10. Hukuk Dairesi 2023/11065 E. , 2023/11720 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2015/761 E., 2022/460 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında görülen sigorta başlangıç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından
**10. Hukuk Dairesi 2023/11065 E. , 2023/11720 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2015/761 E., 2022/460 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasında görülen sigorta başlangıç tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21.Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; sigorta başlangıç tarihinin ilk işe giriş tarihi olan 01.07.1986 tarihi olarak tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü sürenin geçtiğini ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının iddia ettiği gibi 1986 tarihinde işe başlamasının ve yaklaşık 1 yıl süre ile çalışmasının zaten fiilen mümkün olmadığını, zira söz konusu inşaatın 14.07.1986 yılında tamamlandığını, davacının ise 01.07.1986 tarihinde işe başladığını iddia ettiğini, davacı tarafından sunulan sigortalı işe ilk giriş bildirgesi altında bulunan işveren imzasının ...'e ait olmadığını, davacı yanca açılan 2009/178 Esas sayılı dosya takip edilmediğinden hüküm tesis edilmediğini, davacı asile ait işçi özlük dosyasının kendilerinde olmadığını zira bu işçinin hiç bir zaman yanlarında çalışmadığını, öncelikle zamanaşımı itirazı gözetilerek davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaate ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, eylemli ve gerçek bir biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, çalışmayı ortaya koyan belgelerin ise işe giriş bildirgesi ile birlikte aylık ve dönemsel prim bordroları gibi belgelerin Kuruma verilmesinin zorunlu kanıt olduğunu, bu belgelerin bulunmaması halinde dahi davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davanın görev, yetki, derdestlik, husumet ile zamanaşımı def'i yapılmış sayılarak haksız açılan davanın reddine karar verilmesini, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.04.2015 tarihli ve 2013/637 Esas, 2015/256 Karar sayılı kararıyla; yapılan yargılama neticesinde; toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre 06.11.2014 tarihli Adli Tıp raporuna göre inceleme konusu 01.07.1986 tarihli sigortalı işe ilk giriş bildirgesindeki imzanın davalının eli ürünü olmadığının anlaşıldığı ve davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 23.11.2015 tarih ve 2015/14163 Esas 2015/20744 Karar sayılı ilamında; "Somut olayda, davacı adına düzenlenen 01.07.1986 tarihli işe giriş bildirgesi üzerinde işveren kısmında bulunan imzanın davalının eli ürünü olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de salt işe giriş bildirgesi üzerindeki işveren imzasının davalının elinden çıkmamış olması davacının davalı işyerinde çalışmadığını ispata yeterli değildir. Zira işe giriş bildirgelerinin işveren yerine muhasebeci veya yetkili diğer bir çalışan tarafından düzenlenmesine sıkça rastlanıldığı bir gerçektir. Beyanına başvurulan tanık Mehmet ... de işe giriş bildirgesi üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını büyük ihtimalle davalı tarafından imzalandığını ancak işe giriş bildirgesini kendisinin hazırladığını, bildirge üzerindeki yazıların kendilerine ait olduğunu beyan etmiştir. Yapılacak iş, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek bakımından ..., zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir." şeklinde belirtilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hem dosya içerisine celp edilen belgelerin incelenmesinden, hem de Mahkeme huzurunda ve resen yapılan keşif sırasında dinlenen tanıkların hepsinin de neredeyse ortak beyanlarında davacının yapımında çalıştığını iddia ettiği apartmanda çalıştığını bilmediklerine ilişkin ortak beyanda bulundukları görülmüş, davacının fiili çalışma iddiasını ispata yarar başkaca somut her hangi bir bilgi, belge ve delil de olmadığından, davacının davalı nezdinde iddia ve beyan ettiği fiili çalışma olgusunu ispat edemediği kanaatine varılmakla davacının davasının reddine verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, eksik inceleme ve araştırma ile hatalı karar verildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde 01.07.1986 tarihinde bir gün süre ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi, aynı Kanun'un 79/10 uncu maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Fazla alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.