10. Hukuk Dairesi 2024/5612 E. , 2024/5807 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2597 E., 2024/43 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/50 E., 2021/296 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan redd
**10. Hukuk Dairesi 2024/5612 E. , 2024/5807 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2597 E., 2024/43 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/50 E., 2021/296 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette 2005 yılında temizlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, 2005-2019 yılları arasında davalı iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığını fakat 2005-2014 yılları arasında müvekkilinin sigorta girişinin yapılmadığını, müvekkilinin yaklaşık 9 sene sigortasız olarak davalı şirkette çalıştığını, daha sonra müvekkilinin 2014-2019 yılları arasında sigortalı olarak çalıştırıldıktan sonra haberi olmaksızın sigorta çıkışı yapıldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin davalı şirkette 2005 yılından 2019 yılına kadar kesintisiz ve sigortasız çalıştığının tespitine, eksik sigorta primlerinin yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ile ilgili olarak Kurumumuz kayıtları ve hizmet döküm cetvelinin tetkikinde;.... şahsi sicil numaralı davacının, davaya konu edilen 2005 yılında herhangi bir çalışmasının olmadığını, yine Kurum kayıtlarının tetkikinde diğer davalı ... Otomotiv Yed. Par. San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı, Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi 9. Sk. No:6 Kemalpaşa/İzmir adresinde kurulu "taşıt yedek parça imalatı" mahiyetli işyerinin 01.01.2008 tarihinde Kanun kapsamına alınan işyerinin halen faal olduğu tespit edildiğini, davacının çalışmasının kesintisiz olmadığı ve iddia ettiği dönemlerde diğer davalı işyerinden bildirilen çalışmalarının 04.06.2015 - 30.01.2019 tarihleri arasında olup başkaca çalışma bildiriminin bulunmadığı tespit edildiğini, davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle yargılama sırasında sunulacak ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini müvekkil Kurum adına talep etmişlerdir. Davalı ... Otomotiv... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı hizmet tespiti davasının 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmış bir dava olmadığını, davacı tarafın 2005 – 2014 arası dönemde müvekkil şirkette çalıştığını iddia ettiğini ancak dava dilekçesi ekinde ibraz edilmiş olan SGK hizmet döküm cetvelinde davacının 01.08.2013 tarihinde, sigorta statüsü tarım olan bir SGK girişinin olduğu, bu çalışmasının aralıksız olarak 2015 yılının Şubat ayına kadar devam ettiği ve 28.02.2015 tarihinde ise kendisinin çıkış işleminin yapıldığının görüleceğini, bir kişinin aynı anda 30 tam gün üzerinden iki ayrı yerde sigortalı olmasına imkân bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde neredeyse hiçbir somut delil olmamakla birlikte iş bu dosyada ibraz ettikleri birçok belgede, davacının kendi el yazısı, imzası bulunduğunu, bu belgelerin tamamında işe giriş tarihinin 04.06.2015 olduğu açıkça yazıldığını, davacı işçinin özlük dosyaları incelendiğinde de görüleceği üzere hemen her belgede davacı işçinin imzasının ve kendi el yazısının olduğu, tüm belgelerin sarih ve anlaşılır olduğu, salt işveren menfaatlerine göre değil de her iki yanı da koruyucu ifadeleri içerdiğinin görüleceğini, dolayısıyla bugüne kadar yüzlerce çalışanı olmuş bir şirket aleyhine bu şekilde bir dava açılmış olmasını kabul etmediklerini, tüm bu nedenlerle haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde; dava, niteliği gereği davacının davalıya ait işyerinde 2005-2019 yılları arasında kesintisiz olarak çalıştığının, fakat davalı işyeri tarafından 2005 ile 2014 yılları arasındaki hizmet sürelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmemiş olması nedeniyle bahse konu tarihler arasında bu işyerinde kimin çalıştığının tespitine yönelik talebi mevcuttur. Davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde; 15.09.2012-31.07.2013 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılığının bulunduğu, 01.08.2013-28.02.2015 tarihleri arasında ek-5 tarım sigortalısı olarak 4A'lı sigortalılığının mevcut olduğu, 04.06.2015 tarihinde Kurumda ... sicil numaralı dosyada işlem gördüğü anlaşılan ... Otomotiv Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı davalı işyerinden hizmet bildirimlerinin yapılmış olduğu, bu bildirimlerin 31.01.2019 tarihine kadar devam etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı yukarıda da bahsi geçtiği üzere Kurumda 1370368.35 sicil numaralı dosyada işlem görmekte olan taşıt yedek parça imalatı mahiyetli işyerinin 01.01.2008 tarihinde yasa kapsamına alındığı ve halen faal olduğu anlaşılmaktadır. Davacının talebinin başlangıç tarihi olan 2005 yılında henüz bu işyerinin kanun kapsamında bulunmadığı sabittir. Mahkememizce davacının tanıkları dinlenilmiş olup 28.01.2021 tarihli celsede dinlenilen davacı tanıkları ..., ..., 16.04.2021 tarihli celsede dinlenilen davacı tanığı ... beyanlarında genel olarak davacının davalı işyerinde temizliğe gittiği yönünde bir bilgilerinin olmadığını, bu işyerinin sahibi olduğu anlaşılan kişinin ... ismindeki eşinin evine uzun yıllardan beri temizliğe gittikleri yönünde beyanda bulundukları, davacının talebinin ve iddiasının ... Otomotiv isimli davalı işyerinde çalıştığına yönelik olmasına karşın davacı tanıklarının bu hususta bilgi sahibi olmadıklaırı, yalnızca davalı tanığı ...'in beyanında; bazı zamanlarda, arada sırada bu kişilerin sahibi olduğu ... Otomotiv isimli işyerine de zaman zaman davacının gittiğini beyan ettiği, ancak tanığın tarih aralığıyla ilgili olarak herhangi bir beyanda bulunmadığı, bu haliyle davacının iddiasının kendi tanıkları ile desteklenmediği, davalının tanıkları ..., ..., ...'ın davalı işyerinde dönem bordrolarında çalışması mevcut olan sigortalı çalışanlar olduğu, bu kişilerin beyanlarında davacının 2015 yılından itibaren işyerinde temizlik ve çay kahve servesi olamanı olarak çalıştığını beyan ettikleri, ondan öncesinde davacının işyerinde herhagi bir çalışmasına mevcu tolmaığı yönünde beyanda bulundukları, bordro tanığı ...'ın ifadesinde; 2014-2015 yılları arasında davalı işyerinde idari işler sekreteri olarak çalıştığını ancak davacıyı işyerinde hiç görmediğini beyan etti, tüm tanık beyanlarından ve Kurum kayıtlarında davacının 2005-2014 yılları arasında iddia ettiği ... Otomotive unvanlı işyerinde çalıştığını yönelik iddiasını ispatlayamadığı, yukarıda da bahsi geçtiği üzere 04.06.2015-31.01.2019 tarihleri arasında davalı işyeri tarafından hizmetlerinin sigortaya bildirildiği, davacı tanıkları tarafından, davacının ... Hanım isimli davalı işyerinin sahibinin eşinin evinde çalıştığı yönünde beyanları varsa da davacının iddiası bu yönde olmadığı gibi aynı zamanda ... isimli bu kişinin davada taraf sıfatında olmadığı, her ne kadar davacı vekili tarafından davalı işyerinin farklı hizmet kollarında çalıştığı birçok temizlik görevlisini şirket bünyesinde, bir kışının ise şirket bünyesi dışında başka işyerlerinde taşeron olarak çalıştırıldığı beyan edilmiş ise de davalı şirketin otomotiv sektörü dışında temizlik dışında faaliyet gösterdiğine dair dosyada herhangi bir delil mevcut olmadığı anlaşıldığından davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; yargılama aşamasında dinlenen tanıklar ..., e ...’ın beyanlarından, müvekkilinin uyuşmazlık konusu dönemde davalı şirkette çalıştığının sabit olduğunu beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile tüm dosya kapsamından ve dinlenen kamu tanık beyanlarından, davacının 15.03.2017-25.05.2017 tarihleri arasında davalı yanında çalıştığı anlaşılmakla kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı görülmekle davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar, sonuç itibariyle sigorta primlerinin işverenden tahsilini ve kurum kayıtlarının düzeltilmesini de gerektireceğinden gerçek işveren ve kurum kayıtlarında işveren olarak görünen kişilerin de belirlenerek davaya katılmaları sağlanmalı, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılması, bir başka anlatımla, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, husumetin tüm işverenlere birlikte yöneltilmesi zorunludur. 2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3.Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar, sonuç itibariyle sigorta primlerinin işverenden tahsilini ve Kurum kayıtlarının düzeltilmesini de gerektireceğinden gerçek işveren ve Kurum kayıtlarında işveren olarak görünen kişilerin de belirlenerek davaya katılmaları sağlanmalı, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılması, bir başka anlatımla, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, husumetin tüm işverenlere birlikte yöneltilmesi zorunludur. 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanun'un kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3. Değerlendirme Eldeki dava, davacının, davalı işyeri nezdinde 2005- 2019 arası çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup davanın reddine karar verilmiş ise de Mahkemece verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, davacının 04.06.2015-30.01.2019 tarihleri arasında davalı şirkette sigorta bildirimlerinin bulunduğu, dinlenilen tanık beyanlarında davacının davalı şirkette değil şirket sahibinin evinde temizlik ve ev hizmetlerinde çalıştığını belirttikleri, ayrıca tanıkların davalı şirketin farklı sicil numaralarından bildirimlerinin bulunduğu, davacı vekilinin beyanında da şirketin temizlik işleri ile ilgili işleri olduğu ve davacının burada çalıştığının belirtildiği anlaşılmakla; öncelikle davacının çalıştığı işyerinin belirlenmesi ve buna göre işverenin tespit edilmesi gerektiğinden, davacıya davasını somutlaştırması yükümlülüğü kapsamında beyanı alınmak suretiyle hangi tarihlerde, hangi adreste, kimlere hangi hizmeti verdiği, kimlerle beraber çalıştığı sorulup açıklattırılmalı, buna göre varsa başka çalıştığı işverenler tespit edilip taraf teşkili sağlanmalı, tebligat çıkartılarak delilleri sorulmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yalnızca tanık beyanlarına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.