(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/9218 E. , 2013/16161 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, iş sözleşmesinin 04/07/2011 tarihinde davalı işveren tarafından haksız ve tek taraflı olarak “...'nin mal giriş kapısından bedelini ödemeden ürün çıkarmasına göz yumduğu” gerekçesiyle feshedildiğini, olay günü ... v…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/9218 E. , 2013/16161 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, iş sözleşmesinin 04/07/2011 tarihinde davalı işveren tarafından haksız ve tek taraflı olarak “...'nin mal giriş kapısından bedelini ödemeden ürün çıkarmasına göz yumduğu” gerekçesiyle feshedildiğini, olay günü ... ve ... ile birlikte mağaza içinde reyon düzenlemesi yaptıklarını, mağazanın güvenliğinin sağlanmasının kendisinin sorumluluğunda bulunmadığını, çalıştığı süre içerisinde yazılı ya da sözlü ihtar ya da hatırlatmada bulunulmadığını, olayda sorumluluğunda olan bir görevi yapmaması ve bu yapmama eyleminin hatırlatmadan sonra devam etmesinin söz konusu olmadığından feshin geçersiz olduğunu ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının davalıya Tekirdağ Baykallar Mağazasında bölüm sorumlusu olarak çalıştığını, 02/07/2011 tarihinde kasap ...nin mal giriş kapısından bazı ürünleri çıkarttığının tespit edildiğini, davacının görevini ihmal etmesi nedeniyle 04/07/2011 tarihli Disiplin Kurulu kararı ile 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-h bendi gereğince iş sözleşmesinin feshedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı işveren tarafından davacının iş akdinin 02/07/2011 tarihinde mağaza çalışanlarından...'nin mağazanın arka kapısından bir kısım ürünleri kendi aracına 2013/9218 -2013/16161 S/2 koyduğu esnada mağaza müdürü ile yapılan kontrolde bu malların fişsiz olarak mağazadan çıkartıldığı davacının görevini ihmal edip olaylara göz yumduğu gerekçesiyle iş akdinin İş Kanununun 25/II-h maddesi gereğince feshedildiği, söz konusu fesih sebebinin işçinin yapmakla görevli olduğu işi hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi olarak düzenlenmiş olup davacının daha önceden görevini yapmadığı gerekçesiyle yazılı olarak uyarıldığına ilişkin her hangi bir delil sunulmadığı gibi aksine davacının çalıştığı dönemde ücretinin arttırıldığı ve terfi ettiği, olay tarihinde davacının mağazada reyon düzenlemesi yaptığı sırada güvenlik görevlisi olmayan mağazada diğer bir mağaza çalışanının kasadan geçirmeksizin aldığı mallardan dolayı sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle iş akdinin feshedilmesinin feshin en son çare olma ilkesi ile bağdaşmadığı gibi hak ve nezafet kuralları ile de bağdaşmayan ağır bir karar olduğu, kaldı ki bu olayın olsa olsa haklı fesih olmayıp geçerli bir fesih olabileceği düşünüldüğünde feshin haksız olduğu kanaatine varıldığı, işveren tarafından haksız fesih nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteme hakkı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. Somut olayda; davacı tanığı ... beyanında; davalı işyerinde kasiyer olarak çalıştığını, davacının mağaza bölüm sorumlusu olarak çalıştığını, olay günü davacı ile birlikte reyonlarda malların düzeltilmesi işini yaparken mağaza müdürünün gelerek davacıya mağazada çalışan...’yi mağazadan ürün çıkartırken yakaladığını, davacının bu durumdan haberinin olup olmadığını sorduğunu, davacının da bu durumdan haberinin olmadığını ./.. 2013/9218 -2013/16161 S/3 söylediğini, müdürün kendisine de ürünleri kasadan geçirip geçirmediğini sorduğunu, kendisinin de geçirmediğini söylediğini, diğer kasiyerin de aynı şekilde beyanda bulunduğunu ifade etmiştir. Diğer davacı ve davalı tanıkları da davalı işyerinde çalışan başka bir işçinin ödeme yapmaksızın mal çıkardığının tespit edilmesi nedeniyle davacının savunmasının alınarak iş sözleşmesinin feshedildiğini beyan etmişlerdir. Ayrıca davalı işyerinin kapandığı saatte mağaza müdürü tarafından üst araması yapıldığı, alınan malların fişlerinin kontrol edildiği, davacının da mağaza yönetici yardımcısı mağaza bölüm sorumlusu olarak çalıştığı beyan edilmiş, davacı tanığı ... beyanında son bir yıldır giriş çıkış kontrollerini davacının yaptığını beyan etmiştir. Olay nedeni ile davalı işveren tarafından yapılan soruşturmaya ilişkin evrakın incelenmesinde; mağazadan aldığı ürünlerin parasını ödemeden marketten çıkaran mağaza çalışanı...’nin 02.07.2011 tarihli yazılı savunmasında; alacağı ürünlerin listesini şefi olan davacıya gösterdiğini ve ürünleri aldığını, ödemesini marketin kapanacağı zamana yakın yapacağını söylediğini, ürünleri alıp arabasına koyduğunu, ürünleri mal kabul kapısından çıkardığını beyan ettiği görülmektedir. Olay tutanağında 02.07.2011 tarih ve saat 21.30’da mal giriş kapısından...’nin ürün çıkartarak arabasına yüklediğinin ve ürünlerin kasadan geçmediğinin tespit edildiği belirtilmiştir. Davacı olay nedeni ile alınan yazılı savunmasında 02.07.2011 tarihinde saat 21.30 civarında mağaza içinde ... Hanım ve ... Beyle önyüz yaparken mağaza müdürü ... Bey’in mağazaya gelerek kendisini yanına çağırdığını ve kasap...’nin mal kabul kapısından müşteri arabasıyla mal çıkardığını ve bilgisinin olup olmadığını sorduğunu, kendisinin de ... Bey’in kendisine sadece bir liste gösterip bunları almak istediğini söylediğini izah ettiğini,... Bey’in arabasına baktıklarında 2 koli çay, 2 koli şeker ve 1 koli bira aldığını tespit ettiklerini, ... Bey’in fişini göstermeden mağazadan mal çıkardığını, son iki saat içinde manav reyonunu toparlayıp sonra önyüz yaptıklarını, tüm personelin de kendisinin yanında olduğunu, ... Bey’in çıkardığı maldan haberi olmadığını beyan etmiştir. Dosya kapsamından; mağaza çalışanlarının mağazadan ürün alıp almadığına ilişkin üst araması yapılması ve ürün alındığında fişlerinin kontrol edilmesi görevinin davacıya ait olduğu, davalı işyeri çalışanı...’nin davacıya 2013/9218 -2013/16161 S/4 almak istediği ürünlere ilişkin liste göstererek izin istediği tanık beyanları ve davacının imzası inkar edilmeyen yazılı savunması ile sabittir. Davacının olay tarihinde denetim ve kontrol görevini ihmal ettiği ve davalının diğer bir çalışanının market olan davalı mağazadan mal çıkarmasına göz yummak suretiyle doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışı ile işverenin güvenini kötüye kullandığı sabit olup davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.