11. Ceza Dairesi 2009/17405 E. , 2011/20606 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : ...: a) 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62, 53/1 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 53/1 maddede sayılan haklardan hürriyeti bağlayıcı cezanın infazı süresinde yoksun bırakılma, b) 765 sayılı TCK.nun 504/7,0 80, 59/2 maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis ve 1.863,00 YTL adli para cezası. Yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin
**11. Ceza Dairesi 2009/17405 E. , 2011/20606 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : ...: a) 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62, 53/1 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 53/1 maddede sayılan haklardan hürriyeti bağlayıcı cezanın infazı süresinde yoksun bırakılma, b) 765 sayılı TCK.nun 504/7,0 80, 59/2 maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis ve 1.863,00 YTL adli para cezası. Yasal koşulları bulunmadığından sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip, katılan vekilinin temyizinin sanık ... hakkındaki beraat hükmüne hasredildiği kabul edilerek, yapılan incelemede gereği görüşüldü. 1- Katılan vekilinin sanık ... hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyizinde; Sanık ...'e yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi Tarım ve Köyişleri Bakanlığı adına Hazine vekilinin vaki istemi üzerine bu suçtan dolayı adı geçen sanık hakkında da müdahillliğe dair verilen karar hukuki değerden yoksun olup, bu sanık hakkındaki hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden, şikayetçi kurum adına Hazine vekilinin bu hükme yönelik vaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 2- Sanık ... müdafiinin temyizine gelince; A) Resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili hükmün temyizinde; Sanığın nüfus müdürlüğünden aldığı gerçeğe aykırı olarak tanzim edilen nüfus kaydını mahkemeye ibraz ederek, gerçeğe aykırı veraset ilamı çıkarttırıp, bu veraset ilamıyla da İdil Tapu Müdürlüğüne müracaat ederek bir kısım taşınmazları adına tescil ettirmek suretiyle işlediği resmi belgede sahtecilik suçlarının zincirleme biçimde memur olmayan kişinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturduğu gözetilerek 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinin de uygulanması yerine yazılı şekilde eksik ceza tayini isabetsizliği, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine; ancak; 5327 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanacağının gözetilmemesi yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan; 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık hakları kullanmaktan şartla tahliye tarihine, diğer hakları kullanmaktan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" denilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B) Nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili hükmün temyizinde ise; 2003 ve 2004 yıllarına ait doğrudan gelir desteği almak suretiyle birer yıl arayla işlenen dolandırıcılık suçlarının yenilenen suç işleme kararı altında işlenmesi nedeniyle ayrı ayrı suçların oluştuğu gözetilmeden, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini isabetsizliği sanığa karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak; Sanığın doğrudan gelir desteği aldığı suça konu taşınmazlarla ilgili olarak; 08.08.2002 tarihli içerik itibariyle sahte olduğu anlaşılan veraset ilamında yer almayan kardeşleri Gülistan, Hayat ve Sultane'nin mirasçılarının duruşmada beyanlarının tespiti ile suça konu arazilerle ilgili doğrudan gelir desteğinden sanığın yararlanması konusunda vekalet veya muvafakatları olup olmadığı belirlenip, bu yerlerle ilgili olarak sanık dışında başvuruda bulunan olup olmadığının soruşturularak, tarım arazi ve üretim belgesini düzenleyen muhtar duruşmada tanık sıfatıyla dinlenip olayla ilgili bilgisi tespit edilerek, mahallinde keşif yapılıp suç tarihlerinde bu arazilerde tarımsal faaliyette bulunulup bulunulmadığı ve kim tarafından ekilip kullanıldığı belirlenerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 07.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.