10. Hukuk Dairesi 2016/1241 E. , 2016/5502 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, yersiz aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakk…
**10. Hukuk Dairesi 2016/1241 E. , 2016/5502 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, yersiz aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Hakkında verilen boşanma kararı 10.11.2010 tarihinde kesinleşen davalıya, babası üzerinden hak sahibi sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle kesildiği, davacı Kurumca, davalıya 17.04.2011-16.06.2012 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıkların yasal faiziyle birlikte tahsili amacıyla iş bu davanın açıldığı, Mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin hükmü, eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin 2. fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. İnceleme konusu davada; öncelikle, davacı tanıkları dışında, resen tespit edilecek kişilerden, kanaat edinmeye yetecek kadarının uyuşmazlık konusu olan 17.04.2011-16.06.2012 tarihleri arasındaki dönemi kapsar mahiyette, tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, tanıkların beyanları arasında çelişki olursa bu çelişki giderilmeli, davalı ve eski eşin uyuşmazlık dönemini kapsar şekilde ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer