2008/298 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2010 gününde davacı Avukatı...geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 1985 yılında fuarcılık alanında faaliyete başlayan ve bu alanda ciddi bir tecrübe ve bilgi birikimine sahip olan davacı şirketin davalının mülkiyetinde olan ve davalıya ait Dünya Ticaret Merkezi adlı 6 büyük iş hanının bulunduğu alanın bitişiğindeki taşınmazın değişik bölümlerini 1993 yılından itibaren zaman içerisinde kiralayarak bir fuar merkezi haline getirdiğini, müvekkili şirketin kirası altında bulunan bu fuar alanlarını kendi markası olan "CNR EXPO CENTER" adı altında sadece Türkiye'de değil, bütün Dünyada tanınmış ve kendisini fuar sektörünün evrensel örgütüne bu şekilde kabul ettirdiğini, davalı şirketin müvekkilinin müşterileri olan fuar organizatörlerine gönderdiği yazıda "Yeşilköy Havalımanı Karşısı, Bakırköy, İstanbul adresinde yapılacak tüm organizasyonlarında kullanılacak olan ilan ve reklamlarda (İstanbul Fuar Merkezi9 veya (İstanbul Expo Center) markalarının yazılmasını" isteğini, davalının müvekkili şirketin işlettiği fuar salonlarının bulunduğu alanın ismini ortaklık yapısının getirdiği kamusal güçle "İstanbul Fuar Merkezi", "İstanbul Expo Center" olarak değiştirerek müvekkilinin kullandığı markaların kullanılmasını engellemek şekilde gelişen davaranışının haksız rekabet olduğunun tespit vemen'ine, şimdilik 100.000 YTL maddi, 1.000.000 YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin İstanbul Atatürk Hava Limanı karşısında bulunan fuar alanlarının, otellerin, iş merkezlerinin maliki olup, sahibi olduğu alanı nitelemek amacıyla "İstanbul Fuar Alanı" veya "İstanbul Expo Center" olarak isim/marka verdiğini, her iki ismin marka olarak tescili için TPE'ne müracaat edildiğini, müvekkilinin maliki olduğu alana isim vermek istemesinin haksız rekabet olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, gayrimenkul sahibinin gayrimenkulüne istediği ismi yasal sınırlar çerçevesinde belirleyebileceği, davacının ulusal ve uluslararası arenada yaptığı iş nedeni ile davalıdan daha fazla tanınır olmasının kiracısı olduğu taşınmazın kendi adıyla tanınması ve söylenmesi hakkını bahşetmeyeceği, "davalının sahibi olduğu taşınmaza isim vermesi, TPE' ne başvurması, taşınmaz adının ticari piyasalara ve kuruluşlara duyurulması" eylemlerinin sırf davalıyı zarara uğratmak için yapılmış hareketler olarak yorumlanamayacağı, davalı kiraya verenin eylemlerinin davacı açısından haksız rekabet oluşturmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekalet ücretine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.