12. Ceza Dairesi 2021/6911 E. , 2024/177 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 04.12.2018 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza…
**12. Ceza Dairesi 2021/6911 E. , 2024/177 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 04.12.2018 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 04.12.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin Akdeniz Üniversitesinde akademisyen olarak çalışmakta iken Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 01.08.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 15.08.2016 tarihinde tutuklandığını, 31.03.2017 tarihinde tahliye edildiğini ve yapılan yargılama ile beraat ettiğini, haksız koruma tedbiri uygulanması nedeniyle; avukatlık ücreti, sehven geri istenen maaşlar, maaş kaybı, ek derst ücretleri kayıpları, yarım kalan bir döner sermaye işinden dolayı meydana gelen kayıp, genel döner sermaye gelirleri kaybı, danışmanlık ücretleri kaybı, bilirkişi ücretleri kayıpları, dava harcı kayıpları, kredi kartı fazinden kaynaklanan kayıp, hak edipte alamadığı yayın teşvik ödemelerine ilişkin kayıp olmak üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 360.739,42 TL maddi ve 2.000,000TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir. 2.Davalı vekili 17.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığının mahkemece re’sen incelenmesi gerektiğini, istenilen manevi tazminatın yüksek olduğunu ayrıca davacılarıın kendi kusurlu ve ihmali hareketleri sonucu tutuklanmasına sebebiyet verdiklerini, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak davacı hakkında birden fazla dava açılıp açılmadığının tespitinin gerektiğini, dava konusu tazminata faiz yürütülmesi isteminin hukuka ve hakkaniyet ilkesine uygun olmadığını savunarak davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir. 3.Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2019 tarihli ve 2018/571 Esas 2019/189 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/2297 Esas 2019/2918 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ... davalı vekilinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2021 tarihli, duruşma açılması gerektiği gözetilmeden, tazminat miktarlarının azaltılmak suretiyle, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat miktarının asgari ücret üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğuna, ek ders ücreti, döner sermaye gelir kaybı, danışmanlık ücreti gibi mahrum kaldığı gelirlerin de maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; davacı ... hakkında "Silahla Terör Örgütüne Üye Olma (FETÖ/PDY)" suçundan hakkında kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, mahkemece sanığın, "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediğini gösterir mahrumiyetine yetecek derecede vicdani kanaat sağlayacak bir delilin dosya içeriğinde mevcut olmadığı anlaşıldığından beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmeden 20.09.2018 tarihinde kesinleştiği, iş bu dosyada davacı-sanığın 01.08.2016 - 15.08.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, 15.08.2016 tarihinde Antalya 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/456 sayılı kararı ile tutuklandığı, 31.03.2017 tarihinde tahliye edildiği, tevkif müzekkeresinin infaz gördüğü, davacının 03.08.2016 tarihli ve 83450 sayılı Rektörlük oluru ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 137 ve devamı maddelerine istinaden görevden uzaklaştırıldığı, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 01.09.2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği, davacının gözaltına alındığı tarih ile kamu görevinden ihraç edildiği tarihler arasında kalan süre yönünden Temmuz 2016 dönemi için maaşından yapılan 1/3 kesinti tutarının 933,27 TL, ağustos dönemine ilişki ise 1/3 kesintinin 1.140,56TL ki toplam davacının temmuz 2016 + ağustos 2016 dönemleri itibari ile eksik aldığı toplam tutarın 2.073,83 TL olduğu ve bu kadar maddi tazminata hak kazandığı, yine davacının kamu görevinden ihraç edildiği tarihten, tahliye edildiği tarihe kadar geçen süre içerisinde çalışamayacak durumda olduğundan - işsiz olduğundan asgari ücret aylık net ücret tarifesi dikkate alınarak (4x1.300,99=5.203,96), (3x1.404,06=4.212,18) olmak üzere toplam maddi tazminat miktarının 11.489,97TL olduğu, davacının sosyal ve ekonomik durumu ile üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre de dikkate alınarak 25.000,00TL manevi olmak üzere toplam 36.489,92TL tazminatın gözaltı tarihi olan 01.08.2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, davacının avukatlık ücreti, sehven geri istenen maaşlar, maaş kaybı, ek derst ücretleri kayıpları, yarım kalan bir döner sermaye işinden dolayı meydana gelen kayıp, genel döner sermaye gelirleri kaybı, danışmanlık ücretleri kaybı, bilirkişi ücretleri kayıpları, dava harcı kayıpları, kredi kartı fazinden kaynaklanan kayıp, hak edipte alamadığı yayın teşvik ödemelerine ilişkin kayıpla ilgili maddi tazminat taleplerinin maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceğinden davacının fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; maddi tazminat miktarı belirlenirken; yerel mahkemece davacının, gözaltına alındığı 01.08.2016 tarihi ile kamu görevinden ihraç edildiği 01.09.2016 tarihi arasında kalan süreler açısından kurumunca yapılan 1/3 oranındaki kesinti miktarı olan 2.073,83 TL ile kamu görevinden ihraç edildiği tarihten tahliye edildiği tarih arasında geçen süre içerisinde aylık net ve günlük asgari ücreti tarifesi dikkate alınarak (2016 yılı için 4x1.300,99) 5.203,96 TL, (2017 yılı için 3x1.404,06) 4.212,18 TL olmak üzere toplam 11.489,97 TL maddi tazminatın davacıya ödenmesine karar verildiği, davacı gözaltına alındığı 01.08.2016 tarihinde Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde Akademisyen olarak çalıştığından kurumu tarafından soruşturma gerekçesi ile açığa alındığı ve aylık ücretinin 2/3'nün ödendiği, davacı KHK ile 01.09.2016 tarihinde görevinden ihraç edildiğinden açığa alındığı dönemle ilgili olarak kendisine herhangi bir ödemenin yapılmasına gerek kalmadığı, dolayısıyla yerel mahkemece davacının gözaltı tarihi ile ihraç tarihi arasında kalan süreler açısından maaşının 1/3'ne tekabül eden miktarın maddi tazminat olarak kabul edilip davacıya ödenmesine dair kararının hukuka aykırı olduğu, anılan zararın CMK'nın 141.maddesi kapsamında değerlendirilmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, davacıya ihraç tarihi olan 01.09.2016 ile tahliye tarih olan 31.03.2017 tarihi arasında geçen süreye karşılık yürürlükteki aylık net Asgari Ücret Tarifesi üzerinden yapılacak hesaplama sonucu tespit edilecek miktarın maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiği halde mahkemece 11.489,97 TL belirlenerek fazla miktarda maddi tazminata karar verilmesi kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün (1) numaralı fıkrasının tamamen kaldırılarak yerine " 2016 yılında 01.09.2016 ile 31.12.2016 tarihleri arasında toplam 4 ay tutuklu kalan davacıya 2016 yılı için (4x1.300,99) 5.203,96 TL, 2017 yılında 01.01.2017 ila 31.03.2017 tarihleri arasında toplam 3 ay tutuklu kalan davacıya 2017 yılı için (3x1.404,06) 4.212,18 TL olmak üzere 2016 ve 2017 yılları için toplam 9.416,14 TL maddi tazminat ile davacının sosyal ve ekonomik durumu ile üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre de dikkate alınarak 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 34.416,14 TL tazminatın gözaltı tarihi olan 01.08.2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin eklenmesi, hükmün (3) numaralı fıkrasında yer alan avukatlık ücreti olan " 4.363,89 TL" ibaresi yerine "4.129,93 TL" ibaresi eklenmek sureti ile hükmün düzeltilmesine ve başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/127 Esas 2018/227 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 01.08.2016-31.03.2017 tarihleri arasında 211 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 20.09.2018 tarihinde kesinleştiği, göz altına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır. Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanun'un 353 üncü maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli Başvuru no 25852/18 Deliktaş/Türkiye Davası kararında da belirtildiği üzere; duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tazminat miktarının eksiltilmesinin duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden ; 1. Kamu görevinden 01.09.2016 tarihinde ihraç edilen davacının maddi kaybının bu tarihten itibaren sonraki tutukluluk süresi için hesaplanması ve ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş olup, davacının ihraç edilmesinin idari işlem niteliğinde olup koruma tedbirlerinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından, ek ders ücreti, döner sermaye gelir kaybı, danışmanlık ücreti vb mahrum kaldığı kazanç kaybı koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilemeyeceğinden bu talebin maddi tazminat kapsamına alınmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2019/2297 Esas 2019/2918 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.