1. Hukuk Dairesi 2010/1526 E. , 2010/3071 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : EDREMİT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, kayden davalıya ait ....parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, tapu iptali isteğinde bulunmuştur. Davalı, adına çıkarılan tebligat, damadı tarafından tebliğ edilmiş oğlu A. tarafından yanıt verilmiştir. Mahkemece, davalı M..in dava açılmadan ö
**1. Hukuk Dairesi 2010/1526 E. , 2010/3071 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : EDREMİT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2009 Taraflar arasında görülen davada;Davacı, kayden davalıya ait ....parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, tapu iptali isteğinde bulunmuştur. Davalı, adına çıkarılan tebligat, damadı tarafından tebliğ edilmiş oğlu A. tarafından yanıt verilmiştir. Mahkemece, davalı M..in dava açılmadan önce öldüğü, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi.... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali ve sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkin olup, husumet kendisine yöneltilen kayıt maliki davalının dava tarihinden önce ölü olduğu saptanmak suretiyle, TMK 28 ve 4.5.1978 tarih 4/5 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı hazinenin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine; Ancak, 4.5.1978 tarihli 4/5 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararın da belirtildiği üzere, ölü olan kişinin mirasçılarına davetiye tebliğ edilmek suretiyle davalı olarak davaya katılımları temin edilerek, davanın sürdürülmesine yasal olanak bulunmadığı gibi, bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı tanınmasına da kural olarak imkan yoktur. Somut olayda, ölü olan davalının mirasçılarının kendiliğinden vekil tutmak suretiyle davayı takip etmeleri, kendilerine taraf sıfatı kazandırmayacağı ve bu sebeple avukatlık ücretine de hak kazanamayacakları gözetilmeksizin, lehlerine avukatlık parasına hükmedilmesi doğru değildir. Davacı Hazinenin, bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.