22. Hukuk Dairesi 2015/22802 E. , 2018/1310 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 02.03.1992 yılında…
**22. Hukuk Dairesi 2015/22802 E. , 2018/1310 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 02.03.1992 yılından itibaren yaklaşık 18 yıl hizmet ifa ettiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, fazla mesailerin eksik ödendiğini, müvekkilinin çalışırken doğumlar yaptığını, süt izinlerinin kullandırılmadığını, en son 2008 yılının Ağustos ayında doğum yaptığını, talebine rağmen süt izininin kullandırılmadığını, müvekkil açısından haklı fesih şartları oluşmakla beraber iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğini beyanla, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının iddia ve taleplerinde haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacının yıllık izin ücreti talebi bakımından; belirsiz alacak davasına konu olamayacağı gerekçesiyle usulden reddine; kıdem tazminatı talebi bakımından ise; davacının son çalışma döneminin istifa yolu ile sona erdiği, önceki çalışma döneminin ödeme yolu ile tasfiye edildiği ve 02.03.1992-11.12.1993 tarihleri arasında kalan çalışma dönemine ait alacağın ise dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Gerekçe: Taraflar arasında öncelikle çözülmesi gereken uyuşmazlık, davanın belirsiz alacak davası türünde açılıp açılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, kıdem tazminatı hakkında belirsiz alacak davasına konu olabileceği değerlendirmesi ile esasa girilip yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiş ise de, aşağıda açıklanan nedenlerle, ret kararı yerinde değildir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesiyle, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda yer almayan yeni bir dava türü olarak belirsiz alacak ve tespit davası kabul edilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre, "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.