2. Ceza Dairesi 2022/1370 E. , 2025/4872 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3618 E., 2019/1610 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyizin reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek karar onaması, onama, bozma I. Sanıklar ... ve ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/2. maddesi uyarınca hükmolunan 6 ay hapis
**2. Ceza Dairesi 2022/1370 E. , 2025/4872 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3618 E., 2019/1610 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyizin reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek karar onaması, onama, bozma I. Sanıklar ... ve ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/2. maddesi uyarınca hükmolunan 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 119/1-c. maddesi uyarınca bir katı oranında artırım yapılması sırasında, hapis cezasının 12 ay yerine 1 yıl olarak fazla hesaplanması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308/A maddesi uyarınca mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 09.10.2019 tarihli ve 2018/3618 Esas, 2019/1610 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 286/2. maddesinin (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1 maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 09.10.2019 tarihli ve 2018/3618 Esas, 2019/1610 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ile sanık ...'in temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, II. Sanıklar ... ile ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 21.09.2021 tarihli ve 2020/14-115 Esas, 2021/412 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanık ...'in yokluğunda verilip 19.09.2019 tarihinde tebliğ olunan hükümde 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğine değinilmediği gibi bu hususun meşruhatlı tebligat ile de bildirilmediği anlaşıldığından, sanığın temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün geçtikten sonra sunduğu 17.10.2019 tarihli temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, suçun manevi unsuru olmadığı, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanıp, beraat kararının verilmesi gerektiği, sanık ...'in temyiz isteminin, suçu işlemediği ve beraat etmesi gerektiğine yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında atılı suçtan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ve hukuka uygun olduğu kabul edildiğinden, sanık ... müdafii ile sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, III. Sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suçu işlediğine dair şüphenin olduğu, suçun unsurlarının oluşmadığı, somut delilin bulunmadığı ve sanığın sağlık sorunları olduğuna yönelik olduğu tespit edilerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın ilk derece mahkemesi kararından sonra sunduğu Ankara Numune Araştırma Hastanesinin 12.09.2011 tarihli özürlü sağlık kurulu raporunda "bipolar bozukluğu" tanısı olduğu görülmekle; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince temyize konu suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda Adlî Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi'nden rapor alındıktan sonra sonucuna göre hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekirken eksik kovuşturma ile mahkûmiyet hükmü kurulması, 2. Sanığın tüm aşamalardaki savunmalarında nakliyeci olması nedeniyle çağrıldığını ve malların hırsızlık malı olduğunu bilmeden taşıdığını beyan etmesi, bu beyanın dosya kapsamındaki alınan diğer beyanlarla da doğrulanması, ayrıca sanığın savunmasında yardımcı olması amacıyla ... ...'nu da alarak katılanın iş yerine gittiğini söylediği ve bu kişinin dosya kapsamında hiç dinlenmediği anlaşılmakla, ... ... tanık sıfatıyla dinlendikten sonra sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile mahkûmiyet hükmü kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeple Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.