T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/158 KARAR NO : 2026/622 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2025 NUMARASI : 2025/1068 Esas - 2025/1038 Karar DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVA TÜRÜ : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 20/…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/158 KARAR NO : 2026/622 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/12/2025 NUMARASI : 2025/1068 Esas - 2025/1038 Karar DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVA TÜRÜ : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 20/10/2025 KARAR TARİHİ : 06/04/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 27/04/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, 19.07.2000 tarihinde kurulmuş olup, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı limited şirketi olduğunu, limited şirketlerin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerden birinin de Ortaklık Pay Defteri olduğunu, davacı şirketin de bu defteri yasal mevzuata uygun olarak tuttuğunu, ancak, 03.10.2025 tarihinde grup şirket çalışanı Çağatay Turfan tarafından davacı şirkete ait pay defterinin kaybedilerek zayi olduğunu, söz konusu defterin bulunduğu çantanın çalınmış olmasının da kuvvetle muhtemel olduğunu, 06.10.2025 tarihinde kayıpla ilgili emniyet birimlerine başvuru yapıldığını, ilgili çalışanın gerektiğinde tanık olarak da dinlenmesini talep ettiklerini, kaybolma olayının öğrenilmesinden sonra titizlikle yapılan tüm aramalara rağmen pay defterine ulaşılamadığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 82. maddesinin 7. fıkrası: "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." hükmünü amir olduğunu, Kanun maddesinde belirtilen zayi sebepleri örnek olarak verilmiş olup bunlar dışındaki kayıp veya çalınma durumlarında da davanın açılabileceği içtihatlarla sabit olduğunu, davacı şirketin ticari işlemlerini ve özellikle hisse devirlerini yasal mevzuata uygun olarak yürütebilmesi ve yeni pay defteri tasdik ettirebilmesi için işbu zayii durumunun tespiti ve bir belge ile tevsiki zorunluluğu doğduğunu, açıklanan nedenlerle, yasal süre içerisinde Mahkemeye başvurarak davacı şirkete ait Ortaklık Pay Defteri'nin zayii olduğuna dair bir belge (Zayi Belgesi) verilmesi talebinde bulunma zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla; Davacı ...'ne ait Ortaklık Pay Defteri'nin zayi olduğuna dair tespit yapılarak, TTK m. 82/7 uyarınca davacı şirkete bir Zayi Belgesi verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, TTK m. 82/7 hükmünü hukuka aykırı olarak dar yorumladığını, yerel mahkemenin, olayı sadece kanun metnindeki kelimelerle sınırlı tutarak, "gibi" edatının genişletici etkisini göz ardı etmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece eksik inceleme yapıldığını, tanık dinletme taleplerinin reddedildiğini ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2025 Tarih - 2025/1068 Esas - 2025/1038 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı, davacı şirketin 19/07/2000 tarihinde kurulduğunu, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı limited şirket olduğunu, tutulması zorunlu ticari defterlerden olan pay defterinin 03/10/2025 tarihinde şirket çalışanı tarafından kaybedildiğini, çantanın çalınmış olmasının muhtemel olduğunu, 06/10/2025 tarihinde emniyet birimlerine başvuru yapıldığını, yapılan tüm aramalara rağmen defterin bulunamadığını, bu nedenle de zayi belgesi verilmesi gerektiğini belirterek eldeki davayı açtığı, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 82-(7) maddesine göre; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Madde metninde yangın, su baskını veya yer sarsıntısı ibarelerinden sonra yer alan "gibi" sözcüğüyle benzer olayların kastedildiği, ziya haline ilişkin sınırlı sayıda bir düzenleme getirilmediği anlaşılmaktadır (Yargıtay 11. H.D. 2016/4865 E. 2017/2800 K.10.05.2017). Öte yandan, tacirin, anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan ticari defterlerin ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmektedir. Davacı tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle korumakla yükümlüdür. Ticari defterlerin zayi olması davalarında; ticari defter sahibinin, defterinin kaybolduğunu ve defterin muhafazası hususunda gerekli özeni gösterdiğini ispat etmesi gerekir. Bu ispat, tanık dahil her türlü delil ile yapılabilir. Eldeki uyuşmazlıkta; davacı taraf, pay defterinin kaybolduğunu, çalınmış olmasının muhtemel olduğunu ileri sürdüğü görülmüşse de, bu iddiasını somut, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya koyamadığı görülmüştür. Dosya kapsamından, zayi olduğuna karar verilmesi istenilen defterin gerçekten hırsızlık sonucu zayi olduğuna ilişkin kesin bir tespit yapılamadığı gibi, ileri sürülen "kaybolma" olgusunun kanunda öngörülen zayi sebepleri arasında yer almadığı anlaşılmaktadır. Zira, kanunda açıkça belirtilen hırsızlık hali bakımından, bu durumun somut ve kesin delillerle ortaya konulması gerekmektedir. Oysa somut davada, yalnızca ihtimale dayalı bir beyan söz konusu olup, bu beyanın zayi belgesi verilmesi için yeterli kabul edilmesi mümkün görünmemektedir. Açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle, davacının ticari defterinin zayi olduğuna ilişkin iddiasını kanunda öngörülen şartlara uygun şekilde ispat edemediği ve ileri sürülen sebebin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 82. maddesinde sayılan haller kapsamında bulunmadığı gözetilerek, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/04/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*