10. Hukuk Dairesi 2025/736 E. , 2025/2459 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/305 E., 2024/696 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vek
**10. Hukuk Dairesi 2025/736 E. , 2025/2459 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/305 E., 2024/696 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, sigortalılık başlangıç tarihinin 10.09.1990 olarak tespitini istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacı ...’ın, dava dışı işveren...’a ait 2751.... sicil numaralı işyerinde 10.09.1990 günü 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamında hizmet akdine tabi sigortalı olarak asgari ücretle 1 gün süreyle çalıştığının ve 10.09.1990 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 30.06.2021 tarihli kararı ile "Dosya kapsamında her ne kadar kurum tarafından, iş yeri dosyası imha edildiğnden dönem bordrosuna rastlanmadığı bildirilmiş olduğu ve Mahkemece dinlenen davacı tanık beyanları esas alınmak suretiyle karar verildiği anlaşılmakta ise de davacının çalışmasının geçtiği iddia edilen iş yerine o tarihte komşu olan ve dava konusu dönemi kapsar diğer işyerlerinin sahipleri, kapsama alınış tarihleri ve bildirge tarihinde anılan iş yeri çalışanları, davalı Kurumdan sorulmak suretiyle tespit edilerek, bilgi ve görgülerine başvurulmalı, gerekirse davacının beyanına başvurulmak suretiyle davacı ile birlikte başkaca çalışan varsa tespiti ile bilgi ve görgüsüne başvurulmalı, davacı tanıklarının da hizmet döküm cetvelleri getirtilerek denetim sağlanmalı, tüm bu araştırmalara rağmen beyanına başvurulacak hiçbir tanığın tespit edilememesi halinde, dosya kapsamında yer alan dava dışı işverenlikten verilmiş, imzalı, 10.09.1990 tarihli işe giriş bildirgesi üzerinde bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yaptırılmak suretiyle aidiyeti saptanarak eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesince verilen 15.12.2022 tarihli karar ile "...Yargıtay bozma ilamı gereğince imza incelemesi yapılmış, imza bilirkişisi 14.03.2022 tarihli raporunda 10.09.1990 tarihli işe giriş bildirgesindeki ... adına atılmış imzanın davacının eli olduğunu gösteren benzerlik ve uygunluk tespit edilemediği yönünde görüş bildirilmiştir. Dosyanın mevcut hali ile davacının 10.09.1990 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği... isimli iş yerinde 10.09.1990 tarihinde çalıştığına yönelik bordro tanığı ve komşu iş yeri tanığı tespit edilmediği, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olmadığı, bu nedenle davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2022 tarihli kararının davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.04.2023 tarihli kararı ile "...Mahkemece, kolluk vasıtasıyla komşu iş yeri tanık araştırması yapılarak tespit edilecek kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı, bozma ilamı öncesi dinlenen davacı tanığı ...'ın davacının babasının dükkanına yakın mermer dükkanı olduğunu beyan etmesi karşısında; ilgili mermer dükkanı sahip ve dönem çalışanları tespit edilerek tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmalı eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir...." gerekçesiyle anılan karar bozulmuştur. C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma öncesi dinlenen ...'ın babası ...'a ait mermer atölyesi işyerinin komşu işyeri niteliğinde olduğu ve dava konusu dönemde faal olduğunun tespit edildiği,bozma öncesi dinlenen ... ile diğer tanık beyanlarına ve diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda çalışmanın varlığına kanaat getirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava dışı işveren...'a ait 275113.35 sicil numaralı işyerinde 10.09.1990 günü 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamında hizmet akdine tabi sigortalı olarak asgari ücretle 1 gün süreyle çalıştığının ve 10.09.1990 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın ispatlanamadığından dolayı reddinin gerektiği belirtilerek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.