11. Hukuk Dairesi 2010/14366 E. , 2012/5087 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/07/2010 tarih ve 2008/146-2010/436 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, …
**11. Hukuk Dairesi 2010/14366 E. , 2012/5087 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/07/2010 tarih ve 2008/146-2010/436 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı idareye ait temiz su borusunun diğer davalı mal sahibi tarafından yapılan kazı çalışması sırasında patlatılması sonucu müvekkili nezdinde sigortalı iş yerinin hasara uğradığını, sigorta tazminatının ödendiğini, rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek,70.608.000.000 TL tazminatın 04.07.2003 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, patlayan borunun İSKİ’ye ait olduğunu,olayın gece 03.00 sularında meydana geldiğini, hemen haber verilmesine rağmen diğer davalı personelinin ancak saat 09.00 da müdahale edebildiğini, davacının sigortalısının gerekli önlemleri almadığını, aksine hasar gören emtiaları zemine koyduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı İSKİ vekili, müvekkilinin bir çalışmasının olmadığını, hasarın meydana gelmesinde ihmalinin dahi bulunmadığını, bildirim üzerine 1 saat içinde müdahale edildiğini, müvekkile husumet yöneltilmesinin nedeninin açıklanmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bina sahibinin binanın yağmur tahliye borusunun akış yönünü değiştirmek için çalışma yaparken İSKİ borusunun kırılmasına sebebiyet vermekle %70 oranında kusurlu olduğu, sigortalının da bodrum kattaki işyerindeki iplikleri paletsiz olarak doğrudan zemin üzerine istiflemekle zararın büyümesine yol açtığı ve %30 oranında kusurlu olduğu, hasarın 63.549,50 TL olduğu gerekçesiyle, Davalı İSKİ aleyhine açılan davanın reddine, 44.484,67 TL’nin 04.07.2003 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. 1) Dava, TTK’nun 1301. maddesi uyarınca açılmış sigorta tazminatı rücu davası olup, mümeyyiz davalı iddia edildiği gibi bir eylemde bulunmadığını, İSKİ’ye ait su borusunu patlatmadığını savunmuş ve yapılan yargılama neticesinde de dava dışı sigortalının beyanı ve bu beyan doğrultusunda düzenlenen ekspertiz raporu dışında, hasara mümeyyiz davalının sebep olduğuna ilişkin her hangi bir delil elde edilememiştir. Davacının selefi olan sigortalının beyanının tek başına davanın kabulüne delil olması mümkün değildir. Bu itibarla ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalı ... yararına bozulması gerekmiştir. 2) Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın mümeyyiz davalı ... yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'ya iadesine, 02.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.