6. Ceza Dairesi 2024/2498 E. , 2024/6740 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/733 E., 2024/1033 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun’un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün n…
**6. Ceza Dairesi 2024/2498 E. , 2024/6740 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/733 E., 2024/1033 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun’un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun’un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile resen incelenmesi gereken konular yönünden yapılan incelemede: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak: 1. Oluş ve dosya içeriğine göre; sanık ...'nin, katılan ...'in üzerindeki cep telefonu ile 55,00 TL parasını zorla aldığı olayda, suça konu cep telefonunun değerini tespit edilerek sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen değer azlığı hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmeden eksik araştırma yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi, 2. 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde düzenlenmiş olan "takdiri indirim nedenleri" cezanın doğrudan doğruya sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören yargısal bir kişiselleştirme kurumudur. Bu maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilirken mahkemece gerekçe gösterilmeli ve bu gerekçe sanığın kişiliği ile ilgili bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde yasal ve yeterli olmalıdır. Yasal, yeterli ve geçerli bulunmayan bir gerekçeye dayanılarak istemin reddine karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi cezanın kişiselleştirilmesi ilkesine de aykırı olup, uygulamada keyfiliğe yol açabilir. Bu takdir, mutlaka olayla uyumlu olmalı, yargıcın soyut kanılarına değil, sanığın kişiliğinde var olan nedenlere dayanmalıdır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanık hakkında "Verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkisi" nazara alınarak şartları oluşmadığından bahisle takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına karar verildiği, sanık müdafii tarafından son celse sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasının talep edildiğinin anlaşılması karşısında ve yukarıdaki açıklamalar ışığında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması yönündeki inanca hangi somut verilere dayanarak ulaşıldığı denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılmadan kanunda öngörülen kriterlerin değerlendirilmesine yeterince yer verilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık Kutsay Elderi müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.