(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/16204 E. , 2013/2322 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlen…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/16204 E. , 2013/2322 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, müspet zarar istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanında; davaya konu petrol istasyonu ve müştemilatının işletilmesi konusunda davacının miras bırakanı ile davalı arasında adi ortaklık anlaşması imzalandığını, tarafların ortaklık paylarının %50-%50 olarak belirlendiğini, sonraki aşamada davacının miras bırakanına ait ortaklık hissesini davalıya kiraya verdiğini, kira süresinin 01.07.2003 tarihinde sona erdiğini, kira süresinin bitmesini müteakip taraflar arasında 4 yıl süreli yeni bir kira mukavelesi yapıldığını buna göre istasyon ve eklerinin davacı tarafından davalının yöneticisi olduğu dava dışı şirkete kiraya verildiğini, kira süresinin bitmesini müteakip yani 01.07.2007 tarihinde mevcut tesisin (benzin istasyonu ve lokanta) 8 yıllığına davacıya kiralanması konusunda anlaşmaya varıldığını, ancak davalının bu taahhüdüne uymadığı gibi açtığı ortaklığın giderilmesi davası sonunda 04.07.2008 tarihi itibariyle taşınmazın tamamına malik olduğunu, kiralanan benzin istasyonunun teslim edilmemesinden kaynaklanan müspet zararın tazmini için ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davalının benzin istasyonunun eklentisi olan lokantanın da teslim edilmemesinden kaynaklanan tazminat sorumluluğu olduğunu belirterek davalının lokantayı teslim etmemesi nedeniyle uğranılan müspet zarar olan 250.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında görülüp kesinleşen ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/3 esas sayılı kararının kesin hüküm teşkil ettiğini, aynı alacağın ikinci defa dava konusu yapıldığını, 01.07.2003 tarihli protokol ile lokantanın kullanımının bedelsiz olarak zaten davacıya bırakıldığını, davacının kendi kullanımında olan lokanta için müspet zarar isteyemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu akaryakıt istasyonu ve müştemilatının işletilmesi konusunda taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunmakta olup, ortaklık ilişkisinin devamı sırasında, davacının %50 oranındaki ortaklık payı 01.07.1996 tarihli protokol ile davalıya kiraya verilmiştir. 7 yıllık kira süresi sonunda taraflar arasında 01.07.2003 tarihinde yeni bir sözleşme yapılmış ve davalının istasyon ve ekleri üzerindeki kullanım hakkı 4 yıl daha uzatılmıştır. İmzalanan bu sözleşmenin “devir yasağı” başlıklı maddesinde; sözleşme bitim tarihi olan 01.07.2007 tarihinde istasyon ve eklentilerinin kullanımının 8 yıl süre ile davacıya bırakılacağı taahhüt edilmiş, istasyon sahası içindeki lokantaya ilişkin istisna getirilerek lokantanın sözleşme süresi sonuna kadar davacı tarafından işletileceği, bu kullanım karşılığında davacının herhangi bir kira ödemeyeceği kararlaştırılmıştır. Davacı vekili; davalının taahhüdüne uymadığını, istasyon ve eklerinin sözleşme sonu itibariyle müvekkiline teslim edilmediğini, davalının açtığı ortaklığın giderilmesi davası sonucunda, 04.07.2008 tarihinde taşınmazın tamamına malik olduğunu, benzin istasyonuna ilişkin daha önce açtıkları davanın kabul ile sonuçlandığını, bu davada ise lokantanın talep konusu yapıldığını belirterek lokantaya ilişkin müspet zararının tazminini istemiştir. Taraflar arasındaki kesinleşen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/3 esas 2010/462 karar sayılı davada benzin istasyonuna yönelik davacının müspet zararının tazminine karar verilmiştir. Benzin istasyonuna ilişkin davanın eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil etmediği mahkemece benimsenmiş olup, bu husus temyiz konusu yapılmamıştır. Benzin istasyonuna yönelik kesinleşen mahkeme kararı lokantaya yönelik eldeki dava yönünden güçlü delil niteliğindedir. Sözleşme ile akaryakıt istasyonu ve eklentisi niteliğindeki lokantanın 01.07.2007 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile kullanımının davacıya bırakılacağı taahhüt edilmiştir. Lokantanın baştan itibaren kullanımının davacıda olması davalı yönünden taahhüdün özünde bir değişiklik meydana getirmez. Davalı, 01.07.2007 tarihinden itibaren de davacının lokantadan istifade etmesine olanak sağlayarak, taahhüdünü yerine getirmek durumundadır. Olayımızda, davacı vekili 01.07.2007 tarihinden sonrası için lokantayı kullanamadıklarını iddia etmiş, davalı vekili ise davacının kullanımının 31.12.2007 tarihine kadar sürdüğünü savunmuştur. Bu durumda, mahkemece davacının lokantaya yönelik kullanımının hangi tarihe kadar sürdüğüne ilişkin taraf delilleri toplanarak belirlenecek tarihten dava tarihine kadar olan dönem için davacının müspet zararının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 990.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.