Ceza Genel Kurulu 2014/814 E. , 2015/259 K. "" İtirazname: 2013/390275 Mahkemesi : AKHİSAR Ağır Ceza Günü : 22.08.2013 Sayısı : 154-243 Uyuşturucu madde ticareti suçundan sanık O.. E..'ın 5237 sayılı TCK'nun 188/3, 43, 62, 52/2, 53/1, 54, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mahsuba ve müsadereye ilişkin, Akhisar Ağır Ceza Mahk…
**Ceza Genel Kurulu 2014/814 E. , 2015/259 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname: 2013/390275 Mahkemesi : AKHİSAR Ağır Ceza Günü : 22.08.2013 Sayısı : 154-243 Uyuşturucu madde ticareti suçundan sanık O.. E..'ın 5237 sayılı TCK'nun 188/3, 43, 62, 52/2, 53/1, 54, 58 ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mahsuba ve müsadereye ilişkin, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22.08.2013 gün ve 154-243 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 10.04.2014 gün ve 1009-2531 sayı ile oyçokluğuyla onanmasına karar verilmiş; Daire Üyesi M.İ. Yörük; "Devletin temel görevlerinden biri de 'suç işlenmesini önlemektir'. Kolluk görevlilerinin, daha fazla ceza almalarını sağlamak için şüphelileri suç işlemeye yönlendirmesi kabul edilemez. Aksi halde gerek Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan 'hukuk devleti' ilkesi gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde öngörülen 'adil yargılama' hakkı ihlal edilmiş olur. Gizli soruşturmacıların 05.11.2012 tarihinde sanıktan 15 TL karşılığı 1 adet uyuşturucu madde satın almaları üzerine sanığın 'satmak için uyuşturucu madde bulundurma' suçu belirlenmiş ve bu suçun delili elde edilmiştir. Buna rağmen daha sonra sanıktan tekrar uyuşturucu madde almaları hem gereksizdir hem de görevleri kapsamında değildir. Öte yandan, gizli soruşturmacıların asıl amacı 'uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak' değil, 'suçu ve failini belirlemek, suçla ilgili delilleri elde etmekten ibaret' olduğundan, gerçek anlamda bir 'alım -satım' söz konusu değildir. Görevlilerin sanıktan ikinci kez esrar alması, açıkladığım nedenlerden dolayı ayrı suç oluşturmayacağından, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanamaz. Sanık hakkında zincirleme suçla ilgili TCK'nın 43. maddesinin uygulanmasının yasaya aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması gerektiği kanısını taşıdığımdan çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum." düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 24.10.2014 gün ve 390275 sayı ile; “...Devletin temel görevlerinden biri de 'suçun işlenmesini önlemektir.' Kolluk görevlilerinin, daha fazla ceza almalarını sağlamaya da yönelik olarak şüphelileri suç işlemeye teşvike devam etmeleri hukuken kabul edilebilecek uygulama değildir. CMK'nun 139/1. maddesi 'soruşturma konusu suçun işlendiği konusunda kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka suretle delil elde edilememesi halinde hakim ve gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı’nın kararı ile kamu görevlileri gizli soruşturmacı olarak görevlendirilebilir' hükmünü taşımaktadır.