7. Hukuk Dairesi 2022/5276 E. , 2023/6185 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1054 E., 2022/1003 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/607 E., 2021/151 K. Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkem
**7. Hukuk Dairesi 2022/5276 E. , 2023/6185 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1054 E., 2022/1003 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/607 E., 2021/151 K. Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava konusu 462 ada 1 parsel sayılı, 35.474,00 metrekare alanlı tarla vasıflı taşınmazın bir kısım maliklerinin gaip olması nedeniyle taşınmazdaki (toplam 46137/81648 hisse) hak ve menfaatlerini korumak için, 3561 sayılı Kanun'un 2 inci maddesi ve TMK’nın 427 nci maddesi hükmüne göre İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiğini, dava konusu taşınmazın 5.965,00 metrekarelik kısmının Mor Sümbül, Beyaz Lale-Kireçburnu Çiçek, Yeni Bahar-Kireçburnu Camii ve Özdeniz Sokak dahilinde kaldığının tespit edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 322.902,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek kademeli yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu, davanın süresi içinde açılmadığını, talep edilen işgal tazminatının istenen tarihler arasında zamanaşımına uğradığını, 1982 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazda yapılaşmanın başladığını, taşınmazın bulunduğu yolun belediyeleri kurulmadan o bölgede yaşayan insanlar tarafından oluşturulduğunu, elektrik, su, telefon, doğalgaz ve kanalizasyon gibi tüm alt yapıların tamamlandığını, taşınmazdan belediyelerince herhangi bir menfaat sağlanmadığını, taşınmazın gelir getirici yer olmadığını, hisseli taşınmazda hangi kısmın kayyım tarafından yönetildiğinin belli olmadığını, istenen ecrimisilin fahiş olduğunu, Danıştayın belediyelerden ecrimisil alınamayacağı yönünde kararlarının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu 1 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazda yol ve kaldırım olarak kullanılan 5.965,00 metrekare yüzölçümlü, tapuda davacı tarafın kayyım olarak atandığı 46137/81648 hisse karşılığı olan 3.370,65 metrekarelik kısım için davalı Belediyenin sorumluluğundaki alanın ara arter yol olarak kullanıldığı, buna göre ödenmesi gereken ecrimisil bedelinin davalı tarafın zamanaşımı itirazı dikkate alınarak belirlenmek suretiyle davanın kısmen kabul-kısmen reddiyle 288.798,64 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek kademeli yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, belirlenen ecrimisilin düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya bakmaya idari yargının görevli olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, kamu hizmeti niteliğindeki eylemden dolayı ecrimisile karar verilemeyeceğini, dava konusu yerin gelir getirici bir yer olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yapılan keşfe dayalı olarak düzenlenen 07.12.2020 tarihli bilirkişi raporunun yöntemine uygun, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava konusu taşınmaz üzerinde davaya konu ecrimisil istenen asfalt kaplamalı sokakların alanının kaldırımları ile birlikte 5.965,00 metrekare olarak belirlendiği, davalı Belediyenin sorumluluğundaki kısmın ara arter yol olarak kullanıldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki ve istinaf aşamasındaki savunmalarını tekrarla davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı). 2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tâbi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. 3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır. 4. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmî veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir. 5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir. 6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut hâliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,13.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.