(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/16325 E. , 2009/6255 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmasız davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar veri…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/16325 E. , 2009/6255 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmasız davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, muhasebecisi olan davalının kendileri aleyhine iki ayrı icra takibi yaparak yaptığı masraflar ile muhasebe ücretini istediğini, ancak kendilerinin ödemeleri yaptıklarını borçlu olmadıklarını ileri sürerek takiplerin iptali ile %40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemişlerdir. Davalı, davacı kooperatifin hem üyesi hem de muhasebecisi olduğunu, üyelerin çoğu yurt dışında olduğundan bir takım masrafları kendisinin yaptığını, yapılan ödemeler düşülünce davacı kooperatifin kendine halen borcu olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne,2002/3590 sayılı menfi tespit talebinin reddine,inkar tazminatına yer olmadığına,2002/3591 sayılı takipten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazla ödenen 2.215, 94 YTL nin ödeme tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2008/16325-2009/6255 2–Davalı, 2002/3590 sayılı takip ile 600,00 YTL kooperatif adına yaptığı masrafları, 2002/3591 sayılı takip ile de 1999-2000-2001-2002 yılları muhasebe ücreti olan 2.250,00 YTL ile işlemiş faizini talep etmiş, davacı ise davalıya ödeme yaptıklarını borçlarının olmadığını bildirerek eldeki davayı açmıştır . Dosyaya sunulan belgeler ile yapılan bilirkişi incelemelerinden davalının kooperatif adına 1.219,00 YTL çeşitli masraflar, 1.184,00 YTL vergi ve 2.690,00 YTL SSK kesintileri için para yatırdığı , bunların toplamının 5.093,00 YTL olduğu, buna karşılık davacı kooperatifin davalıya toplam 4.465,00 YTL avans yatırdığı, bu avansları yatırırken yatanların tümünde muhasebe ücretine mahsuben yatırıldığına dair şerhin olmadığı, bir kısmının çekle ödendiği görülmektedir.Hal böyle olunca davacının verdiği avanslardan muhasebe ücreti karşılığı verildiği şerhi olanların muhasebe ücretinden düşülmesi , diğerlerinin ise davalı harcamalarından düşürülmesinin söz konusu olabileceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının ödediği sigorta pirimlerinin hesaba katılmamış olduğu, davalının kooperatifte tek üyeliğinin bulunduğu bildirilmesine rağmen iki üyelik aidatları üzerinden hesap yapılmış olduğu ve bu aidatların ne kadarının davalı alacağından düşülmesi gerektiği konusunda net bir açıklamanın yapılmamış olduğu görülmüştür.Hal böyle olunca mahkemece bilirkişiden davalı itirazlarını da karşılayan denetime elverişli rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde her iki tarafa iadesine, 7.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.